Geçen günlerde, bir psikolog görevi başındayken saldırıya uğradı. Türk Psikologlar Derneği (TPD), 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü kapsamında, meslektaşlarının saldırıya uğramasını protesto etmek ve mesleki sorunlara dikkat çekmek amacıyla dün eylem yaptı.

Ankara’daki Ulus Atatürk Anıtı’nın önünde bir araya gelen psikologlar basın açıklaması düzenledi.

İzmir'den yola çıktı, küle döndü... Şans eseri kurtuluş!
İzmir'den yola çıktı, küle döndü... Şans eseri kurtuluş!
İçeriği Görüntüle

BirGün'ün aktardığına göre; Meslektaşları adın konuşan TPD Genel Başkan Yardımcısı Ali Demirel, "Can güvenliğimizin olmadığı, emeğimizin hiçe sayıldığı, mesleki saygınlığımızın saldırıya uğradığı bir ortamda ‘kutlama’ yapmak mümkün değildir. Biz bugün, siyasiler ve devlet kurumlarının görmezden geldiği on binlerce psikoloğu temsilen buradayız. Psikoloji bilimi ve psikologluk mesleği, tarihinin en güvencesiz, en belirsiz ve en sahipsiz dönemlerinden birini yaşamaktadır. Psikologlar olarak yaşadığımız bu kriz sadece bizi değil; doğrudan toplumun ruh sağlığını tehdit eden yapısal bir çöküştür” ifadelerini kullandı.

Psikologların; sağlık, eğitim, ceza infaz kurumlarında, adliyelerde, sosyal hizmet alanlarında ve afet bölgelerinde olmak üzere pek çok alanda aktif görev aldığını anımsatan Demirel, şunları kaydetti:

“Ancak geldiğimiz noktada psikologların mesleki yetkinlikleri, yetki alanları ve görev tanımları keyfi şekilde belirsiz bırakılmaktadır. 1219 Sayılı Tababet Kanunu gibi çağın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak bir yasal çerçeve ile Sağlık Bakanlığı’nın psikologları görmezden gelen, sahadan kopuk uygulamaları arasına sıkıştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı attığı adımlarla yıllardır ruh sağlığı hizmetlerinin en ön saflarında çalışmak üzere istihdam ettiği psikologların mesleki yetkinliklerini yok saymış, psikologlara üvey evlat muamelesi yapmıştır.”

Demirel, “Birçok kurumda çalışanlar yüksek riskli kişilerle çoğu zaman yalnız, denetimsiz ve korumasız şekilde muhatap bırakılmaktadır. Başta TBMM olmak üzere tüm yasa yapıcılara sesleniyoruz: Meslek tanımımızın muğlaklaşmasına, anayasal hak olan serbest çalışma hakkımızın elimizden alınmasına, psikologların yetki alanlarının ve özlük haklarının sürekli ihlal edilmesine yol açmaktadır” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ