Çiğli'deki Atık Su Arıtma Tesisi’nde yaşamını yitiren Sabri Kılınç’la ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'dan açıklama geldi.
AKP'li milletvekillerinin kendisini istifaya çağırması üzerine Tugay, sürecin siyasi amaçlarla kurgulandığını belirterek, “Bu bir siyasi komplodur” dedi. Tugay, Meslek Fabrikası’nın tahliyesi sonrasında gündemin değiştirilmeye çalışıldığını ifade etti.
"BU BİR SİYASİ KOMPLODUR"
Kıllınç’ın vefatı sonrasında gündeme gelen belgede MHP’li Numan Öztürk’ü işaret eden Tugay, şunları söyledi:
“Dün Mecis’te, ‘Bu olayla ilgili henüz aydınlanmamış konular var. Bir de acılı bir aile var ve acılı ailenin böyle duygularını istismar edecek şeylerden kaçınmak lazım’ demiştim. Bu söylememin hemen ertesinde Sayın Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı'nın ailenin evine kameralarla gidip o insanların o zayıf ve üzüntülü hallerinden faydalanıp kendi reklamını yapmayı amaçlayan böyle dramatik bir video hazırlaması bana kendi yarattıkları o seviyesiz siyaseti daha da aşağıya düşüren bir örnek olarak göründü. Bunu yaptıklarına inanamıyorum. İnsanların acılarının üzerine, onların durumlarını istismar ederek, içinde bulundukları durumun hassasiyetlerini kendi reklamına çevirerek siyaset yapmak ne zaman normal oldu? Bu olayla ilgili benim yaptığım hiçbir açıklama yanlış değil. Fakat bugün ne yazık ki şunu öğrendim; bizim İZSU'daki arkadaşlarımız o çağrılan vincin ödemesini kendilerinin yapacaklarını söylemesine rağmen, bu firmayla bir tanışıklığı olan Çiğli MHP İlçe Başkan Yardımcısı Numan Öztürk, ‘Hayır ben ödeyeceğim’ diyor ve İZSU'ya ödettirmiyor. Bu bir siyasi komplodur. Bu bir kurgudur, karalama çalışmasıdır. İZSU'daki arkadaşlarımız özellikle bizim ödeyeceğimizi söyledikleri halde kendi adına fatura kestirip, ondan sonra da ‘Bak siz ödemediniz, biz ödedik’ diyen kişi Çiğli MHP İlçe Başkan Yardımcısıdır. İzmir halkını ve bizleri, hepimizi Allah bunlardan korusun.
"BU HAKİKATEN AHLAKSIZLIĞIN DİBİDİR"
Bu kurguyla, komployla amaçlanan bizi zor duruma düşürmek. Normal olmayan bir durum var. Yani bu normal olmayan durum varken ve acılı bir aile varken kalkıp bunu böyle kendi siyasi şovu için istismar etmeye çalışan insanları kınamaktan öte söyleyebileceğim bir şey yok. Bu hakikaten ahlaksızlığın dibidir. Bu kadar olmaz! Bunların söyledikleri her sözü artık yalan farz edebilirsiniz. Ben bu kadar yalan sahibi insanlar görmedim.”
"İSTİYORLAR Kİ MESLEK FABRİKASI UNUTULSUN"
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından polis ablukasıyla el konulmak istenen Meslek Fabrikası direnişinin gündemden düşürülmeye çalışıldığını söyleyen Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“Meslek Fabrikası’nı gündemden düşürmek istiyorlar. Çünkü yüzde 100 haklı olduğumuz bir durum. Türkiye'nin dikkatini çeken bir konu ve benzer bir sürü durumla ilgili aslında sembol bir iş haline geldi. Bunun gündemde kalmasını istemiyorlar. İstiyorlar ki bir an önce bu konu unutulsun, onlar da benzer yanlışları tekrar tekrar yapsınlar. Bu suçluluk psikolojisiyle bulabildiği her şeye saldırmadır. Bana internet ortamından, sosyal medyadan inanılmaz saçma sapan iftiralar atmaya çalışıyorlar. Siyasetçi insanlara, halkına, ülkesine hizmet etmek için bu göreve soyunmuş insandır. Birilerini karalamak için değil. Yalanlarla, iftiralarla birilerini suçlamak için değil. Böyle kurgu videoları yapmak için değil. Siyasetçi ‘Ben bundan faydalanayım’ deyip bir belgeyi kendi adına fatura olarak düzenletmez. Yani bunlar siyasi ahlakla bağdaşmaz. Bunu yapan insanlardan da bu ülkeye bir gram hayır gelmez. O nedenle kimin ne olduğuna herkes dikkatli baksın. AK Partililere de, MHP'lilere de tavsiyem şudur; bu şehre de, bu ülkeye de hizmet getireceksiniz. Hizmet getirmek zorundasınız. Bu ülkenin sorunlarını çözmek zorundasınız. Bu ülke bu haldeyken rakiplerinizi karalamaya çalışarak kendinizi aklayamazsınız ve iyileştiremezsiniz.”
"İZMİRLİ SİZİN GÖZÜNÜZÜN BEBEĞİNİ BİLİYOR"
AK Parti’nin İzmir vekillerine ‘hizmet’ tepkisi gösteren Tugay, şöyle konuştu:
“Bugün fuarda Ticaret Bakanı ile yan yana oturduk. Ticaret Bakanı ile beraber açılış yaptık. Ben ne zaman bakanlarla görüşsem Ankara'da ya da üst düzey bürokratlarla, yani İzmir'le ilgili bir olumsuz bakış görmüyorum bu insanlarda. Ancak bu insanları birileri durduruyor, birileri engelliyor. Yani 'İzmir'e bir şeyler yapmayın' diye onlara bir şeyler söylüyorlar. Ben bir süre bunu anlayamadım ama sonradan böyle küçük küçük gelen bilgiler bir araya gelince anladım ki bunu yerel AK Partili, özellikle milletvekilleri, bu kötü alışkanlıklara sahip olan bir grup insan var, bunlar yapıyorlar. Bunlar şöyle hayal ediyorlar: CHP’li belediyeyi ve belediye başkanını karalayabildiğimiz kadar karalayalım, İzmir'e de hizmet gelmemesi için her türlü engeli koyalım, ondan sonra bunlar bizi seçsin. İzmirli sizin gözünüzün bebeğini biliyor. Sizin ne olduğunuzu çok iyi biliyor. İzmir'in gerçekten gönlünü kazanmak istiyorsanız burada yapacağınız çok iş var. Ya kardeşim; sorunu çözeceksiniz! Siz de bu ülkenin hükümetisiniz, bu insanlar size de oy verdi. Yani buradan dünyayı, dünya vergiyi toplamayı biliyorsunuz. Bu sorunların çözümü için kaynak da ayıracaksınız, çaba göstereceksiniz. Ben İzmir'in iyi olmasını istiyorum. Halkımızın sorunlarının gitmesini istiyorum, düzelmesini istiyorum. Tek gayem budur.”



