ZEYNEP MUTLUSOY / İZ GAZETE - Hayvan Hakları Platformu Türkiye Platform temsilcilerinden Ali Alper Ilgaz, Antalya Kirişçiler Bakımevi arazisi ve çevresindeki ormanlık alanda gerçekleştirdiğini belirttiği saha incelemeleri, tarihsel uydu analizleri ve zemin bulgularına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı.
Platform temsilcilerinden Ali Alper Ilgaz yaşananları tespit ederek, almış olduğu görüntüleri sunarak acil çözüm bulunması gerektiğini belirtti. Hayvanların toplu olarak gömüldüğü ve sayıların uyuşmadığını belirterek savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını aktardı.
"HAYVANLARI TOPLU ŞEKİLDE GÖMÜYORLAR"
Platform temsilcilerinden Ali Alper Ilgaz da açıklamasında, hayvanların toplu şekilde gömüldüğünü öne sürdü.
Ilgaz, “Toplama yasası çıktıktan sonra bu kadar ihlaller normal değil. Bu yasanın ne kadar korkunç ve kalkması gerektiği bu olayla belli oluyor. İnsanlar bahane ederek ‘yerimiz yok’ diyerek hayvanların telef olmasına vesile oluyorlar ya da sebep oluyorlar” dedi.
Hayvanların iğneyle öldürüldüğünden şüphelendiklerini belirten Ilgaz, “Biz iğnelerin canlı yapıldığını şu yönden anlıyoruz. Sağlıklı hayvana yapıldığında o hayvan acıdan dilini parçalıyor. Bizim gördüğümüz hayvanlarda dipdiri hayvanları iğne vurarak öldürüyorlar” ifadelerini kullandı.
Hayvanların ölüm sayılarına ilişkin kayıtların açıklanmadığını savunan Ilgaz, “Rakamları vermiyorlar. 1000 tane hayvan vardı, 900'ü öldü. Nasıl öldü bunlar? Hayvanları toplu olarak gömdüklerini yakaladık ve savcılığa suç duyurusunda bulunduk” diye konuştu.
Açıklanan rakamlarla kendi tahminlerinin uyuşmadığını belirten Ilgaz, “Barınak arkasındaki arsaya, oraya döküyorlar. Çöp gibi üstünü kapatıp gidiyorlar. Mevzuata uygun hareket etmiyorlar. Kaydı olmayan hayvanların öldürülüp atıldığına dair şüphelerimiz var. O barınağa hayvan girdi mi kayıtları yapılması lazım. Şimdi hayvanların hepsine bakmamak için öldürdüklerinden şüphe ediyoruz” dedi.
PLATFORM KONU İLE İLGİLİ AYNI ZAMANDA BASIN BÜLTENİ YAYIMLADI
Hayvan Hakları Platformu Türkiye, açıklamasında söz konusu faaliyetlerin Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek TCK’nın 281. maddesine, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 40 ve 41. maddelerine ve TCK’nın 257. maddesine atıfta bulundu.
Platform, defin alanlarının üzerinin iş makineleriyle kapatılması ve alanlara çit çekilmesinin adli incelemeyi engellemeye yönelik olduğunu savunarak bunu TCK m. 281 kapsamında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” iddiasıyla ilişkilendirdi.
5199 sayılı Kanun’un 40 ve 41. maddelerine ilişkin olarak ise ölen hayvanların mikroçip kayıtları, otopsi raporları ve tıbbi imha belgeleri tutulmadan açık araziye gömülmesinin mevzuata aykırı olduğunu öne sürdü.
Platform ayrıca kamu yetkisi ve iş makinelerinin hayvanların yaşamını korumak yerine kayıtsız ölümlerin ve idari kusurların üzerini kapatmak amacıyla kullanıldığını savunarak TCK m. 257’ye ilişkin suç isnadında bulundu.
EN AZ 8 BÜYÜK MEZAR ÇUKURU TESPİT EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ
Platformun saha tespitlerine ilişkin açıklamasında, Kirişçiler Bakımevi’nin hemen doğusundaki ormanlık alanda en az 8 devasa mezar çukuru tespit edildiği belirtildi. Çukurların her birinin 'olimpik yüzme havuzu/futbol sahası ölçeğinde' olduğu öne sürülen açıklamada, aynı çukurlara en az iki veya üç kez araçlarla boşaltım yapıldığı iddia edildi. Platform ayrıca, çukurların üzerlerine kireç atılmadan yalnızca toprak ve büyük kayalar dökülerek kapatılmaya çalışıldığını açıkladı. Alanların büyüklüğü ve derinliği dikkate alınarak, yok edilen hayvan sayısının on binleri bulduğu tahmininde bulunuldu. Taze defin yapıldığı belirtilen alanların üzerindeki sık çalı ve orman dokusunun iş makineleriyle tıraşlandığı, zeminin düzleştirildiği ve alanlara tel çit çekildiği öne sürüldü.
Bu alanların 'Yeni yaşam alanı' adı altında adli incelemeye kapatılmak istendiğini iddia edildi.
ÇUKURLARDA SAĞLIKLI KÖPEK VE YAVRU BEDENLERİ BULUNDUĞU İDDİASI
Açıklamada, ormanlık alandaki çukurlarda yapılan incelemelerde hastalık nedeniyle zayıflamış ya da boğuşma ve ısırık izleri taşıyan hayvanların yanı sıra, 'son derece sağlıklı, kilolu, bakımlı yetişkin köpekler' ile yeni doğmuş yavruların cansız bedenlerine ulaşıldığı öne sürüldü. Bedenlerde ısırılma izi bulunmamasının, ölümlerin zehirleme veya 'uyutma' yöntemiyle gerçekleşmiş olabileceği şüphesini güçlendirdiğini belirtti. Ayrıca defin alanlarında hem buzhanelerden çıkarılarak alana dökülmüş donmuş bedenlerin hem de taze ölümlerin aynı çukurlara üst üste döküldüğünün fotoğraflarla belgelendiği ifade edildi.
145 PİTBULLUN AKIBETİ SORULUYOR
Hayvan Hakları Platformu Türkiye, belediye kayıtlarında bulunduğunu belirttiği 145 yasaklı ırk köpeğin tesisteki padoklarda bulunmadığını bildirdi.
Platform, söz konusu hayvanların mikroçip kayıtlarının ve akıbetlerine ilişkin kayıtların açıklanmasını talep etti.
Açıklamada, çukurlardan çıkarılarak adli inceleme amacıyla laboratuvara gönderilen bedenlerin ileri derecede nekroza uğramış olması nedeniyle kesin ölüm nedeninin belirlenemediği de kaydedildi.
Platform, bu nedenle özellikle taze defin yapıldığı belirtilen alanlarda acil şekilde fethi kabir ve adli keşif yapılması gerektiğini vurguladı.
SAVCILIĞA SUNULDUĞU BELİRTİLDİ
Hayvan Hakları Platformu Türkiye, hazırlanan dosyanın 8 ayrı çukurun konumları, uydu verileri ve saha fotoğraflarını içerdiğini ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulduğunu açıkladı.
Platform, Cumhuriyet Başsavcılıklarına Kirişçiler Bakımevi ve çevresindeki tüm inşaat ve zemin düzleme faaliyetlerinin derhal durdurulması, alana el konulması ve nöbetçi savcı, Antalya Barosu ile Veteriner Hekimler Odası gözetiminde adli keşif ve fethi kabir kararı verilmesi çağrısında bulundu.
İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin de acilen Antalya’ya sevk edilmesini isteyen platform, belediye yönetimine ise çalışmaların yalnızca 'ağaçlandırma' faaliyetinden ibaret olduğunun söylenmesi halinde, bağımsız heyetler ve basın huzurunda söz konusu çukurlarda zemin incelemesi yapılmasına izin verilmesi çağrısı yaptı.





