İzmir Enternasyonal Fuarı 5 Eylül tarihinde kapılarını açacak. 5-13 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan fuarın Kültürpark ev sahipliğinde yapılacağı duyuruldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek olan fuarın Kültürpark’ta yapılması ise çevre odaları tarafından tepkiye neden oldu.
Kültürpark Platformu, Kültürpark’ın 90 yaşında bir yer olduğunu hatırlatarak artık bölgenin insan kalabalığını kaldıramayacak durumda olduğunu dile getirdi. Kalabalık kirliliğinin, bölgenin tarihsel ve doğal yapısına zarar verdiğini belirtti.
Bu sebeplerle gerçekleştirilecek olan fuarın, Kültürpark’ta yapılmaması gerektiği ifade edildi. Gaziemir Fuar Alanı’nın kurulmasıyla beraber Kültürpark’ın ticari işlevinin sona erdirilmesi gerektiği belirtilerek şu açıklamaları yaptı:
Hangi amaçla yapılırsa yapılsın çeşitli sponsorlarla desteklenen fuar ve/veya ticari etkinliklerle parka kurulan eklentiler Kültürpark'ın ekolojik yapısını yıpratmaktadır. Gaziemir'de kurulan fuar alanı ile Kültürpark'ın ticari işlevi sona ermiş olmasına rağmen, büyük ölçekli her türlü ticari fuarın yine bu alanda yapılması Kültürpark'ın misyonu ile çelişmektedir. Fuar ve devasa etkinliklerin yapılabilmesi için, parkın çeşitli yerlerine yapılan bölmeler, kurulan stantlar ve bunların inşasında kullanılan elektrik, araç gereç, iş makineleri, inşaat malzemeleri ile araç trafiğinin yoğun olarak yarattığı gürültü ve kirlilikle Kültürpark'ın yaşlı ve yorgun yapısı her seferinde bir kez daha yara almaktadır. Bütün bunlardan dolayı; Kültürpark içerisinde büyük ölçekli insan, gürültü, duman yoğunluğu olan, sponsorlarla desteklenen ticari hiçbir faaliyet istemiyoruz.
Platformdan yapılan açıklamanın tam metni şu şekilde:
Kültürpark dönemin İzmir Belediye Başkanı Behçet Uz öncülüğünde 1930'lu yıllarda bir 'Halk okulu', 'Halk Üniversitesi' olarak kurulmuştur. Günümüze kadar gelen süreç içerisinde doğal/ekolojik dokusuyla 2. Derece tarihi ve doğal sit alanı olarak tescillenmiş bir 'Kent Parkı’dır. 420 bin metrekarelik alanı ile İzmir'de her kesimden insanın doğal ve tarihi yaşam ile iç içe olabileceği bir vaha durumundadır. Şehrin gürültü ve kalabalığından uzaklaşıp bir nebze de olsa insanların rahat nefes alabildiği bir parktır.
İçerisinde sosyal, kültürel, sportif, sanatsal hemen hemen her türlü etkinliğin yapılabildiği, her yaştaki insana ev sahipliği yapmaktadır.
Bilim insanlarının açıklamalarına göre Kültürpark'ın kullanımına yönelik anlık insan kapasitesi 5.600 kişidir. Parkın yaşlı ve yorgun yapısı artık yoğun insan kalabalığını ve bu kalabalığın yarattığı kirliliği, elektrik yükünü kaldıramamakta, tarihi ve doğal yapısı zarar görmektedir. Parkın sadece insanlar için değil, orasını mesken edinmiş bitki ve hayvanların da içinde olduğu unutulmamalıdır.
Hangi amaçla yapılırsa yapılsın çeşitli sponsorlarla desteklenen fuar ve/veya ticari etkinliklerle parka kurulan eklentiler Kültürpark'ın ekolojik yapısını yıpratmaktadır. Gaziemir'de kurulan fuar alanı ile Kültürpark'ın ticari işlevi sona ermiş olmasına rağmen, büyük ölçekli her türlü ticari fuarın yine bu alanda yapılması Kültürpark'ın misyonu ile çelişmektedir. Fuar ve devasa etkinliklerin yapılabilmesi için, parkın çeşitli yerlerine yapılan bölmeler, kurulan stantlar ve bunların inşasında kullanılan elektrik, araç gereç, iş makineleri, inşaat malzemeleri ile araç trafiğinin yoğun olarak yarattığı gürültü ve kirlilikle Kültürpark'ın yaşlı ve yorgun yapısı her seferinde bir kez daha yara almaktadır.
Bütün bunlardan dolayı; Kültürpark içerisinde büyük ölçekli insan, gürültü, duman yoğunluğu olan, sponsorlarla desteklenen ticari hiçbir faaliyet istemiyoruz.
Platform olarak yaşatarak korumak olan pusulamızın başlıkları;
Bütüncül Ekosistem: Kültürpark, canlı ve cansız tüm bileşenleriyle bir kültür mirasıdır. Burayı mekân edinmiş kedi, kuş, sincap, yarasa, kelebek ve duvarları saran sarmaşıklardan, 7 bini aşkın bitki varlığına kadar her canlının bir bütün olduğu unutulmamalı; alandaki hiçbir uygulama tek bir canlıyı bile olumsuz etkilememelidir. - Kültürpark Platformu olarak, Kültürpark'ın doğal ve ekolojik yapısına zarar verecek her türlü etkinlik ile fuarların yapılmasına son verilmesini istiyoruz. İster "enternasyonal", isterse "yerel" adı ne olursa olsun Kültürpark'ta büyük ölçekli, sponsorlarla desteklenen hiçbir ticari etkinliğe yer verilmemelidir.
7 Gün 24 Saat Yaşayan Bir Kent Parkı: Kuruluş amacına uygun bir "Halk Okulu" işleviyle; her yaş grubundan ve her ekonomik sınıftan bireyin katılacağı kurslar, eğitimler ve spor etkinlikleriyle yılın her günü özenle bakılan bir "Kent Parkı" olmalıdır.
Yılda 10 Gün Değil, Sürekli Sosyalleşme: Kültürpark, sadece eylül ayındaki fuar döneminde hatırlanan bir yer olmamalıdır. Bir performans mekânı olarak yılın sadece 10 günü canlanması çok yetersizdir. Sürekli bir araya gelinebilecek sosyalleşme olanakları yaratılmalı, park "kullanılarak ve yaşatılarak" korunmalıdır. Çocukların ve gençlerin zihnindeki Kültürpark algısını derinleştirmek için kentin bu alanla bağları yeniden güçlendirilmelidir.
Metrekaresi Dolarla Satılan Ticarethaneye Hayır: Kültürpark’ın fuar veya "etkinlik" adı altında sadece gücü yetenin alanı tahrip etme özgürlüğünü satın alması, metrekaresinin dolarla satılması, kurucu iradenin "halk okulu" dediği alanın ticarethaneye dönüştürülmesini kabul etmek olası değildir. Günlerce parka kurulan dev stantlar, özensiz inşaatlar, yoğun elektrik kullanımı ve araç trafiğinin yarattığı kirlilik ile gürültü, parkın ekolojik dengesini altüst etmektedir. Bunların yerine parkın kaldırabileceği boyutta, ücretsiz butik etkinlikler planlanmalıdır.
Değişen Başkanlar, Değişmeyen Vizyon ve Kuşatma: 2000'lerin başında Gaziemir’deki yeni fuar alanı tamamlandığında Kültürpark'taki demonte hangarların kaldırılıp yerine yeşil alan yapılacağı taahhüt edilmişti. Ancak süreç böyle işlemedi. Kültürpark’ın içinde bulunduğu kent dokusuyla olan ilişkisi doğru kurgulanmadı. Giderek derinleşen iklim kriziyle mücadelede, kent merkezinin yegâne "doğal yutak alanı" olan Kültürpark’ın yarattığı mikro klima ve kent iklimine olumlu etkileri, yerel yönetimler tarafından sadece süslü cümlelerle konuşuldu, yazıldı ve geçildi. Parkta "Kongre Merkezi" yapılma endişesiyle sürekli karşı karşıya bırakıldı. Oysaki ziyaretçi programlarından, kullanım çeşitliliğine kadar katılımcı, şeffaf ve denetlenebilir süreçlerin yürütüldüğü bir Alan Yönetim Planı oluşturulmalı, Parkımız Belediye, akademik meslek odaları, Kültürpark Platformu gibi ilgili aktörlerle kurulacak, eşit oy hakkına sahip bir Meclis aracılığı ile yönetilmeliydi.
Basmane Çukuru’nun Kültürpark ile Tarihsel Bütünlüğü: Temelleri 1936’nın ilk günü atılan Kültürpark ile Basmane Çukuru; tarihsel, mekânsal ve işlevsel olarak bir bütündür. Alan üzerinde yapılmak istenen plan değişiklikleri, bu bütünlüğü korumak yerine ticari yapılaşmayı artırarak, Basmane’nin kent içindeki dokusunu parçalama riski taşımaktadır. İzmir merkezindeki ulaşım, altyapı ve kamu hizmetlerine ilave yük bindirecek kararlar yerine; Basmane Çukuru’nun Kültürpark ile bütünleşecek, kamusal niteliğini güçlendirecek ve tüm toplumun eşit şekilde yararlanabileceği şekilde planlanması gerekmektedir.
Tam da bu nedenlerle, ne Kültürpark’ın ne de Basmane Çukuru’nun geleceği sermayenin ya da dönemsel siyasi yönetimlerin insafına bırakılamaz. Bu alanlar ne metrekaresi dolarla satılacak bir fuar hangarı, ne kapasitesinin üzerinde ezilecek bir panayır alanı, ne de sermayeye peşkeş çekilecek bir gökdelen alanıdır. 90 yıllık mirasların omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla, 10 yıldır meydanlarda, salonlarda ve mahkeme koridorlarında haykıran Kültürpark Platformu'nun sesi kentin de sesidir; - Kültürpark ile ilgili yapılacak planlama ve kararlarda kentteki ilgili tüm paydaşları kapsayacak şekilde şeffaf ve özerk bir yapılanma olmasını istiyoruz.
Tüm bu nedenlerle; 5-13 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek "panayır görünümlü", "95.İzmir Enternasyonal Fuarı" öncesi yetkililerden uyarılarımıza kulak vermelerini, bir an önce yapılan yanlış plan ve uygulamalara derhal son vermelerini istiyoruz.





