Asgari ücrete ara zam tartışmaları sürüyor. Ekonomi uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, ocakta belirlenen ücretin resmi enflasyon karşısında yüzde 16 dolaylarında eridiğini belirterek, “Asgari ücretin bugün en azından yüzde 16'sı elden gitti. Ocak ayındaki 20 bin liraya denk geliyor” dedi.
Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle asgari ücrete ara zam beklentisi yeniden gündeme geldi. Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan emekli ekonomi uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, mevcut ücretin resmi enflasyon karşısında yaklaşık yüzde 16 eridiğini söyledi.
ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 16’LIK DÜŞÜŞ
Topraş, “Yani 5 ayda yüzde 16'lık resmi bir enflasyon yaşadık. Önümüzdeki ay gelecek verilerle birlikte yüzde 17-18'e kadar bir gelir kaybı yaşandı asgari ücretlilerin gelirlerinde. Bu kümülatif bir olay. Yani sadece geçmiş 6 ay değil, ondan önceki 6 ay, ondan önceki 6 ay da sürekli bir gelir kaybı ve fiyat artışları var. İnsanlar karşılaştırma yaptıkları zaman açıklanan rakamlarla kendi gördükleri rakamlar arasında fark hissediyorlar. O nedenle de çok daha büyük maddi baskı altında kalıyorlar" dedi.
“YILIK TAHMİNE 5 AYDA GELDİK”
Asgari ücretin mevcut reel karşılığının çok daha düşük olduğunu ifade eden Toptaş, “Asgari ücretin bugün en azından yüzde 16'sı elden gitti. Dönem başında, yıllık tahmin yüzde 16'ydı. Biz 5 ayda yüzde 16'ya geldik. O nedenle bu konunun yeniden, özellikle temmuz ayında ele alınması beklentisi var. Ocak ayındaki 20 bin liraya denk geliyor” diye konuştu.

“DAR VE SABİT GELİRLİNİN ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURUYOR”
Alım gücü konusunda da değerlendirmeler yapan Toptaş şunları söyledi:
“Alım gücünde tabii belirgin bir düşme var. Fakat temmuz ayında ne olacağını bilmiyoruz. Ekonomi yönetiminin asgari ücretin düzeltilmesiyle, yukarı çekilmesiyle ilgili çağrılara pek sıcak bakmadığını görüyoruz. Bunun da çeşitli nedenleri var. Eğer asgari ücreti artırırlarsa bu sefer talepte bir artış olmasından endişeleniyorlar. Zaten enflasyon şu anda patinaj halinde. Neredeyse 10-11 aydır yüzde 33 civarında yıllık enflasyon var. Bir taraftan da hem talebi artırabileceğini hem de maliyetleri artırabileceğini düşünüyorlar. Çünkü ücret aynı zamanda bir maliyettir. Mesela turizm sektörü şu anda sezonu açmış durumda. Burası emek yoğun bir sektör. Yüz binlerce insan çalışıyor. Fakat bir taraftan da turizm sektörü kur baskısı altında. Kur yukarı gitmediği için kârlılıkları düşüyor. Zarar endişesi taşıyorlar. O nedenle asgari ücrete yapılacak bir zam onlarda ciddi sorun yaratabilir. Veya emek yoğun ihracat sektörlerinde de aynı sorunlar yaşanabilir. Orada da bir zam maliyetlerde artışa sebep olabilir. Böyle bir enflasyonumuz olmasa, yüzde 30'larda gezen bir enflasyonumuz olmasa, biz her yıl aynı sorunu yaşamayız. Ama hem yüksek bir enflasyon var hem de oynak bir enflasyon var. Bu da sürekli kafaları karıştırıyor. Sürekli dar ve sabit gelirli kesimlerin ekonomik durumları üzerinde baskı oluşturuyor.”
“KAMUDAN TASARRUF YAPILMALI”
“Ara zam yaparsak enflasyon artar” ifadelerini de değerlendiren Toptaş, şunları söyledi:
"Kamuoyunda ve ekonomi çevrelerinde iki karşıt görüş var. Enflasyonu artırıyor ama bu 28 bin lira mı enflasyonu artırıyor? Lüks alışveriş merkezlerini görüyoruz, restoranları görüyoruz, buralarda alışveriş yapan insanları görüyoruz. Eğer enflasyonla mücadele etmek istiyorsan bunların talebini kırabilecek şeyler yap. Bunlardan vergi al. Dolaylı vergilerin rolünü azalt. Bir kilo şeker aldığınız zaman ne kadar zengin de olsanız, fakir de olsanız aynı KDV'yi ödersiniz. Bir başka yaklaşım da kamuda tasarruf olmadığı yönünde. Kamuda çalışan sayısı 6 milyona doğru gidiyor. Burada verimlilik var mı? Bu yatırımlara gerek var mı? Hâlâ köprüler, havaalanları gibi büyük altyapı yatırımlarının devam ettiğini görüyoruz. Deniyor ki; tamam yollar güzel, köprüler güzel, havaalanları güzel ama bunun üzerinde yürüyen insanın ruh hali de önemli. Buralardan da tasarruf yapılması gerekir. Kamudan da tasarruf yapılarak enflasyon aşağı çekilebilir. O nedenle asgari ücret enflasyonun tek sebebi değil. Belki sebeplerinden biri olarak değerlendirilebilir ama çok farklı sebepler var ve bu sebeplerin üzerine gidilmesi konusunda ekonomi çevrelerinden ekonomi yönetimine baskılar devam ediyor.”
YÜZDE 19 ZAM ÇAĞRISI
"Asgari ücrete ara zam olmalı mı olmamalı mı" sorusuna Toptaş, şu yanıtı verdi:
“İki gözle bakabilirsiniz. Bir tanesi ekonomi yönetiminin gözüyle. Ekonomi yönetimi buna mesafeli. Bunun enflasyonla mücadelede sorun oluşturacağını düşünüyor. Fakat sosyal açıdan baktığınız zaman insanların alım gücü çok örselendi. Bu bir sosyal problem. Sosyal açıdan baktığınız zaman bu insanlara gelir sağlanması gerekiyor. Bu çok katmanlı bir problem. Sadece fiyat artışları meselesi değil. Temmuzda yine zam yapabilirsiniz ama ekonomide topyekûn bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç var. Yeni bir bakış açısına ihtiyaç var. Tüketici enflasyonu açısından baktığımız zaman ve sadece yılbaşından bu yana resmi enflasyon rakamlarındaki gelişmeleri dikkate alırsak yüzde 18-19 civarında bir zam yapılması gerekir.”
NURTEN ÖYKE: “GÜNLÜK HARCAMAMIZ BİN 500 LİRA OLDU”
Vatandaşlar da hayat pahalılığı nedeniyle alım gücünün düştüğünü belirterek, asgari ücrete zam yapılması gerektiğini dile getirdi.
Nurten Öyke, “Ocak ayında aldıklarımızı haziran ayında aynı fiyata kesinlikle alamıyoruz. Bizde yüzde 20’yi geçti artış. (Markete pazara çıktığımızda çantayı doldurmak mümkün değil. Yeni alışveriş yaptım. Mutfağa tam bir şey almadım ama günlük harcama bin 500 lira oldu” dedi.
SAKİNE ÖYKE: “BİR HAFTA GEÇSE BİLE AYNI FİYATA ALAMIYORUM”
Hissedilen enflasyonun açıklanandan yüksek olduğunu söyleyen Sakine Öyke ise fiyat değişimlerinin haftalık yaşadığını kaydederek şöyle konuştu:
“Ocak ayında aldıklarımızı haziran ayında aynı fiyata alamıyoruz. Markete her hafta gittiğimizde süt ürünleri fiyatları farklı. Tavuk ürünleri fiyatları farklı. Bir hafta geçmiş olmasına rağmen aynı market aynı olsa bile asla aynı fiyata alamıyorsun. Mutlaka fiyat değişiklikleri oluyor. Fiyat algımızı da biraz kaybettik. Gerçekten mi zamlı, yoksa ucuz mu pahalı mı kavramları birbirine karıştı. Hissettiğimiz enflasyon yıllık bazda yüzde 40’ın üzerinde. Yol ücretlerinden akaryakıt ve gıda ücretlerine baktığımızda yüzde 40’ın üzerinde. Asgari ücrete de emekli ücretlerine de ara zam olmalı. Yaşam için yeterli miktarlar değil çünkü. Bana göre 40 ya da 50 bin liradan aşağı emekli ya da asgari ücret maaşı olmamalı. Bunlar da yeterli değil ama en azından durumu biraz daha iyi bir hale getirebilir.”



