İzmir’in Seferihisar ilçesinde evinin önünde uyurken ayı saldırısına maruz kalan 70 yaşındaki Osman Güntaş hayatını kaybetti. Güntaş’ın ölümünün ardından ilçedeki ayı, kentin gündemine oturdu. Aktarılanlara göre; Güntaş hayatını kaybetmeden 15 gün önce ayının varlığı yetkililere bildirilmişti.
AYININ GÖRÜLDÜĞÜ BÖLGE YANGINDAN ETKİLENEN ALANIN YAKININDA BULUNUYOR
Yaşanan saldırının ardından Seferihisar Doğa ve Hayvan Dostları Derneği (SEHAYDER) sosyal medya hesapları üzerinden açıklamalarda bulundu. Ayının Seferihisar’da olağandışı bir şekilde görülmesine dair açıklama yapan dernek, “Seferihisar 'da önce Payamlı, ardından Kavakdere, Doğanbey ve Ömür Beldesinde yanan ormanlık alanlarda görülen ayının, tarlasında hava sıcak olduğu için kapısının önündeki sedirde uyuyan bir vatandaşa saldırarak ölümüne neden olduğunu öğrendik. Bu acı kayıp için çok üzgünüz. Allahtan rahmet diliyoruz. Seferihisar'da günlerdir mahalle aralarında görülen bu ayı için üzerinde düşünülmesi gereken bir gerçek gözler önüne seriliyor. Ayının görüldüğü bölge, geçtiğimiz yıl büyük Seferihisar yangınından etkilenen ormanlık alanın yakınında bulunuyor. Yangın sadece ağaçları değil, o ormanda yaşayan sayısız canlının yuvasını ve besin kaynaklarını da yok etti” dedi.
AYININ YAVRULARINI ARADIĞI DÜŞÜNÜLÜYOR
Ayının yerleşim yerlerine yakın olarak gezmesinin nedeni olarak yavruları olduğuna dair iddiaların bölgede dolaştığını belirten dernek, “Görgü tanıklarının aktarımlarına göre ayının iki yavrusu olduğu ve onları aradığı düşünülüyor. Bu bilgi henüz resmi olarak doğrulanmış değil, ancak doğruysa anne ayının yerleşim alanına yaklaşmasının nedeni saldırganlık değil, yavrularına ulaşma çabası olabilir” açıklamasında bulundu.
BU OLAY SADECE BİR AYI HİKAYESİ DEĞİL
Ayının Seferihisar’da yaşam alanlarına gelmesinin doğal yaşam alanlarının daralmasına dair olduğunun altını çizen dernek, son olarak şunları söyledi:
Yaban hayvanları keyiflerinden insanların yaşadığı alanlara gelmez. Habitatları daraldığında, besin bulamadıklarında ya da yönlerini kaybettiklerinde bu tür karşılaşmalar olduğu biliniyor. Bu nedenle çözüm, hayvanı hedef göstermek değil; vatandaşların güvenliğini sağlarken uzman ekiplerin bilimsel yöntemlerle süreci yönetmesine destek olmaktır. Bu olay bize bir kez daha gösteriyor ki, doğayı korumak yalnızca ağaçları değil, o ekosistemde yaşayan tüm canlıların yaşam hakkını korumaktır." "Ayı mahallemize gelmedi, biz, onun küçülen yaşam alanının sınırına geldik." Bu olay sadece bir ayı hikâyesi değil. Doğaya her müdahalenin bir bedeli olduğunu gösteren bir uyarıdır. Ormanları daraltıyor, yaşam alanlarını bölüyor, kent ekosistemini oluşturan hayvanları plansız şekilde ortadan kaldırıyoruz. Sonra da yabani hayvanlar mahallelerimize geldiğinde şaşırıyoruz. Doğa bize aslında yaptığımız her müdahalenin bir karşılığı olduğunu hatırlatıyor.



