Yeme-içme sektörü ülkelerde yaşanan ekonomik krizin en önemli göstergelerin başında geliyor. Bazen hamburger ekonomisi, bazense kahve ekonomisi önemli göstergeler arasında sayılıyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Türkiye ekonomisine dair; Cafe latte ekonomisi: Bir fincanda iki Türkiye başlıklı çalışmasını yayımladı. Çalışmada; yeme-içme sektöründeki değişim ve sektördeki istihdam verileri ele alındı.
Nefes’in haberine göre; yapılan araştırma üst gelir grubunun ve alt gelir grubunun yeme-içme sektöründeki değişimleri gözler önüne serdi.
ZENGİN VE YOKSUL ARASINDAKİ FARK AÇILDI
2016-2025 döneminde lokanta ve otel harcamalarında en yoksul kesimin tüketimi azalışa geçti. En yoksul yüzde 20’lik kesimde 1,4 puan, gelir grubu ikinci yüzde 20’lik kesimde ise 0,1 puanlık gerileme yaşandı. En zengin yüzde 20’lik kesimin harcamalarında ise 0,8 puanlık artış yaşandı. En yüksek ve en yoksul gelir grubunun arasındaki fark 2025 itibariyle 5,2 puana yükseldi. Araştırmada, en düşük gelir grubuna ait kesimin yeme-içme harcamalarını kısmak zorunda kaldığı görüldü.
SEKTÖR YILLAR İÇİNDE BÜYÜME GÖSTERDİ
Türkiye’de ise bu sektörün yıllar içinde büyüdüğü rapora yansıdı. 2010 yılında 62 bin olan işletme sayısı 2025 yılında 159 bine yükseldi.
KAFELERDE ÜNİVERSİTE MEZUN ORANI ARTTI
Sektörde çalışanların üniversite mezuniyet oranı ise dikkat çekti. Sektörde 2014 yılında üniversite mezunu çalışan oranı yüzde 6,2 iken 2025 yılında bu oran yüzde 12,9’a yükseldi. Araştırma verilerine göre; üniversite mezunlarının yüzde 68,8’i büro, hizmet, satış ve nitelik gerektirmeyen meslek gruplarında istihdam ediliyor.




