AKP’nin meclise sunduğu, mahalli idarelerin bağlı kuruluşlarının ve bunlar tarafından kurulan şirketlerin sermaye katılımı, hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olmasına ilişkin Cumhurbaşkanı onayını şart koşan düzenlemenin de yer aldığı 32 maddelik Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, komisyondan geçti.
Kanun teklifi, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda kabul edildi.
CUMHURBAŞKANI ONAYI ŞARTI
Teklifin yasalaşmasından sonra belediyelerin dolaylı ya da bedelsiz şekilde şirket edinmesi ve kooperatiflere ortak olmasına Cumhurbaşkanı onayı şartı getiriliyor.
Kanun teklifinde yangın güvenliği denetimleri, kaçak yapılaşmayla mücadele, kadastro ve tapu düzeltmeleri, Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesi, afet sonrası yeniden inşa süreci, çevre ve iklim politikaları ile Anayasa Mahkemesi iptalleri sonrası personel düzenlemelerine ilişkin kapsamlı değişiklikler yer alıyor.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Taşınmaz Değerleme Dairesi Başkanlığı kapsamında, SPK ve BDDK tarafından yetkilendirilmiş değerleme kuruluşlarının hazırladığı değerleme raporlarındaki verilerin, elektronik ortamda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderilmesi zorunlu hale getiriliyor. Düzenlemeyle, değer haritalarının güncel tutulması, kamulaştırma ve toplulaştırma gibi işlemlerde sağlıklı veri kullanımı sağlanması ve kamu giderlerinin azaltılması amaçlanıyor.
Teklifin 17’nci maddesinde ise dikkat çeken bir ifadeye yer verildi. Bu maddeyle belediyelerde olan bir yetki alınıp Cumhurbaşkanı’na veriliyor.
Düzenlemenin gerekçesinde “Dolaylı veya bedelsiz (hibe yoluyla) şirket edinimi hakkında madde hükmü yeterince açık olmadığı için uygulamada aksaklıklar yaşanmaktadır” denildi.
Gerekçede, “Bu durum, belediyelerin bedelsiz şirket edinimi veya belediye şirketinin şirket kurması uygulamasının yaygınlaşmasına ve belediyelerin uygulamalarının denetimsiz alanda kalmasına ve bilhassa belediyelerin çalışma alanında kalmayan veya mali durumu yetersiz ya da riskli olan şirketlere kamu kaynağının harcanmasına sebep olmaktadır” ifadesine yer aldı.




