Tivi6'da Derya Özmen'in Dosya Altı programında siyaset gündemi ve İzmir'deki gelişmelere ilişkin konuşan İz Medya Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, Halk TV'ye atanan kayyım çerçevesinde basın özgürlüğü ve hak mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BİZİM İÇİN YAŞAMSAL"

"Örgütlü toplum ve örgütlü basın olmadan basın ve ifade özgürlüğünden bahsetmemiz mümkün değil." sözlerini kullanan Kartal "Gazetecilik maalesef cezaevi kapısına en yakın mesleklerin başında, gazeteciler mesleklerini bunu hissederek yapıyorlar. Ekonomik sorunlar, sansür, baskı... Bu süreç otosansüre dönüşüyor. 10 yıl önce konuştuğumuz tonda konuşamadığımızı görüyoruz. Bu yüzden basın özgürlüğünü savunmak bizim için yaşamsal.” diye konuştu.

“BASIN ÖZGÜRSE TOPLUM ÖZGÜRDÜR”

Kartal, yurttaşın da bu eylemleri sahiplendiğini görmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

Hep sadece gazetecilerin mücadele etmesiyle sağlanamaz, basının özgür olması gazetecilerden daha çok vatandaşları ilgilendiriyor. Kayyım yasak sansürle yayın kurumları baskılanırsa işlerini yapamaz hale gelirler. Basın, özgürlüklerinden olursa esasen kaybeden toplum oluyor. O yüzden basın özgürse toplum özgürdür. Fon vurgunlarıyla milyarları götüren siyasiler varken haber yapan gazetecilerin evleri basılıp cezalandırılıyor. Konuşulmasını insanların öğrenmesini istemediklerinde, her ne kadar demorkat olsalar da, elindeki gücü gazeteci üzerinde kullanıyor.

Kartal, madencilerin Ankara’daki haklarını mücadele ederek kazandığını hatırlatarak “Bunun bir sebebi çok haklı olmalarıysa bir sebebi de duyuran medya kuruluşlarının olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Hak mücadelesinin ortaklaşması gerektiğine dikkat çeken Kartal, şunları söyledi:

Belli ki bu mücadele bu topraklarda bitmeyecek. Sadece gazetecilere bırakılamaz, işçiler, kadınlar, köylüler, öğrenciler gençler, herkesin kendi mücadelesinin yanında basın özgürlüğü için mücadele ettiklerine kendi taleplerinin önünü de açmış olacaklar .Yoksa milyonlarca insan sesini duyuramaz hale gelebilir.

Basın özgülüğü eylemlerinin İzmir’de ve pek çok kentte kitleselleşmesinin hak mücadelesini genişleteceğine işaret eden Kartal, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımı üzerinden eylemin bir siyasi parti propagandaya dönüştürülmeye çalışıldığını ve meslektaşlarının da bu anlayışa haklı bir tepki gösterdiğini de dile getirdi.

"HALK TV'YLE DUYGUDAŞLIK VARDI"

Kartal, kayyım hakkında ise Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu’nun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki göstermesini eleştirdi. Kartal, şunları aktardı:

İzmir ve Ege’de 1. sırada Halk TV vardır, bu geleneği sürdürenler ve 25 yıldır siyasi iktidardan bıkmış olanlar açısından duygudaşlık vardı. İsmi ve muhalefetin sesi olma cesareti göstermesi nedeniyle Gezi’den beri duygusal bağ kurulmuştu. Ama şöyle bir durumla karşı karşıyayız. 2 yıldır muhalefetin tüm renklerinin sesi olmaktan uzaklaşıp bir siyasi partinin bir kliğinin yakın çevresinin yönettiği belli isimlerin ekrana çıktığı onların söylemleriyle yayınlar yapan bir kanal haline gelmişti. Bu dostça bir eleştiri.

"TEK SESLİLİK OLMASAYDI SALDIRI GERİ PÜSKÜRTÜLEBİLİRDİ"

Halk TV’nin yayın politikasında darlaşmaya işaret ederek TİP Milletvekilleri Sera Kadıgil ve Erkan Baş’ın madencilerin eyleminde spikerin arkasında çıktığını hatırlatan Kartal şunları aktardı:

Yayına çıkarılamaycakların olduğu 'kara listenin' epeyce uzadığı, sadece yayın politikasına uyugn konuşarın tartışıldığı, daha dar bir kliğin sesi haline gelen bir kanal oldu. Maalesef bu duygudaşlığın yavaş yavaş kopmaya başladığını düşünüyorum. Ama kayyım atama kapatma asla olmaz olmamalı. Geniş kesimlerin kendini bulduğu bir kanal olarak kalsaydı bu baskıya bu kadar maruz kalmayabilirdi, saldırı daha büyük tepkilerle püskürtülebilirdi. Diyelim ki Cafer Mahiroğlu’nun ticari ilişkilerini ben bilmem, kendisi ‘yargılanmaktan kaçmıyoruz’ diyor. Velev ki var, gazete patronajını cezalandırmak için tüm çalışanlar ve izleyiciyi cezalandırmak asla kabul edilemez. Cafer Mahiroğlu’nun haklı öfkesini Kemal Kılıçdaroğlu'ndan önce siyasi iktidara karşı göstermesi gerektiğini düşünüyorum. 'Frekansı iptal edilmeli' diyen MHP’ye tepki göstermeli.'CHP Genel Başkanı bizi eleştirdi acaba teşvik edici olmuş mudur?’ dese daha mantıklı olabilir. Meslektaşımız, eski sunucu Gözde Şeker de bu eleştiriyi paylaşmıştı, ‘1 yıldır bekliyorduk, Kılıçdaroğlu eleştirdi diye kayyım atandı demek doğru değil’. Kayyım politikasını bile Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bilinir hale getirmek kendi izleyicisine haksızlık.

ESHOT duyurdu: 29 Ekim’de 16 hatta güzergâh değişikliği olacak!
ESHOT duyurdu: 29 Ekim’de 16 hatta güzergâh değişikliği olacak!
İçeriği Görüntüle

Kaynak: HABER MERKEZİ