Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Çakmak Yılmaz, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF gibi uluslararası sağlık kuruluşları tarafından da önerilen aşı programlarının yaşamsal önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Bu programlar sayesinde her yıl yaklaşık altı milyon insanın ölümünün engellendiğini kaydeden Yılmaz, “ Günümüzde Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ulusal aşı takviminde BCG, çocuk felci, difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, hepatit A ve B, suçiçeği ve pnömokok aşıları gibi birçok aşı ücretsiz olarak uygulanıyor. Bu sayede Türkiye’de 2007 yılından itibaren aşılama oranları yüzde 95’in üzerine çıkarak ciddi bir toplumsal bağışıklık sağlandı” diye konuştu.

Pediyatrist Yılmaz’dan aşı reddi uyarısı: Tüm toplumu tehlikeye atıyor!

TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK” VURGUSU

Aşı olan bireylerin yalnız kendi sağlıklarıyla değil, toplum sağlığıyla ilgili de önemli bir adım attıklarını belirten Yılmaz, “Aşılanma oranı yüzde 95’in üzerinde olduğunda, yaşı veya sağlık durumu nedeniyle aşı olamayan bireyler dekorunuyor. Bu duruma toplumsal bağışıklık deniyor” ifadelerini kullandı.

Okullarda kırmızı alarm: Vakalar yeniden artıyor
Okullarda kırmızı alarm: Vakalar yeniden artıyor
İçeriği Görüntüle

“AŞI REDDİ BÜYÜK RİSK YARATIYOR”

Aşı olmayı reddetmenin toplum sağlığı açısından büyük riskleri beraberinde getirdiğini açıklayan Yılmaz, “Aşıların hastalıklardan koruduğu gerçeği istatistiksel olarak da ortaya konmasına karşın son yıllarda Türkiye’de ve dünyada artan aşı reddi, uzmanları endişelendiriyor. Türkiye’de aşıyı reddeden aile sayısı 2011’de 183 iken, 2018’de 23 binlere ulaştı. Aşıların reddedilmesi, bir dönem kontrol altına alınmış hastalıklarda yeniden artışa yol açıyor. Örneğin Türkiye’de kızamık vakaları 2007–2011 arasında beşin altındayken, 2013 yılında 7.405 vakaya yükseldi.

Pediyatrist Yılmaz’dan aşı reddi uyarısı: Tüm toplumu tehlikeye atıyor!

“AŞI OLMAK TOPLUMSAL SORUMLULUK”

DSÖ verilerine göre yalnızca 2018 yılında Avrupa Bölgesi’nde 53 bin civarında kızamık vakası görüldü; olguların yüzde 87’sinin aşılanmamış kişiler olduğu belirlendi. Bu artış üzerine Türkiye’de 9. ayda ek kızamık aşısı uygulanmaya başlandı. Aşı olmayan her çocuk, henüz aşı yaşına gelmemiş ya da tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için ciddi bir risk oluşturuyor. Aşı olmak yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur. Aşı reddinin tüm toplumu tehlikeye attığı bilinmelidir.

“YÜZDE 95’İN AŞILI OLMASI GEREKİR”

Toplumsal bağışıklık ancak toplumun yüzde 95’ten fazlasının aşılı olduğu durumlarda ortaya çıkar. Bu kalkan, aşı olamayan bebekleri, immün yetmezliği olanları veya kemoterapi gibi tıbbi nedenlerle bağışıklığı baskılanmış kişileri korur. Aşı olan çoğunluk, hastalığın yayılmasını engelleyerek aşılanmamış bireyleri de dolaylı olarak korur. Bir çocuğu aşılamamak, sadece o çocuğun değil, onunla temas eden bebeklerin, hastaların, bağışıklığı zayıf kişilerin de sağlığını riske atmak olduğu unutulmamalıdır” şeklinde konuştu.

Kaynak: BÜLTEN