SİMYACI
Dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho’nun Simyacı kitabı, yayımlandığı günden bu yana edebiyat dünyasında eşine az rastlanır bir başarıya imza atmıştır. İlk kez basıldığından beri milyonlarca okura ulaşan Simyacı kitabı, 26’dan fazla dile çevrilmiş ve yıllar boyunca çok satanlar listesindeki yerini korumuştur. Türkiye’de de büyük ilgi gören Simyacı, Can Yayınları baskısıyla okurlarla buluşmaktadır. Zamansız anlatımı ve evrensel mesajlarıyla Simyacı kitabı, modern klasikler arasında özel bir yere sahiptir.

KÜRK MANTOLU MADONNA
Türk edebiyatının unutulmaz eserlerinden biri olan Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’nin derin duygusal anlatımı ve insan psikolojisine dair eşsiz gözlemleriyle öne çıkar. Bu roman, hem melankolik bir aşk hikâyesi hem de insanın yalnızlığına dair evrensel bir anlatıdır.
Kürk Mantolu Madonna, okurlarını kendi hâlinde, sessiz ve içine kapanık bir insanın zengin dünyasında keşfe çıkarıyor. Romanın bir tercüme bürosunda çalışan anlatıcısı, büronun eski çalışanlarından Raif Efendi ile ahbaplık kurar. Bir gün hastalanan Raif Efendi’yi evinde ziyarete gider ve ona ait bir defter keşfeder. Gençliğini, başarısız iş deneyimlerini ve ümitsiz aşkı Maria Puder ile olan ilişkisini okuyunca Raif Efendi’nin göründüğünden ne kadar farklı biri olduğunu anlar. Kürk Mantolu Madonna, edebiyatımızın doruk noktalarından biridir.

1984
George Orwell ve 1984: Distopik Bir Dünya
George Orwell’in "1984" adlı eseri, edebiyat dünyasının en etkileyici ve önemli distopik romanlarından biridir. 1949 yılında yayımlanan bu eser, George Orwell 1984 ile geleceğe dair karamsar bir bakış sunar ve totaliter bir rejimin toplum üzerindeki etkilerini güçlü bir şekilde ele alır. "1984", bireyin özgürlüğünü kaybettiği, sürekli gözetim altında tutulduğu, devletin mutlak kontrolüne tabi olduğu bir dünyayı gözler önüne serer. Bu distopik dünya tasviri, bugüne kadar birçok okurun zihninde derin izler bırakmış ve birçok tartışmaya yol açmıştır.

KÜÇÜK PRENS
Dünyanın En Çok Okunan ve En Çok Sevilen Kitabı
Küçük Prens, uçağı çölde arıza yapan bir pilot ile bambaşka bir gezegenden gelen Küçük Prens’in dünyaya yıldızlardan bakan hikâyesidir. Küçük Prens, her biri kendi dünyalarında yaşayan bir kralı, bir kendini beğenmişi, bir ayyaşı, bir iş adamını, bir fenerciyi ve bir coğrafyacıyı ardında bırakıp Dünya’ya gelir. Pilot ile Küçük Prens’in sohbetleri, pilot için olduğu kadar, onun bu hikâyeyi anlattığı okurlar için de kendi hayatlarına bambaşka bir gözle bakmanın yolunu açar.

YABANCI
Yabancı kitabı kısaca, Cezayir’de çıkan olaylar sonucunda yanlışlıkla Arap uyruklu bir vatandaşı öldüren Meursault’un kendi iç hesaplaşmasını, insanlığa ve benliğe karşı yabancılaşmasını konu alıyor.
Yazarın Yabancı, Düşüş gibi daha pek çok kitabını tamadres’te bulabilirsiniz. Yabancı kitabını okumak için tamadres’ten sipariş verebilir ve uygun fiyat, hızlı kargo gibi pek çok ayrıcalıktan yararlanabilirsiniz.

BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
Bülbülü Öldürmek, şimdi de yaldızlı, şömizli, ciltli baskısıyla okurlarla buluşuyor...
“İstediğin kadar saksağan vur vurabilirsen, ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”
Tüm zamanların en sevilen hikâyelerinden biri olan, kırktan fazla dile çevrilen, Oscar ödüllü bir sinema filmi için temel oluşturan ve yirminci yüzyılın en iyi romanlarından biri seçilen Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek; Amerika’nın acımasız bir önyargı ile zehirlenmiş güneyinde geçen, sürükleyici, yürek burkan ve dikkat çekici bir büyüme hikâyesidir.
Büyüleyici güzellikler ve vahşi eşitsizlikler dünyasında haksız yere korkunç bir suçla suçlanan bir “zenci”yi savunmak için her şeyi riske atan bir adamın hikâyesi, çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor.
Şefkat dolu, dramatik ve düşündürücü Bülbülü Öldürmek, okurları insan doğasının köklerine; masumiyet ve deneyime, nezaket ve zulme, sevgi ve nefrete, mizah ve pathosa götürüyor. Harper Lee’nin her zaman basit bir aşk hikâyesi olarak gördüğü romanı, bugün Amerikan edebiyatının bir şaheseri olarak kabul ediliyor.

FARELER VE İNSANLAR KİTABI
Fareler ve İnsanlar, kitapları pek çok dile çevrilmiş ve ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen tüm dünyaca tanınan John Steinbeck’in en çok satan kitaplarından biridir. Fareler ve İnsanlar, iki gezgin çiftlik işçisi olan Lennie Small ve George Milton’ın Büyük Buhran sırasında Kaliforniya’da yaşadıkları trajik olayları konu almıştır. Gazap Üzümleri de yazarın en çok sevilen ve okunması tavsiye edilen kitapları arasındadır.
1937 yılında ilk defa yayımlanan Fareler ve İnsanlar kitabı, pek çok tartışmayı da beraberinde getirmiş ve dünyanın birçok noktasında sansürlenmiş ya da yasaklanmıştır. Günümüzde de kitaplarla ilgili tartışmalar sürmesine rağmen kitabı anlayan ve değerinin farkına varan okurların olması, kitaba olan ilginin azalmadan devam etmesine neden oluyor.
Dünya klasikleri içerisinde yer alan bu kitap, edebiyat tutkunlarının kütüphanelerindeki yerini koruyor ve aynı zamanda yeni okurların da kütüphanelerini zenginleştiriyor. Fareler ve İnsanlar kitabı, sosyal ve kişisel sorgulamalar yapmanıza neden olurken ayrıca dostluk, sevgi, dayanışma gibi değerler üzerinde düşünerek farklı bakış açıları yakalamanıza olanak sağlıyor.

AŞK VE GURUR
Bay Bingley ve onun gizemli arkadaşı Bay Darcy’nin kasabaya taşınmasıyla hayat, Bay ve Bayan Bennet’ın beş bekâr kızı için daha heyecan verici hâle gelmişti. Elizabeth Bennet, gözde bekâr Fitzwilliam Darcy ile tanıştığında onu çok kibirli ve sevimsiz buldu. Eliza’nın ne güzelliği ne de neşeli tabiatı adamın ilgisini çekebilmişti.
Darcy’nin yakın dostu Bingley ile Elizabeth’in ablası Jane arasındaki ilişkinin bitişinde de Darcy’nin parmağı olduğu ortaya çıkınca, Elizabeth ondan ölesiye nefret etmeye karar verdi. Ancak aşk yeterince güçlüyse, ön yargılar ve yanlış anlaşılmalarla dolu olaylar bile kadere engel olamazdı.

DÖNÜŞÜM
Gregor Samsa’nın bir böceğe dönüşümü, modern dünya edebiyatının en meşhur anlatılarından biri olma özelliğini bugün de koruyor. Son derece absürt ve baştan sona gerçeküstü olay örgüsü, 1915’te yayımlanan novellanın yarattığı olağanüstü etkide önemli bir pay sahibi olmakla birlikte, esasen Dönüşüm’ü modern düzyazının köşe taşlarından biri hâline getiren, hiç şüphesiz Kafka’nın edebi tasavvurunun radikal doğasıdır.
Kafka’nın en özgün anti-kahramanı olan hikâyenin başkarakteri Gregor Samsa, ailesinin borçlarını ödemek uğruna tükenme noktasına gelmiştir ve grotesk dönüşümü, kendisini kurban ettiği bu zilletin fiziksel bir tezahürüdür aslında:
“Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında kendisini yatağında korkunç bir böceğe dönüşmüş buldu.”
Metin, Samsa’nın dönüşümden önceki hâli hakkında hiçbir bilgi sunmaz bize; sadece bu çifte hâliyle, dev bir böceğin bedenindeki pazarlamacının bilinciyle tanırız onu. Ama bu sabahki uyanış bir mutasyon değil, yalnızca bir farkındalık anıdır belki de.
“Uyanmış” ve günlük çalışma hayatının anlamsızlığını, insan sıcaklığından tamamen yoksun olduğunu, duygusal yaşamının sefilliğini, en önemlisi de kendi bedenine ve onun ihtiyaçlarına yabancılaştığını fark edivermiştir.

SUÇ VE CEZA
Raskolnikov, tefeci Alyona İvanovna’yı öldürerek hem kendini maddi olarak rahatlatmayı hem de topluma bir iyilik yapmayı düşünüyor. Ona göre, Alyona gibi insanlar toplum için birer parazit ve onların ortadan kaldırılması, genel iyilik için gerekli.
Ancak işler planladığı gibi gitmiyor. Cinayet sırasında beklenmedik bir durumla karşılaşıyor ve Alyona’nın masum kız kardeşi Lizaveta’yı da öldürmek zorunda kalıyor. Bu olay, Raskolnikov’un vicdanında derin yaralar açıyor ve onu içsel bir hesaplaşmaya sürüklüyor.
Cinayetin hemen ardından Raskolnikov, ağır bir hastalığa yakalanıyor. Bu fiziksel rahatsızlık, aslında onun içsel çatışmalarının bir yansımasıdır. Suçluluk duygusu, paranoya ve pişmanlık, onu adeta esir alıyor. Polis müfettişi Porfiry Petroviç’in zekice sorgulamaları da eklenince, Raskolnikov’un üzerindeki baskı daha da artıyor.





