CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı NTV yayınında TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerini aktardı.
Anlaşma imzalandığında kaygıları bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu "Ama kaygımı İran giderdi. İran'ın karşı çıkmaması, üç ülkenin dışışleri bakanının Tahran'ı ziyaret etmesi, bizim açımızdan çok değerli, Bu proje aslında CHP'nin projesi. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulmalı diye bir iddiamız vardı. İran'ın buna sıcak bakması fikrimizi değiştirdi" diye konuştu.
"KAYGIMI İRAN GİDERDİ"
Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşması'na ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi:
Tezkerenin geliş amacı önemli. Bizim askerimiz o bölgede var, eğitim amacıyla. Eğitim amacıyla gidebilir. Bölgede yaşanacak bir savaşın parçası olarak askerimizin orda olmasını istemeyiz. Türk askerinin kanı parayla satılamaz. Askerimiz elbette oraya gidecek. Oluşan yeni dünya düzeninde kurucu bölgesel güç olmak zorundasınız. Yeni dünya düzeninde bölgesel güç olmazsanız, çok şey kaybedersiniz. Libya ile yapılan anlaşma mükemmel bir anlaşma. Destek verdik, en ufak bir tereddüdüm yok bunda. Bu coğrafya, Türkiye'ye olağanüstü fırsatlar sunan bir coğrafya. Doğu Akdeniz'de haklarımız var. Akdeniz Havzası'nda Türkiye oyun kurucu olmak zorundadır. Siz, bu gücünüzü göstermezseniz, oyun kurucu olamazsınız. Asker oraya gidecek, Yemen'de çarpışacak, hayır. Öyle bir şey söz konusu değil, Asker gidecekse Parlamentoya yasa gelir. Asker oraya savunma için gidiyorsa ona hayır oyu veririz. Ama Türkiye büyüyecekse, gelişecekse, sözü dinlenecekse elbette ki buna hayır demeyiz
Kılıçdaroğlu, "Mekke Anlaşması dolayısıyla kaygım yok muydu? Vardı. Ama kaygımı İran giderdi. İran, bu sürecin içinde olmadığı takdirde, sorunumuz var dedim. İran'ın buna karşı çıkmaması, üç ülkenin dışışleri bakanının Tahran'ı ziyaret etmesi, bizim açımızdan çok değerli, Bir süre sonra Mısır'ın, İran'ın oraya dahil edilmesi, süreci büyütür ve Türkiye'nin gücünü daha görünür hale getirir. Bu proje aslında CHP'nin projesi. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulmalı diye bir iddiamız vardı. Pakistan bizim kadim dostumuzdur. İran'ın buna sıcak bakması fikrimizi değiştirdi" diye konuştu.
"LİSTELER NEDEN AÇIKLANMIYOR"
Kılıçdaroğlu, fon soruşturmasına ilişkin olarak şunları kaydetti:
Siyasette, bürokraside müthiş bir çürüme var. Siyasetçiyle, kirli bürokrat el ele verdiler, devletin kurumlarında vatandaşı soydular. Bu, örtülecek bir şey değil. Çünkü her şey dijital ortamda oldu ve bunun sıfırlanması, delillerin tümüyle karartılması mümkün değil. İktidar, üzerine gidiyoruz diyor. O zaman bu vurgunu yapanların, halkı soyanların listelerini niye açıklamıyorlar. Açıklasınlar, kaç kişi var, kimler çaldı. Bir kişiyi aldılar içeri, diğerleri kim? Bu süreç içerisinde hala kurumların başkanları, yönetim kurulu üyeleri hala görevlerinin başında. Bunların derhal açığa alınması lazım. Bunun örgütlü suç kapsamında değerlendirilmesi lazım. Örgütlü suç bu. Kimlerin yaptığı belli. Kamu görevlileri belli, ana aktörler belli, eski milletvekilleri belli. Bunlar birbirlerinden haberdar olarak bu işi yapıyorlar.
"ÇÖZÜM, KÜRT KARDEŞLERİMİZ AÇISINDAN OLUMLU OLACAK"
Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun çözümüne ilişkin sürece yönelik bir soru üzerine, "Süreci doğru buluyorum. Grup Başkanımız yasa teklifine imza attı. CHP olarak biz, 1980'lerden beri bu sorunun çözülmesi için uğraştık, raporlar yazdık. Bu sorunun çözüm adresinin TBMM olduğunu söyledim. Meclise geldi, oturuldu, konuşuldu, yasa Parlamentodan çıktı. Bu yasanın sağlıklı şekilde sonuçlanmasını bekliyoruz. Kürt sorununun çözülmesi, Türkiye açısından da Kürt kardeşlerimiz açısıdan da olumlu sonuca evrileceğini düşünüyorum. Barış anneleri geldi, onlara şunu söyledim: 'Ağlarsa annem ağlar, gerisi yalan ağlar'. Sizin gözyaşlarınızı ben de gayet iyi biliyorum. Bu sorunun çözülmesi için elimden geliyorsa yapacağıma onlara söz verdim. Türkiye'nin artık acılara katlanacak zamanı yok. Türkiye gücünü, enerjisini başka alanlara harcamalı" ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, ABD ara seçim sonuçlarına ilişkin, "Amerika'nın dünyada ana aktör olarak ve tek aktör olarak varlığını sürdürme konusunda bir kararlılıktan vazgeçeceğini düşünmüyorum. Trump, İran'ı Irak gibi biliyordu. Orada 600 yıllık devlet geleneği var. Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmek istedi, ilk karşı çıkan İngiltere oldu. Bunu, siyasilerimizin çok iyi okuması lazım" dedi.





