CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nın “arınma” çağrısı sonrası partide başlayan tartışmalara ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Merkezi’nin stratejik hatalarının ve siyasi savrulmalarının tartışmasız biçimde ele alınması gerektiğini belirtti. Parti içindeki bazı uygulamaların ve yönetim anlayışının sorgulanmasının doğal olduğunu ifade eden Salıcı, bu eleştirilerin “bölünme” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Salıcı'nın paylaşımı şu şekide:
Büyük mücadeleler, herkesin aynı düşünmesiyle değil, ortak hedefte buluşabilmesiyle kazanılır. Ancak üzülerek görüyorum ki içine sürüklendiğimiz tartışma bölünmeye zemin hazırlamaktadır. Unutanlar için bölünmenin, sert iç kavgaların nelere mâl olduğunu bir kez daha hatırlayalım… 1994 yılıydı. İstanbul’da üniversite öğrencisiyken yerel seçim kampanyasındaydım, dün gibi hafızamdadır. SHP %20, DSP %12, CHP %1,4 oy almış, sosyal demokratlar bölünmüştü. Partimizin bugünkü milletvekilli İlhan Kesici Bey de ANAP’ın adayı olarak %22 almıştı. Ve o sandıktan, Recep Tayyip Erdoğan %25 oranla sıyrılmıştı. Ankara’yı Melih Gökçek aynı şekilde kazanmıştı. O parçalanmışlık, ülkemize 32 yıldır çok ağır bedeller ödetiyor.
Üstelik bugünün Türkiye’sinde seçim barajı yüzde 50’dir. Bütün demokrasi güçleriyle bir araya gelmemiz gerekirken sürüklendiğimiz bu parçalanmanın izahı yoktur. Tek başına yükselen ağaç dikkat çeker ama fırtınaya direnen ormandır.
"İÇERDE DÜŞMAN ARAMANIN HİÇBİR FAYDASI YOKTUR"
Yangına benzin bidonuyla koşan herkese soruyorum: AKP, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iyiliğini ister mi? Zinhar. AKP’nin tek isteği fitne ateşine odun taşınmasıdır. Evimizin içinde kavga seslerinin yükselmesidir. İçeride düşman aramanın siyasi mücadelemize hiçbir faydası yoktur. Herkes kendine gelmeli ve Partimizin bölünmesi hayaliyle ellerini ovuşturanları görmelidir.
"HATALARA KÖR OLDUĞUMUZ ANLAMINA GELMEZ"
Genel Merkezimizin stratejik hataları ve ağır savrulmaları karşısında üç düşünüp bir konuşmamız yanlışları onayladığımız ya da kör olduğumuz anlamına gelmemektedir. Makamının ağırlığını kaldıramayan, siyasi ve ahlaki zafiyetleri olan insanlar her siyasi partide karşınıza çıkabilir. Önemli olan bölünmeden, bu unsurlarla aranıza mesafe koyarak yolumuza devam etmemizdir.




