İzmir’de, 1966 yılında mimari proje yarışmasıyla tasarlanarak Konak Atatürk Meydanı’nda kentin kamusal belleğinde önemli bir yere sahip olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nın deprem sonrası yıkımı ve yeniden yapımı süreci tartışmalara yol açtı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) konuyla ilgili açıklama yaparak, kamusal bir yapının planlanmasında bağlam ve ihtiyaç programlarının hayati öneme sahip olduğunu belirterek, “Bağlam, yapının çevresiyle kurduğu fiziksel ve kültürel ilişkiyi tarif ederken, ihtiyaç programı mekânsal gereklilikleri ortaya koyar. Bu iki unsur kentli adına tartışılmadan yapılan bir yapı kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Odadan yapılan açıklama şu şekilde:

CHP’de Buca takvimi nasıl işleyecek? Tüzük ne diyor, Foça’da nasıl uygulanmıştı?
CHP’de Buca takvimi nasıl işleyecek? Tüzük ne diyor, Foça’da nasıl uygulanmıştı?
İçeriği Görüntüle

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE SÜREÇ DAHİL OLMA ÇAĞRISI

“Yapılacak yeni proje ile ilgili henüz bilgi bulunmadığının vurgusu yapılan açıklamada, Mimarlar Odası, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni süreci şeffaflaştırmaya, tasarım raporlarını kamuoyuyla paylaşmaya ve meslek odaları ile uzmanları sürece dahil etmeye çağırdı.

TARİHÎ VE KAMUSAL ÖNEMİ OLAN BİR YAPI

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası, 1966 yılında mimari proje yarışmasıyla tasarlanmış ve Konak Atatürk Meydanı’nda kentin kamusal belleğinde önemli bir rol üstlenmiştir. 30 Ekim 2020 İzmir Depremi sonrasında az–orta hasarlı olmasına karşın, bilimsel ve mesleki uyarılar dikkate alınmadan yıkılmıştır. Mimarlar Odası İzmir Şubesi, koruma, güçlendirme ve yarışma dahil tüm seçeneklerin tartışılması için girişimlerde bulunmuş, ancak bina yıkılmıştır.

BELİRSİZLİĞE TERK EDİLEN KAMUSAL ALAN

Yıkım sonrası İzmir’in önemli kamusal alanlarından biri uzun süre belirsizliğe bırakılmıştır. “Önce yık, sonra düşün” anlayışıyla yürütülen süreç, kamusal sorumlulukla bağdaşmamaktadır.

ŞEFFAFLIKTAN UZAK YENİDEN YAPIM SÜRECİ

Yeni yönetim, alanın yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmaları başlatmış, ancak süreç kapalı, şeffaflıktan uzak ve katılımcılığı dışlayan bir anlayışla yürütülmüştür. Mimarlık meslek ortamı, uzmanlar ve kentliler sürecin tamamen dışında bırakılmıştır.

PROJE SEÇİMİ VE İHTİYAÇ PROGRAMI HAKKINDA BİLİNMEZLİK

Projenin nasıl elde edildiği, proje ekibinin hangi yöntemle seçildiği ve tasarım ekibine iletilen kamusal, mekânsal ve yönetsel talepler hâlâ açıklanmamıştır.

BAĞLAM VE İHTİYAÇ PROGRAMININ ÖNEMİ

Mimari projelerde bağlam ve ihtiyaç programı hayati öneme sahiptir. Hazırlanan ilk proje, bağlam ile kurduğu ilişkideki aksaklıklar nedeniyle Koruma Bölge Kurulu’ndan olumsuz dönüş almış; ihtiyaç programı ise yalnızca birkaç mekânsal anlatı ile sınırlı kalmıştır. Yapının çevresiyle, meydanla ve kentle nasıl ilişki kurduğu bilinmemektedir.

ŞEFFAFLIK VE KATILIMCILIK TALEBİ

Kamusal bir yapının, uzman görüşü alınmadan ve kentlilerle tartışılmadan ruhsata bağlanması tarihi bir hatadır. Mimarlar Odası, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni süreci şeffaflaştırmaya, projeyi ve tasarım raporlarını kamuoyuyla paylaşmaya, meslek odalarını ve uzmanları sürece dâhil etmeye çağırmaktadır.

DEMOKRATİK KENT KÜLTÜRÜ İÇİN ZORUNLULUK

Kamusal yapı üretimi, yarışma, şeffaflık ve katılımcılıkla yürütülmelidir. Yapının nasıl gerçekleştirildiği, yapının kendisi kadar İzmir’in kent kültürü açısından önemlidir. Sürecin tartışmaya açılması ve kentli ile paylaşılması bir tercih değil, zorunluluktur. TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi 48. Dönem Yönetim Kurulu”

MİMARLAR ODASI YARIŞMA DÜZENLEMİŞTİ

30 Ekim 2020’de yaşanan deprem sonrası az–orta hasarlı olduğu belirtilen bina, uzmanların uyarılarına rağmen yıkıldı. Mimarlar Odası İzmir Şubesi, süreç boyunca koruma, güçlendirme ve mimari yarışma gibi alternatiflerin değerlendirilmesi için girişimlerde bulundu. Proje için bir yarışma düzenlemişti. Ancak bu çabalar sonucu değiştirmedi ve bina yıkıldı.

Kaynak: BÜLTEN