Yeni Parti İzmir İl Kongresi geçtiğimiz hafta düzenlendi. İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, kongre sürecini ve ön seçim uygulamasını eleştirerek yaşananların temsili demokrasinin en zayıf örneklerinden biri olduğunu ifade ederek değerlendirmelerde bulundu.
Kartal, “Temsili demokrasinin en vasat hâllerinden biri bu. Sembolik olarak yaptıkları ön seçimde iki başkan adayı yarıştı. Tüm genel merkez müdahalelerini bir kenara bırakarak söylüyorum. Bir başkan adayının son anda adaylığını açıklamasını da bir kenara bırakarak söylüyorum. Bir tanesi kazandı. O kazanan aday, şimdi kongre delegeleriyle, il delegeleriyle bunu resmiyete dökmüş oldu” dedi.
"MÜKÂFATLANDIRMALARLA DOLU BİR LİSTE"
Kartal, ön seçimin gayri resmi ve delegelerin temsili olduğunu vurgulayarak, “Bir kişiye, Çağatay Güç’e temsil edilmiş bir il yönetimi ile karşı karşıya kaldık. Doğal olarak ön seçimle ilgili cezalandırmalar ve mükâfatlandırmalarla dolu bir liste gördük. Hiç kimse siyasi partiler kanunun ön gördüğü bir kongre yani ön seçim varmış gibi bir kongre ve çarşaf bir liste olsaydı; insanlar kendileri bile yönetim listesine dahil olarak belki listeyi delebilirlerdi” ifadelerini kullandı.
ÖZEL DIŞINDA GENEL BAŞKAN ADAYI DA ÇIKMAYACAK
İl başkanı, ilçe başkanı ve genel başkan seçimlerinde ve Özgür Özel’in genel başkan adaylığında uygulanan sistemleri eleştiren Kartal, “Aziz Kocaoğlu il başkanı seçilmese bile ekibinden isimler il yönetimine girebilir ve kurultay delegesi olabilirdi. İzmir’den 50 küsur kurultay delegesi seçildi. Çağatay Güç, eline kâğıdı kalemi aldı ve “Beni seçtiniz” dedi. İstişare ederek 50 kişilik kurultay delegesi listesini yaptı. İddia şu ki, il başkanını, ilçe başkanını ve genel başkanı da üyelerin seçeceği yönünde. Bu tablo içerisinde Özgür Özel dışında bir genel başkan adayı da çıkmayacak. Zaten öyle bir tartışma söz konusu değil. Yeni Parti’nin genel başkan tartışması var ama Özgür Özel’in Parti Meclisi’ne, MYK’sına listeyi delerek girebilme ihtimali an itibarıyla söz konusu bile değil. Çünkü Türkiye’nin her yerinden seçilmiş il başkanları ile delegeler zaten yazıldı. Üyeler sandıklara gidecek, genel başkanı seçecekler ama Parti Meclisi’ni kim seçecek? Parti Meclisi’ni genel başkan seçecek. Muhtemelen Özgür Özel kimseyle yarışmayacak ve Parti Meclisi’ni kendi elleriyle yazacak” dedi.
“YENİ TEK ADAMLAR YARATAN SİSTEM”
Kartal, Özgür Özel’in şu anki sisteminin tatlı görünmesinin altında yeni tek adamlar yaratan bir sistemin başlangıcı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Belki bugünkü konjonktürde Özgür Özel’in sıcak bakmadığı, görmediği, anlamadığı ve radarına girmeyen bir isim bu vesileyle Parti Meclisi’ne girmemiş olacak. Bugün listelerde Parti Meclisi’ne giremeyen isimler sonrasında siyaset yapıp kendilerini Parti Meclisi’nde gösterebilir ve genel başkan adayı çıkararak siyasette ilerleyebilir mi? Nereden bakarsan bak, üyeler il başkanını da genel başkanı da seçecek. Böyle tatlı görünen sembolik işlem, aslında tersten yeni tek adamlar yaratan bir sistem hâline gelmiş oldu.”
"YENİ PARTİ DEĞİL ALIŞKANLIKLARIN TAMAMI ESKİ"
İzmir'de Cumhuriyet Halk Partisinin 210 bin üyesinin 60 bin civarının Yeni Parti'ye katılmasına rağmen, ön seçimde oy kullanan 32 bin kişinin sadece 18 bin kişisi Çağatay Güç'e oy verdiğini ifade ederek, "Yani CHP’nin yüzde 10’unun temsil eden bir Çağatay Güç hatta sembolik olduğu söylenen il delegelerinin önemli bir kısmının sandığa gitmediği, 56 tanesinin sandığa gitmesine rağmen Çağatay Güç’e oy vermedi. Yani üyeler seçecek bir onaylayacağız diyenler bile ayak uydurmadığını görmüş olduk. Ön seçim yapacağız ama sembolik delegeler onu onaylayacaklar kısmı yarın devam etmeyebilir, kavgalar çıkar sorusunu sorduğumda, Yeni Partili aktör ‘Hangi yarın, zaten bu partinin yarını yok’ bu parti aslında şu anda partide aktör olan isimlerde biliyor. Bir yeni parti değil, alışkanlıkların tamamı eski. İzmir il kongre süreçlerinde çok etkin bir isimle sohbet ettiğimde genel merkez müdahaleleri, tek adam dayatmaları ve liste hazırlanış bakımından ayrıldıkları CHP’den geçmişten gelen hataları ve alışkanlıklarında hiçbir farkı olmadığını söylüyorlar" dedi.
"YENİ PARTİ DEĞİL GEÇİÇİ PARTİ"
O yüzden yeni parti değil geçici parti adı. Herkes biliyor ki son dönem Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığı bıraktığında geri dönecek geri partisine. Kemal Kılıçdaroğlu varken de çokça ismin geri döneceğini tahmin ediyorum. O da olmadı bir yerel seçimden sonra Kemal Kılıçdaroğlu bıraktıktan sonra kavimler göçü başlar. O yüzden bu partiye tarzı şekli siyaset yapma yöntemleri söylemleri farklı yepyeni bir parti ve geleceğe yürüyor anlamını yükleyen maalesef tüm yurttaşlarımız hayal kırıklığına uğrayacak.
Yeni Parti’yi İzmir’de Ensar Aytekin, Çağatay Güç ve Özgür Özel örgütlüyor. Çağatay Güç’ün CHP’de aday olarak dayatılma sürecini de düşünürsek, aslında Ankara-İstanbul eksenli, İzmir dışından bir aday belirlenmesi söz konusu. Ensar Aytekin Balıkesir Milletvekili, Özgür Özel ise Manisa Milletvekili. Ancak dışarıdan çok fazla müdahalede bulunulmuştu. Buna en net çıkışı ön seçimde Aziz Kocaoğlu göstermişti.
"İZMİR'İN SİYASETİNİ DİZAYN ETMEYE ÇALIŞANLAR VAR"
Kartal, geçmiş programlarda 'İzmirliler bir gün patlar ve İzmir duruşuyla karşı çıkarlar' sözlerini hatırlatarak Kocaoğlu’nun da bu ifadeleri kullandığını ifade ederek, “Buna ilk işaret fişeğini yakan isim oldu. Genel merkezden bir plan yapılıyor. İzmir’in hiçbir iradesi yok diye düşünebiliriz ama var. Genel merkez, Manisa, Balıkesir, hatta Malatya hattıyla İzmir’in siyasetini dizayn etmeye çalışanlar var. Buna itirazlar da var, yanlarında görünüyor olmalarına rağmen” dedi.
"ÇAĞATAY GÜÇ'ÜN PARTİSİNİN TEMELLERİ ÇOK ZAYIF"
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi Burak Ali Durak’ın İzmir’deki örgütlenme açısından önemli isimler olduğunu belirten Kartal, bu isimlerin etkisi olmadan Yeni Parti’nin İzmir’deki temellerinin çok daha zayıf kalacağını düşündüğünü ifade etti.
Kartal, "Çağatay Güç’ü desteklemelerine, Karşıyaka’da binlerce üye yapmalarına ve iyi örgütlenmelerine rağmen genel merkezin üzerini çizebileceği ilk isimlerden birinin Burak Ali Durak olabileceğini düşünüyorum. Çünkü Burak Ali Durak, eski Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak’ın oğlu ve şu anda Karşıyaka Belediye Meclisi üyesi. Genel merkezin ne kadar suyuna gitse de ne kadar uyumlu davransa da Aziz Kocaoğlu’nun “İzmir duruşu” dediği yerden bir Karşıyaka duruşu sergiliyor" dedi.
Kartal, “Burak Ali Durak, ‘Biz Karşıyakalılar, Karşıyaka ile ilgili sözümüzü kendimiz söyleyelim. İzmir’i biraz da İzmirliler belirlesin’ diyor. Geçmiş tecrübelerime baktığımda bunun da genel merkezin pek hoşuna gitmeyen bir şey olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Kartal, yaşanan sürece ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Demokrasicilik oynanmış oldu. Benim özetim değil, yaşananlar bu tanımı karşılıyor.”




