İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı: Esat Yontunç'un uyuşturucu test sonucu belli oldu
İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı: Esat Yontunç'un uyuşturucu test sonucu belli oldu
İçeriği Görüntüle

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 18 Ocak’ta yapılan İYİ Parti Dördüncü Olağan Kurultayı’nda yeniden genel başkan seçilen Müsavat Dervişoğlu’na hayırlı olsun ziyareti için İYİ Parti Genel Merkezi’ne geldi. Özel ve beraberindeki CHP heyetini İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Enver Yılmaz ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İpek Özkal Sayan girişte karşıladı. Görüşmede CHP heyetinden ise Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, CAO Gençlik ve Spor Politika Kurulu Başkanı Sevgi Kılıç yer aldı.

“CHP, DARBE DÖNEMLERİNİ ARATMAYACAK ŞEKİLDE BİR SALDIRI ALTINDA”

Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi. CHP Lideri Özel, şunları söyledi:

Siyaseten CHP, darbe dönemlerini aratmayacak şekilde bir saldırı altındadır. Darbe tüm siyaset kurumunu bir bütün olarak hedef almaktadır ve o zor günler tüm siyaset kurumuyla birlikte katlanılan, göğüslenilen ve yeniden demokrasi için çaba sarf edilen dönemlerdir. Oysa 19 Mart darbesi CHP’yi bir başına, tek başına hedefine alan ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayını, CHP’nin iktidar olma hedefini ortadan kaldırmaya çalışan bir darbeydi. Bu süreçte tüm muhalefet partilerinin hakkını teslim etmem gerekir.

“20 BİN LİRANIN UTANCINI YAŞIYORUZ”

Bu zorlu bir yıllık sürecin içinde bir yandan da CHP’ye yapılan yargı darbesi, arkadaşlarımıza yapılan haysiyet suikastları tartışılırken bir yandan da toplum, alınan ,ya da alınmayan her kararla biraz daha ezilmeye devam etmiştir. 20 bin liralık bir emekli maaşının biz karşısında yer alan, iyileştirilmesi için çaba sarf eden, en azından bir asgari ücret düzeyine çıkarılması için mücadele edenler olarak bile bu 20 bin liranın utancını yaşıyoruz. Ama birileri utanmadan, sıkılmadan bunu savunmaya devam ediyorlar. 28 bin liralık bir asgari ücretle çocuk büyütmenin, çocuk okutmanın, evi geçindirmenin, barınmanın ne kadar zor olduğunu bilirken ve neredeyse dört asgari ücretin bile yoksulluk sınırının üstüne çıkamadığı bugünlerde biz utanç duyarken birileri utanmadan, sıkılmadan hiçbir şey yokmuş gibi kendi iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

“EĞER EKREM İMAMOĞLU SEÇİLMEZSE SİYASETİ BIRAKIRIM”

Ben erken seçim istiyorum, ona yanaşmıyorsun. 360 milletvekili lazım. O rakamımız yok. Ya da kendisinin karar vermesi lazım, onu da yapmıyor. Ama benim elimden bir şey gelir. Eğer Erdoğan varsa ben İstanbul’da bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye -Erdoğan ile eşzamanlı olarak- ve İstanbul seçimlerinin yenilenmesine varım. Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan’a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan’ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan’ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29’unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu’dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlar, Ekrem Başkan’ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar.

“29 MART PAZAR GÜNÜ İSTANBUL’DA SEÇİMLERİ YENİLEYELİM”

İddia ediyorum 1 milyon değil, 1 buçuk milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var: Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye’de yönetimi devralmaya hazırız. Erdoğan iddia koyan bir siyasetçiydi. Eskiden yıllarca gireceği her seçimden önce ‘Ben birinci parti olacağım, olmazsam siyaseti bırakırım.’ Dönüyordu, ‘Rahmetli Türkeş’ten görevi alan, oraya çöreklenen Devlet Bahçeli’ye söylüyorum. Sen birinci parti olamazsa bırakacak mısın’ diyordu. Dönüyordu, CHP’nin Genel Başkanı’na sesleniyordu: ‘Bırakacak mısın?’ Şimdi söylüyorum: Ben birinci partiyim. 29 Mart Pazar günü İstanbul’da seçimleri yenileyelim. Elimde olan belediyeler sana teklif ediyorum. Gel yarışalım. Seçimi sen kazanırsan, ben yokum. Ben kazanırsam, erken seçime gidelim. Var mısın? Bu kadar net bir soruya Erdoğan’dan net bir cevap istiyorum."

Kaynak: ANKA