Aydın Güzelhisar KYK Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan Zeren Ertaş'ın asansör kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin istinafa taşınan davada karar çıktı.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, bir sanığa 7 yıl 6 ay, 3 sanığa ise 2 yıl 6'şar ay hapis cezası verdi. Bir sanık hakkındaki yerel mahkemenin verdiği beraat hükmü ise hukuka uygun bulundu.
Asansörün tasarımı, montajı, muayenesi ve bakımından sorumlu firma yetkililerinden olan sanıklardan Musfata B. "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan takdiri indirimle birlikte 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Sanıklar Halil T, Uğur İ. ve Ramazan H. A. ise "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıl 6'şar ay hapse çevrildi. Yerel mahkemenin Nuri M’ye verdiği beraat hükmü ise hukuka uygun bulundu. Heyet, kararı oy birliğiyle aldı.
AİLE VE AVUKAT CEZALARI YETERLİ BULMADI
Anne Serpil Ertaş, sanıkların bilinçli taksirle cezalandırılmamasına tepki göstererek "Cezaları yeterli bulmuyorum. Sanıkların serbest bırakılmalarını kabul etmiyorum. Yeniden yargılanmalarını istiyorum" dedi.
Ertaş, "Caydırıcı hiçbir ceza yok. Önce yükseltiliyor, sonra indirliyor. Bir kişiye 7 yıl kadar ceza verildi ama kendisi duruşmaya bile katılmadı. Diğerlerine 3’er yıl verildi, içeride yattıkları için hepsi serbest şu an. Ülkemizdeki adalete kesinlikle anlam veremiyorum. Olan bir cana oldu, benim çocuğuma oldu. Biz Zeren’i geri getiremeyeceğiz ama başka öğrencilerin canının yanmamasıydı amacımız. Ama gördük ki daha çok Zeren’ler gidecek bu ülkede" dedi.
Tehdit mesajları aldığını kaydeden Serpil Ertaş, şunları söyledi:
"Son zamanlarda tehdit mesajları geldi. En başta endişe oldu bende ama sonrasında birilerinin dalga geçtiğini düşündüm. Bu çok saçma. Benim çocuğumun başına bu olay devlet kurumunda geldi Sıradan birinin bana bu şekilde mesaj atmasını kabul edemiyorum. Numara tespit edilemedi. Yabancı ülke koduyla arayan numaralar. Devlet bunu bile bulamıyorsa ben adaleti niye bekleyeyim? Mesajlarda ‘Kızınızı mezardan çıkarır yakarız. Kocanı da seni de leş ederiz. Evinize gelip sizi katlederiz’ gibi şeyler söyleniyor mesajlarda. Ben 2 yıldır acımı doğru düzgün yaşayamadım. Mahkeme mahkeme gezdim. Karşı taraftan kimse gelmezken ben eşimle mahkeme salonlarında tek başıma bırakılmışken ben hangi yetkiliden adalet isteyeyim! Eminim ki bu ülkede adalet yok. Artık Türkiye Cumhuriyeti’ne güvenmiyorum. Çünkü bizi çok yalnız bıraktılar. En başta aradılar. Neden şimid kimse gelmiyor?"
Baba Akın Ertaş ise caydırıcı ceza istediklerini belirtetek, sanıkların olası kasttan cezalandırılmasını istedi.
Baba Ertaş, "Biz bu davaya katıldığımızda kızımızın geri gelmeyeceğini biliyoruz. Ama verilecek cezalarının caydırıcı olmasını istiyoruz. Sonuçta ellerinde kızımın kanı var. Herkes işini düzgün yapsın. Yapmıyorlarsa cezalarını çeksinler. UCM sistemi iptal ediliyor. Burada kasıt var. Ben olası kasttan yargılanmalarını istiyorum. Ayrıca Aydın Ceza Mahkemesinde 'Sanıkların gelecekteki hayatları göz önünde bulundurulduğunda şu kadar indirim yapılması' ibaresi vardı. Mahkeme bizim gelecekteki hayatımızı düşünüyor mu? Bizim hayatımız bitti. Herkes '3 tane çocuğu var' diyor. Ellerini vicdanına koysunlar. Bir tane çocuklarını bana verecekler mi?" dedi.
Ailenin avukatı Hakan Arslan da "Kusurların bilinçli taksir olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz" dedi, tüm sanıkların bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten cezalandırılmasını istedi.
Duruşmayı "Zeren için adalet" sloganıyla bir araya gelen üniversite öğrencileri ve Zeren Ertaş'ın arkadaşları da takip etti.




