Türk Tabipleri Birliği (TTB), Gezi eylemlerinden bu yana toplumsal muhalefet üzerindeki baskı ve sindirme politikaları katlanarak arttığına dikkat çekti.

Sosyal medya platformu X hesabından yapılan açıklamada, “muhalefetin yargı eliyle susturulmasına kadar uzanan otoriter uygulamalar yaşamın her alanını kuşatmıştır” ifadelerine yer veren TTB, CHP Genel Merkezi'nin polis zoruyla boşaltıldığı anlarda yoğun olarak kullanılan biber gazının kullanımını hatırlattı.

Biber gazının kimyasal bir silah gibi kullanıldığı ifade edilen açıklamada “Türkiye’nin de imzası bulunan Kimyasal Silahlar Konvansiyonu’na göre kapalı mekanlarda, yakın mesafeden veya yoğun olarak kullanılması, onları bir gösteri kontrol aracı olmaktan çıkarıp yasaklanması gereken kimyasal silah haline getirmektedir” denildi.

TTB’den polis müdahalesine tepki: Biber gazı kimyasal silah haline geldi-1

Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin açıklama metninin tamamı şöyle:

Mavi Ay Türkiye’nin 81 ilinden görülecek
Mavi Ay Türkiye’nin 81 ilinden görülecek
İçeriği Görüntüle

“2013’te doğayı ve kenti savunmakla başlayan Gezi Direnişi, bu ülkenin demokrasi ve özgürlük iradesinin tarihsel kanıtıdır. Gezi’den bu yana toplumsal muhalefet üzerindeki baskı ve sindirme politikaları katlanarak artmış; demokratik hak arayışlarının engellenmesinden seçilmiş siyasetçilerin hapsedilmesine, muhalefetin yargı eliyle susturulmasına kadar uzanan otoriter uygulamalar yaşamın her alanını kuşatmıştır.

Gezi'den bugüne toplumsal eylemlerde ve son olarak CHP Genel Merkezi’nde pervasızca kullanılan yoğun biber gazı/gösteri kontrol ajanları bu baskının en somut kanıtıdır. Türkiye’nin de imzası bulunan Kimyasal Silahlar Konvansiyonu’na göre bu ajanların kapalı mekanlarda, yakın mesafeden veya yoğun olarak kullanılması, onları bir gösteri kontrol aracı olmaktan çıkarıp yasaklanması gereken kimyasal silah haline getirmektedir.

Biliyoruz ki; laikliğin, özgür düşüncenin ve barışın yok sayıldığı bu otoriter iklim, toplumun fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik halinin de en büyük tehdididir.

TTB olarak; tüm bu kuşatmalara karşı büyüyen toplumsal dirençten, tarihimizden ve Gezi’den aldığımız kararlılıkla bugün Türkiye ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında savaşın karşısında barışı; baskının, şiddetin ve kutuplaşmanın karşısında ise laik, demokratik ve barış içinde bir geleceği savunmaya devam ediyoruz.”

Muhabir: ZİLAN GENÇ