Güzelbahçe’de 15 yıldır aynı evde yaşayan Mesut ve Gönül Anıl çifti, komşularıyla yıllardır devam eden anlaşmazlıklarının ardından kendilerini giderek daha zor bir durumun içinde bulduklarını söyledi. 95 yaşındaki Mesut Anıl ve 78 yaşındaki Gönül Anıl’ın anlattıklarına göre, sorunların merkezinde sokak hayvanlarını beslemeleri ve evlerinin çevresindeki kedilere bakmaları bulunuyor.
TEMİZLİK VE DEZENFEKSİYON İŞLEMİ YAPILDI
Çiftin elindeki belgelere göre ise süreç yalnızca komşuluk tartışmalarından ibaret değil. İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin 14 Ocak 2026 tarihli kararında, Güzelbahçe Belediyesi'nin başvurusu üzerine, belirli bir konuttaki çöplerin tahliye edilmesi ile temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerinin yapılmasına izin verildiği görülüyor. Çift ise 11 Mart'ta gerçekleştirilen işlemin ardından evlerinin yaşam alanı olmaktan çıktığını savunuyor.

“KEDİLERİ BESLİYORUZ DİYE BAŞLADI”
Gönül Anıl, komşularıyla yaşadıkları sorunların yaklaşık 15 yıl önce, henüz eve yeni taşındıkları dönemde başladığını anlattı. Anıl'ın iddiasına göre, komşularından biri daha o dönemde kendilerini evden göndermek için imza topladı. Engelli raporu olan çift, daha sonraki yıllarda hakaret iddiasıyla açılan bir davanın da görüldüğünü ve bu davadan beraat ettiklerini belirtti.
“BERAAT ETTİK AMA DAVALAR SÜRÜYOR”
Gönül Anıl, yaşanan hukuki sürecin ardından kediler üzerinden yeni tartışmalar yaşandığını belirterek, “Ben sokak kedilerini besliyorum. Hasta olanlara evde bakıyorum. Bir gün buraya geldiklerinde yine kediler üzerinden konuşuldu. Ancak mahkeme sürecinde hakim, davanın kedi besleme davası olmadığını, hakaret iddiasının görüşüldüğünü söyledi. Sonuçta biz beraat ettik.” Çift, buna rağmen kendileri hakkında farklı başvuruların ve davaların devam ettiğini öne sürdü.

“KAMYONLARLA EŞYALARIMIZI GÖTÜRDÜLER”
Anıl çifti, kendileri için en büyük kırılma anının 11 Mart'taki işlem olduğunu belirtiyor. Gönül Anıl, aralarında zabıta, polis, belediyenin farklı birimlerinden personel ve temizlik görevlilerinin bulunduğunu söylediği kalabalık bir ekibin eve geldiğini anlatarak, “Evi tamamen boşaltın dediler. Biz de ne olduğunu anlamaya çalıştık. Evdeki eşyalarımız kamyonlara yüklendi. Belgelerimiz, fotoğraf albümlerimiz, yıllardır biriktirdiğimiz şeylerimiz gitti. 96 yıllık hayatımızın fotoğrafları vardı. Atalarımızın fotoğrafları vardı. Hiçbir şey bırakılmadı” dedi. Anıl çifti, bazı kişisel eşyalarını daha sonra çöplerin arasından geri alabildiklerini de ekledi. Gönül Anıl, “Günlük kullandığım çanta, cüzdanım, bazı belgeler çöpe atılmıştı. Çöpten geri aldık. Telefon elimdeydi. Şarj aletimi bile götürmüşler. Ayakkabılarımız, sağlık gereçlerimiz, kişisel eşyalarımız... Ne varsa gitmişti” diye konuştu. Mesut Anıl ise eşyalarının bir bölümünü geri alabilmek için uzun süre uğraştığını belirterek, “Bir saatte zor aldım elektrikli ısıtıcıyı. Şömine için kullandığımız odunlar bile götürülmüştü. Bizi burada bırakıp gittiler” ifadelerini kullandı.

ALTI AYDIR BU EVDE BÖYLE YAŞIYORLAR
Çift, 11 Mart'tan bu yana evlerinin eski haline getirilmediğini belirtiyor. Yukarıdaki iki katın büyük ölçüde boş olduğunu söyleyen Anıl çifti, alt kattaki birkaç yatakla yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Evde şu anda buzdolabı bulunmadığını, yiyeceklerini uygun koşullar olmadan muhafaza etmek zorunda kaldıklarını anlatıyorlar. Gönül Anıl, “Alt katta barınıyoruz. Buzdolabımız yok. Yataklarımız var ama onları bile doğru düzgün kullanamıyoruz. Her şey darmadağın. Altı aydır bu şekildeyiz” dedi.
Çiftin evinde yaşatmaya çalıştıkları ve bakımını üstlendikleri hasta kediler de var. Gönül Anıl, sokak hayvanlarını bırakmak istemediğini belirterek, bakımını üstlendiği kedilerden söz etti.
“Ben sokak hayvanlarını bırakmak istemiyorum. Hasta olanlara bakıyorum. Onları burada yaşatmaya çalışıyorum.”
Güzelbahçe Belediyesi'nin kendilerine günde bir öğün yemek ulaştırdığını belirten çift ise bunun dışında yaşamlarını kendi imkanlarıyla sürdürmeye çalıştıklarını söylüyor.
İKİSİNİN DE ENGELLİ RAPORU VAR
Çiftin sunduğu sağlık kurulu raporlarında Gönül Anıl'ın yüzde 46, Mesut Anıl'ın ise yüzde 42 oranında sürekli engellilik durumunun bulunduğu görülüyor. Gönül Anıl'ın raporunda işitme kaybının yanı sıra yürüme bozukluğu ve çeşitli ortopedik rahatsızlıklar yer alırken, Mesut Anıl'ın raporunda ise iki taraflı sensörinöral işitme kaybı bulunuyor. Çift, yaşları ve engellilik durumları nedeniyle mevcut koşullarda yaşamanın kendileri açısından çok daha zor olduğunu ifade ediyor. Gönül Anıl, “İkimiz de yaşlıyız, ikimiz de engelliyiz. 96 yaşındaki bir insanın yürümesi ne kadar sağlıklı olabilir? Buna rağmen yaşamaya çalışıyoruz” dedi.
BU KEZ DE “SAĞLIK DEĞERLENDİRMESİ” YAZISI GELDİ
Çiftin eline son olarak 9 Temmuz 2026 tarihli İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden bir yazı ulaştı. Belgelerde, mahkemede görülen tedavi amaçlı kişisel koruma kararı davası kapsamında çiftin sağlık durumunun değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde ilgili sağlık kuruluşlarına sevk edilmesi ve rapor düzenlenmesi istendiği görülüyor. Çift, söz konusu yazının ardından polis eşliğinde sağlık kuruluşuna götürüldüklerini anlattı. Gönül Anıl, “Polis sabah geldi ve bizi hastaneye götürdü. Muayene için bir ücret gerektiğini söylediler. Benim böyle bir talebim yok ki. Başkası talep etmiş, masrafını neden ben ödüyorum diye düşündüm. Polis de işlemlerin sonucuna göre yeniden götürülebileceğimizi söyledi” ifadelerini kullandı. Çift, bu sürecin de kendilerini evlerinden uzaklaştırmaya yönelik girişimlerin devamı olduğunu düşünüyor. “Bizi buradan çıkarmak istiyorlar” diyen Gönül Anıl, daha önce de huzurevine yerleştirilmek üzere kendilerine başvurular yapıldığını söyledi.

“HUZUREVİNE GİTMEK İSTEMİYORUZ”
Anıl çifti, kendilerine huzurevi seçeneği sunulmasına karşı çıkıyor. Gönül Anıl, “İki kez huzurevinden geldiler. Bizi götürmek istediler. Biz gitmek istemiyoruz. Böyle bir talebimiz yok. Hürriyetimize çok düşkünüz” dedi. Ancak çift, mevcut evlerinde bu koşullarda kalmak konusunda da ısrarcı olmadıklarını özellikle vurguluyor. Onların istediği, yaşlarına, sağlık durumlarına ve yaşam biçimlerine uygun bir çözüm bulunması.
“Bizim şartlarımıza uygun başka bir yere tabii ki gideriz. Ama yaşam şartlarımıza uygun olmalı. Apartmanda yaşayamayız. Kedilerimizi de barındırabileceğimiz bir yer olmalı. Ben sokak hayvanlarını bırakmak istemiyorum.”
“BİZİ BURADA ÖLÜME TERK ETMİŞ GİBİLER”
Yaklaşık altı aydır bu koşullarda yaşamaya devam ettiklerini belirten çift, yetkililerden kendilerine uygun bir çözüm bulunmasını istiyor. Gönül Anıl, “11 Mart'tan beri kimse gelip ‘Nasılsınız, neye ihtiyacınız var?’ diye sormadı. Bir öğün yemek geliyor, onu takdir ediyoruz. Ama bizim sağlık gereçlerimiz yok, yaşam gereçlerimiz yok. Bizi burada ölüme terk etmiş gibiler” dedi. Mesut Anıl ise yaşadıkları sürecin yalnızca kendileri açısından değil, yıllardır biriktirdikleri anılar açısından da ağır olduğunu söyleyerek, “Bizim bütün hayatımız buradaydı. Belgelerimiz, fotoğraflarımız, kitaplarımız vardı. Biz okuma şampiyonuyuz. Kütüphanemiz vardı. Şimdi bakın, evimizin haline...” diye konuştu.

“İNSANİ BİR ÇÖZÜM BULUNSUN”
Çift, bir yandan yaşamlarını sürdürmeye, bir yandan da bakımını üstlendikleri hasta kedileri yaşatmaya çalışıyor. Onların çağrısı ise tartışmanın taraflarından biri olmak değil, yaşlarına, engellilik durumlarına ve yaşam koşullarına uygun insani bir çözüm bulunması. Yaşlı çift son olarak şunları söyledi: “Bizi huzurevine göndermesinler. Yaşayabileceğimiz şartlara sahip bir yer bulunsun ya da evimiz yeniden yaşanabilir hale getirilsin. Bizim istediğimiz bu."



