Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube’de örgütlü emekçiler, Konak Belediyesi’nde çalışan memurların TİS’ten kaynaklanan geriye dönük alacakları ve ödenmeyen sosyal denge tazminatları için belediye önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube Yürütme Kurulu Üyesi Aynur Özkaya okudu. Özkaya, aylardır belediye yönetimiyle görüşmeler yaptıklarını ancak somut ve bağlayıcı bir ödeme takvimi sunulmadığını söyledi.

“SOMUT BİR ÖDEME TARİHİ İSTEDİK”
Emekçilerin taleplerinin başından beri açık olduğunu belirten Özkaya, aylardır süren görüşmelerde farklı tarihler verilerek bekletildiklerini söyledi.
“Bizler görüşmeye giderken talebimiz açık ve netti. Somut bir ödeme tarihi istedik. Kabul edilebilir bir ödeme takvimi istedik. Güvenilir ve bağlayıcı bir plan istedik. Ancak hep aynı cevaplarla karşılaştık. İller Bankası’ndan para gelmedi denildi. Mali durumumuz kötü denildi.”
Görüşmelerde diyalog kapısını açık tuttuklarını belirten Özkaya, buna rağmen sonuç alamadıklarını ifade etti.
“Her görüşmede anlayış gösterdik. Diyalog kapısını açık tuttuk. İyi niyetimizi koruduk. Emekçiyle belediyeyi karşı karşıya getirmeden sorunu çözelim dedik. Ama her defasında önümüze yeni bir tarih konuldu. Önümüzdeki hafta denildi, ay sonu denildi, gelecek ayın ilk haftası denildi, meclis sonrası denildi. Bekledik. Müzakere ettik. Sonuç. Yaptığımız tüm girişimler sonuçsuz kaldı.”
“ARTIK BİZ BEKLEMEYECEĞİZ”
Özkaya, kendilerine bu kez de kasım ayının işaret edildiğini belirterek, emekçilerin artık beklemeyeceğini söyledi.
“Hep ucu açık sözler, hep belirsizlik. Şimdi de bizlere kasım ayını bekleyin deniyor. Artık biz beklemeyeceğiz. Artık bizi oyalamayın. Bize bütçe yok diyenler bilsin ki emekçinin de evinde, mutfağında huzur yok, sabır yok.”
Belediyede çalışan işçilerin de maaşlarını alamadığını söyleyen Özkaya, emekçilerin yaşadığı ekonomik sorunların ortak hale geldiğini ifade etti.
“Biliyoruz ki işçi arkadaşlarımız da maaşlarını alamadı. Bu da kabul edilemez. Biz bu belediyede birlikte üretiyoruz ve maalesef birlikte tükeniyoruz. Bir emekçinin aldığı maaş günlerce, haftalarca, aylarca bekletilecek bir ödeme değildir.”

“EMEKÇİ DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?”
Özkaya, maaş ve TİS alacaklarının gecikmesinin çalışanların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi.
“Emekçi daha ne kadar bekleyecek, kirasını, faturasını ne zaman ödeyecek? Bankaya olan borcunu ne zaman kapatacak? Faiz ödemekten ne zaman kurtulacak?”
TİS alacaklarının bir lütuf olmadığını vurgulayan Özkaya, kazanılmış hakların ertelenmesine tepki gösterdi.
“Toplu İş Sözleşmesi alacakları bir lütuf değildir. Emeğimizin karşılığıdır. Kazanılmış hakların sürekli ertelenmesi, belirsiz tarihlere bırakılması kabul edilemez.”
“KRİZİ YARATAN EMEKÇİ DEĞİL”
Belediyelerin mali sorunlarının farkında olduklarını ancak bunun faturasının çalışanlara çıkarılmasını kabul etmediklerini belirten Özkaya şöyle konuştu:
“Belediyelerin yaşadığı mali sıkıntıların farkındayız. Ekonomik sorunları görmezden gelmiyoruz. Kesintileri de biliyoruz. Bizler bu ekonomik tablonun faturasının bizlere kesilmesini kabul etmiyoruz. Krizi yaratan emekçi değil. Borçlanan emekçi değil. Kaynakları yöneten emekçi değil. Faturayı ödeyecek olan da biz olmayacağız. Biz buna itiraz ediyoruz.”
Belirsizliğin çalışma barışını da tehdit ettiğini söyleyen Özkaya, çalışanların artık bu durumun sürmesine izin vermeyeceğini belirtti. “Her ay maaşlar tam mı yatacak, TİS alacaklarımız ne zaman ödenecek belirsizliğinden artık yorulduk. Bir emekçi kirasını, faturasını, kredisini, sağlık giderlerini, çocuğunun okul masrafını karşılayamıyorsa orada artık ciddi bir sorun vardır.”
“21 EYLÜL’DEN İTİBAREN MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ”
Özkaya, sendika olarak bugüne kadar müzakere ve diyaloğu esas aldıklarını ancak bundan sonraki süreçte eylemliliği artıracaklarını söyledi. “Tüm Bel-Sen 2 No’lu Şube olarak çalışma arkadaşlarımızın iradesi doğrultusunda bugüne kadar müzakere ve diyaloğu esas aldık. Ancak mücadele yalnızca masada yürütülmez. Masada çözüm yoksa emekçiler kendi gücünü ortaya koyar. Hak arama mücadelesi demokratik, meşru ve yasal hakkımızdır.”
Özkaya, 21 Eylül’den itibaren mücadeleyi büyüteceklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “21 Eylül’den itibaren mücadeleyi daha da büyüteceğiz. Çünkü artık tahammülümüz kalmadı. Biz kavga aramıyoruz. Hakkımızı arıyoruz. Biz belediyeyi emekçilerle karşı karşıya getirmek istemiyoruz. Emekçinin hakkını almasını istiyoruz.”

“ELEKTRİK ÇEKMEMİZE İZİN VERMEDİLER”
Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz de eylem sırasında yaptığı açıklamada, demokratik taleplerini kamuoyuna duyurmak için kullandıkları ses sistemine belediyeden elektrik çekmek istediklerini ancak buna izin verilmediğini söyledi. Emekçiler elektriği yan taraftaki berber dükkanından çekti.
Filiz, belediye yönetimine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
“Biz demokratik taleplerimizi haykırmak için buradayız. Ses sistemimizi çalıştırmak için belediyeden elektrik çekmek istedik ancak buna izin verilmedi. Demokratik taleplerimizi aktarmamıza izin vermeyen yönetimin haklarımızı vereceğini hiç sanmıyoruz."
Filiz, Konak Belediyesi’nde çalışan memurların TİS’ten doğan geriye dönük alacakları ve ödenmeyen TİS hakları için somut bir ödeme takvimi talep ettiklerini yineledi.
BAĞIMSIZ YEREL HAK-SEN’DEN DESTEK
Eyleme Bağımsız Yerel Hak-Sen’de örgütlü emekçiler de destek verdi.
Bağımsız Yerel Hak-Sen 3 No’lu Şube Başkanı Cemal Atamer, Tüm Bel-Sen’in yürüttüğü mücadelenin yanında olduklarını söyledi.
Atamer, tüm emekçileri örgütlü mücadeleye katılmaya çağırarak, Konak Belediyesi çalışanlarının hak arayışında Tüm Bel-Sen’in yanında olacaklarını ifade etti.





