Muğla’nın Bodrum ilçesindeki Hapimag Resort Sea Garden Otel'de 26 Ocak'ta başlayan toplu iş sözleşmesi süreci tıkandı.
30 yıldır otelde örgütlü olan ve bugüne kadar 15 toplu iş sözleşmesine imza atan Türkiye Otel, Lokanta, Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası’nın (TOLEYİS) işverenin masaya oturmaya yanaşmadığını açıkladı.
Ücret artışı, sosyal hakların iyileştirilmesi ve mevcut kazanımların korunmasını talep eden sendika, sendikal faaliyetlere yönelik baskıların son bulmasını istiyor.
Sendika, bu sabah saat 07.00’de Hapimag Sea Resort Otel girişine ‘Bu İşyerinde Grev Vardır’ yazısı asıldı. Otel girişinde basın açıklaması yapıldı.
TOLEYİS Sendikası Genel Başkanı Cemail Bakındı, TÜRK-İŞ Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak ve Toleyis Sendikası Marmaris Şube Başkanı Ersin Sancaklı basın açıklamasında konuşanlar arasında yer aldı.

ÇALIŞANLAR SENDİKADAN İSTİFAYA ZORLANIYOR
Açıklama şöyle:
Sendikamız TOLEYİS 30 yıldır örgütlü olduğu, Hapimag Turistik Yatırım Ticaret A.Ş. işverenliğine ait Bodrum, Yalıçiftlik Mevkii, Hapimag Resort Sea Garden Otel’inde her dönem olduğu gibi bu yeni dönemde de toplu iş sözleşmesi yapmak üzere “26 Ocak 2026” tarihinde işveren ile görüşmeye gitmiş ancak işveren görüşmeyi reddetmiş, Toplu İş Sözleşmesi Teklif Taslağını müzakere etme, karşı teklif verme tenezzülünde dahi bulunmamış ve süreç uyuşmazlık ile sonuçlanmıştır.
Sendikamız aynı zamanda komşu otel Club Med Palmiye Bodrum Oteli için yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlanmış, aynı “Ücret Zammı” teklifinde bulunduğumuz işveren ile karşılıklı saygı, hoşgörü ve uzlaşı ortamı içerisinde devam ettiğimiz görüşmelerimiz neticesinde “5 Mart 2026” tarihinde, sözleşmenin birinci yılı için %35 ücret zammı uygulanması konusunda anlaşma sağlanmış ve Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır.
Sendikamız ilke kararı gereği, yıllardır örgütlü olduğu aynı bölge ve segmentte bulunan otellerde üyeleri arasında ücret ve sosyal hakları açısından bir farklılık oluşmaması bu durumun çalışma barışını bozucu nitelikte olmaması için hemen hemen yeknesak şekilde toplu iş sözleşmeleri imzalamaktadır. Ayrıca işverenler tarafından çok iyi bilineceği gibi, bir işveren lehine işçilik maliyetleri açısından rekabet avantajı oluşturmamak şiarıyla hareket edilmektedir.
Hal böyle iken, işveren kötü niyetli tavrını yeniden ortaya koymuş, komşu otelde yaptığımız anlaşmadan haberdar olmuş olacaklar ki, işçinin sendikası, örgütlü iradesi dururken onu tanımayarak ve müzakereyi reddederek, işyeri içerisinde yarattıkları huzursuzluğu gidermek ve işçinin örgütlü gücünü kırmak, sendikasızlaştırmak için “18 Mart 2026” tarihinde sendika üyeliğinden ayrılmaları halinde 5.000.- TL prim ve yıllık TÜFE zammı (%30,8) teklif edilmiş, “burada çalışmak istiyorsanız sendikadan ayrılın” diyerek, üyelerimiz sendikadan ayrılmaya zorlanmış/ sendikal baskıya uğramıştır. Bu zam, “6 Nisan 2026” tarihinde ise tüm çalışanlara uygulanmıştır.

“TEKLİF AYNIYSA, SENDİKA NEDEN YOK SAYILMIŞTIR?”
İşyerindeki sendikasızlaştırma girişimleri ve hukuki ihlaller, Bakanlığa intikal ettirilmiş, müfettişlerce işyerinde gerekli teftiş ve inceleme başlatılmış ve bugün itibariyle tarafımıza ulaşan Bakanlık İnceleme Raporunda, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ilgili maddelerine aykırı bir şekilde; işverence işçilerin sendika üyeliğinden ayrılmaya zorlandığı ve işçilere sendikal baskı uygulandığı tespit edilmiş olup, işveren hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Şimdi soruyoruz sizlere kıymetli basın mensubu arkadaşlarım,
Teklif aynıysa, sendika neden yok sayılmıştır?
Cevap nettir:
Bu kötü sermayedar zihniyeti, tamamen kar maksimizasyonu odaklı bakış açısı ile örgütlü emeği devre dışı bırakarak daha düşük maliyetle süreci yönetmek, uzun vadede bölgede rekabet avantajı elde etmek amacıyla hareket etmiştir.
Eğer işveren gerçekten işçilerini düşünseydi;
Onların iradelerine ve 30 yıllık örgütlü emeklerine saygı duyarak Sendika ile müzakere masasına oturur, sözleşmeyi imzalardı.
Bugün, bu grev haksızlığa uğramış, yok sayılmış tüm emekçilerin grevidir.
Hak, onu almak için mücadele edenlerindir!”




