Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Migros depolarında çalışan yaklaşık 5 bin işçinin, yüzde 28’lik ücret zammına karşı başlattığı eylemlerini sürdürürken yaşanna hak ihlallerini TBMM gündemine taşındı. Bayhan, 10 ilde Migros’a ait 12 depoda devam eden eylemlerin, yalnızca bir ücret pazarlığı olmadığını vurgulayarak, "Bu tablo, Erdoğan–Şimşek imzalı ekonomi programının sermayeye verdiği cesaretin, işçilerin en temel anayasal haklarını nasıl aşındırdığını gösteriyor" dedi. Önergede, Migros’un kar verilerine dikkati çeken Bayhan, Anadolu Grubu’na bağlı şirketin 2025’in ikinci çeyreğinde satışlarını 92 milyar TL’ye, brüt kârını 21,9 milyar TL’ye, faaliyet kârını ise 5,2 milyar TL’ye yükselttiğini hatırlattı, buna rağmen depo işçilerine, asgari ücret artışının yalnızca bir puan üzerindeki yüzde 28’lik artışın dayatıldığını belirtti.
"MİLYARLARCA LİRA KÂR AÇIKLAYAN BİR ŞİRKETİN İŞÇİLERİNE YOKSULLUK ÜCRETİ DAYATMASI TESADÜF DEĞİL"
Bayhan, "Açlık sınırının 31 bin 224 TL’ye, yoksulluk sınırının 101 bin 706 TL’ye ulaştığı bir ülkede, milyarlarca lira kâr açıklayan bir şirketin işçilerine yoksulluk ücreti dayatması tesadüf değildir. Migros gibi rekor kâr açıklayan şirketlerin, depo işçilerini asgari ücret düzeyine mahkûm eden bu politikayı, asgari ücretin hem fiilen genel ücret hâline getirilmesi hem de milyonlarca işçiyi açlık sınırında tutan bir sefalet ücreti olarak belirlenmesi üzerine kurulu politikalarınızdan cesaret aldığı açık değil midir?" sorusunu yöneltti.
Önergede, şu sorular yer aldı:
"Migros gibi rekor kârlar açıklayan sermaye gruplarının, depo işçilerine asgari ücretin yalnızca bir puan üzerinde artışı dayatmasının; asgari ücretin hem fiilen genel ücret hâline getirilmesi hem de milyonlarca işçiyi açlık sınırında tutan bir sefalet ücreti olarak belirlenmesi üzerine kurulu politikalarınızdan cesaret aldığı açık değil midir? Bu politikalarla tüm işçilerin açlıkta eşitlenmesinin sorumluluğu size ait değil midir?
Migros tarafından 280’den fazla işçinin İş Kanunu’nun 25/II. maddesi gerekçe gösterilerek işten çıkarılmasına ilişkin olarak, bu fesihlerin sendikal faaliyet nedeniyle yapılıp yapılmadığını tespit etmek üzere Bakanlığınızca bir iş müfettişi görevlendirilmiş midir?
Türkiye’nin dört bir yanında haklarına ve sendikal örgütlenmeye sahip çıkan işçilerin 42–50 çıkış kodlarıyla işten atılmasının artık yaygın ve bilinen bir cezalandırma mekanizmasına dönüştüğü ortadayken, bu kodların patronlar tarafından sistematik biçimde kullanılmasına bilerek ve isteyerek neden göz yumuyorsunuz? Bu hukuksuzluğu neden denetlemiyor, neden yaptırım uygulamıyorsunuz?
Migros’un, taşeron işçilerin kadroya alınmasını Tez-Koop-İş Sendikasına üyelik şartına bağlamasının, Anayasa’nın 51. maddesi uyarınca güvence altına alınan sendika seçme özgürlüğünü ihlal ettiği açık değil midir? Bu uygulamaya karşı Bakanlığınızca herhangi bir yaptırım uygulanmış mıdır?
Migros depolarında çalışan işçilerin, yaptıkları işin niteliğine rağmen 16 No’lu "Taşımacılık, Depolama ve Haberleşme" işkolundan çıkarılarak 10 No’lu işkoluna kaydırılması hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu işlemin hukuka aykırılığına ilişkin bir denetim yapılmış mıdır?
İşkolu değişikliği yoluyla işçilerin işçi sağlığı ve güvenliği, yıpranma ve toplu pazarlık haklarının fiilen ortadan kaldırılması hamlesi hakkında Bakanlığınızca herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
Migros’ta sefalet ücreti dayatması, sendikal hak ihlalleri, işten atmalar, işkolu oyunları ve kolluk müdahaleleri bir bütün olarak ortadayken; Bakanlığınızın bugüne kadar ne kamuoyuna dönük bir açıklama yapmamış olması ne de Migros işçilerini dinlemeye yönelik herhangi bir girişimde bulunmaması, “görmedim, duymadım, bilmiyorum” tutumunu sürdürmeye devam edeceğiniz anlamına mı geliyor?
Bakanlığınız, sorumluluğunu yerine getirerek sendikal faaliyetleri nedeniyle işten atılan işçilerin işe iade edilmesi ve Migros işçilerinin meşru taleplerinin karşılanması için somut ve bağlayıcı bir adım atacak mıdır?
'Barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş' talepleriyle on binlerce işçinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuş ve halen yasalaşmayı bekleyen sendikal hak ve özgürlüklere ilişkin kanun teklifi (Esas no: 2 / 3163), Migros örneğinde görüldüğü üzere; sendikal hakların engellenmesi, baskı ve tazminatsız fesihlerle iş güvencesinin ortadan kaldırılması ve grev hakkının fiilen kullanılamaz hâle getirilmesi gibi uygulamaların önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bakanlığınız bu kanun teklifinin ivedilikle hayata geçirilmesi, benzer hukuksuzlukların tekrar yaşanmaması ve işçilerin sendikal hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması için hangi somut adımları atacaktır?"





