BirGün muhabiri Sarya Toprak'ın, Gülistan Doku soruşturmasına dair haberlerinin ardından Yeni Akit tarafından ailesinin ve kendisinin hedef gösterilmesi üzerine, Sarya Toprak'ın 30 yıllık kamu emekçisi ve KESK üyesi babası görevden uzaklaştırıldı.
Baba Hasan Toprak'ın görevden uzaklaştırılması kararına sendikalar, emek meslek örgütleri ve çok sayıda siyasetçi tepki gösterdi.
“KIZININ YAPTIĞI HABER SEBEBİYLE BABASINI CEZALANDIRMAK NERENİN HUKUKU?”
Gazeteci Sarya Toprak yaşananları sosyal medya hesabından şöyle duyurdu: “18 Nisan'dan beri ben ve ailem gazetecilik yaptığım için Yeni Akit çetesi ve tetikçileri Zekeriya Say tarafından hedef gösteriliyoruz. Bu tacizin ardından 30 yıllık kamu emekçisi olan babam ani bir kararla görevinden uzaklaştırıldı! Kızının yaptığı haber sebebiyle babasını cezalandırmak nerenin hukuku? Beni ailemle, ailemi işiyle terbiye etmeye çalışıyorlar. Bu hukuksuzluklara karşı, aileme yapılanlara karşı asla susmayacağım.”
“SARYA TOPRAK YALNIZ DEĞİLDİR”
Konuyla ilgili bir açıklama yapan DİSK Basın İş Sendikası, gazetecilerin faaliyetlerinin kriminalize edilemeyeceğini vurgularken "Gazetecinin haberinden dolayı ailesinin hedef alınması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, temel hak ve özgürlüklere yönelik ağır bir ihlaldir" dedi. Bu uygulamaya karşı tüm yasal ve örgütsel mücadele yöntemlerini kullanacağını bildiren açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Sendikamız üyesi gazeteci Sarya Toprak’ın, mesleğini icra ettiği için sistematik biçimde hedef gösterilmesi ve bu baskının ailesine yöneltilmesi kabul edilemez bir hukuksuzluktur. Sarya Toprak’ın yaptığı gazetecilik faaliyeti nedeniyle, babası Hasan Toprak’ın 30 yıllık kamu emekçiliğinin ardından görevinden uzaklaştırılması; yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, açık bir gözdağı ve cezalandırma pratiğidir. Gazetecinin haberinden dolayı ailesinin hedef alınması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, temel hak ve özgürlüklere yönelik ağır bir ihlaldir. İktidara yakın medya organlarının ve onların temsilcilerinin açık hedef göstermeleri, gazetecileri yalnızlaştırmayı ve susturmayı amaçlamaktadır. Ancak bilinmelidir ki, gazetecilik suç değildir. Gerçeğin peşinden gitmek, kamu adına haber yapmak hiçbir şekilde cezalandırılamaz. DİSK Basın-İş Sendikası olarak altını çiziyoruz: Sarya Toprak yalnız değildir. Sendikamız üyesi olan Sarya Toprak’la ve ailesiyle dayanışma içinde olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Bu hukuksuz uygulamalara karşı tüm yasal ve örgütsel mücadele yollarını sonuna kadar kullanacağız. Gazetecilere yönelik baskılara, hedef göstermelere ve aileleri üzerinden kurulan sindirme politikalarına boyun eğmeyeceğiz. Basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Sorumluları bir kez daha uyarıyoruz: Gazetecileri hedef göstermekten, ailelerini cezalandırmaktan derhal vazgeçin.”
BURHANETTİN BULUT: İKTİDARI SOPA SALLAYAN MANŞETLER YÖNETİYOR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanetitn Bulut ise sosyal medya hesbaından yaptığı açıklamada iktidar medyasının operasyonlarına dikkat çekildi. Bulut açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Türkiye’yi artık seçilmişler değil, iktidar adına sopa sallayan manşetler yönetiyor. İktidarın aparatlarından Yeni Şafak bir reklamı hedef gösteriyor, reklam yayından kaldırılıyor. Basının yüz karası Yeni Akit, yaptığı bir haberden dolayı BirGün Gazetesi’nin muhabiri Sarya Toprak’ı ve ailesini hedef alıyor, bu kez bedeli 30 yıllık kamu emekçisi babası Hasan Toprak, görevinden uzaklaştırılarak ödüyor. Bir muhabirin üzerinden ailesine kadar uzanan bu linç düzeni; hukukun değil korkunun, adaletin değil talimatın hüküm sürdüğünün açık göstergesidir.
ÇGD: MESLEĞİMİZE SALDIRININ YENİ BİR BOYUTU
Çağdaş Gazeteciler Derneği ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, olayı gazetecilere yönelik saldırının yeni bir boyutu olarak tanımladı ve şu ifadeleri kullandı:
“BirGün Gazetesi muhabiri Sarya Toprak’ın yaptığı haberler sonrası Yeni Akit Gazetesi ve yazarı tarafından hedef alınmıştır. Bu baskı sadece meslektaşımız ile kalmamış ailesini de kapsayarak bir cezaya dönüşmüştür.
Gazetecinin haberleri nedeniyle kendisinin hedef haline getirilmesi sonrası ailesinin de hedef alınması ve hatta 30 yıllık kamu emekçisi babasının görevden uzaklaştırılması kabul edilemez bir adımdır. Bu mesleğimize olan çok yönlü saldırıların yeni bir boyutudur.
Gazetecilere yönelik baskı, soruşturma, sansür adımlarının aileleri de kapsaması ve bunun sistematik bir sindirme politikası halini alması en temel demokratik, hukuki haklara vurulan bir darbedir. Gazeteciler ve ailelerin cezalandırılmasından bir an önce vazgeçilmelidir.”




