Mirabal Kardeşler’in mirasçısı Minou: Değişim kolektif bilinçle mümkün

Kadın mücadelesinin sembolü Mirabal Kardeşler’den Minerva’nın kızı Minou Mirabal, İz Gazete’ye konuştu. Kadınların eşitlik ve adalet mücadelesine ilişkin mesaj veren Mirabal, değişimin kolektif bir bilinçle mümkün olabileceğini söyledi.

KADIN 25.11.2022, 08:20 25.11.2022, 08:59
Mirabal Kardeşler’in mirasçısı Minou: Değişim kolektif bilinçle mümkün

Gizem TABAN/İZ GAZETE- Dominik Cumhuriyeti’nde 62 yıl önce Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele verirken katledilen ancak direnişleri tüm dünyaya sembol olan Mirabal Kardeşler; Patria, Minerva ve María Teresa’nın hikayesi, dünyadaki kadın mücadelesine ilham oldu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Mirabal Kardeşler'in ölüm yıl dönümü olan 25 Kasım gününü, 1999 yılında aldığı kararla; Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ilan etti. Aradan geçen onca yıl boyunca aynı ruhla mücadeleyi sürdüren Mirabal Kardeşler’den Minerva’nın kızı Minou Mirabal ile birtakım etkinliklere katılmak için geldiği İzmir’de söyleşi yapma imkanı bulduk. Kadın mücadelesinin yükselişte olduğunu belirten Mirabal, ‘kolektif bilinç’ vurgusu yaptı.

‘HER YIL HATIRLAMAM GEREKİYOR’

Mirabal Kardeşler, diktatörlüğe karşı mücadele verirken öldürüldü. Mücadeleleri ise tüm dünyada sembol haline geldi. BM Genel Kurulu tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ilan edilen 25 Kasım sizin için ne ifade ediyor?

Benim ülkem ve dünyadaki tüm kadınlar için çok önemli bir gün… Ama aynı zamanda, kadın hakları konusu dışında çok üzücü de bir gün… Her yıl ne olduğunu hatırlamam gerekiyor, bu yüzden üzücü bir gün… Bu yaranın ne zaman açılacağını bilemiyorsunuz, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin.

‘ADANMIŞLIK HİSSİ VERİYOR’

Bu mücadele, anneniz ve kız kardeşlerinden size ve milyonlarca kadına miras kaldı diyebiliriz. Bu miras aynı zamanda büyük bir sorumluluk, sizin için bir yük mü yoksa bir güç kaynağı mı?

Hiçbir zaman yük değil, tam olarak güç kaynağı da diyemem ama bu bana bir ses veriyor, buraya gelip neden bu konuda insanlarla konuşabiliyorum, Minerva’nın kızı olduğum için… Bu açıdan bir güç diyebilirim. Belki beni yine buraya davet edebilirlerdi ancak bu konularda konuşmak için değil. Adaletsizlik ve zayıf demokrasi ile ilgili konuşma konusunda bana bir ses verdiği için bu açıdan baktığımızda güç kaynağı diyebiliriz. Ancak bu bana güçten çok adanmışlık hissi veriyor, bu davaya beni bağlıyor. Annem ve babamla konuda çok gurur duyuyorum, onlar bizim ülkemizde ulusal kahramanlar… Aynı zamanda bu biraz ayrıcalık. Ailenizi kaybetmek büyük bir trajedi ama sonra onlara duyulan saygıyı görüp bundan gurur duyuyorsunuz. O yüzden bu biraz da ayrıcalık… Çünkü dünyada birçok yetim insan var ama onların ailesini kimse tanımıyor ya da hatırlamıyor. O yüzden bu biraz beni üzüyor aslında…

‘BU MİRASTAN GURURLUYUM’

Şu an Dominik Cumhuriyeti’nde bir siyasetçisiniz. Hem ulusal hem de uluslararası düzeyde toplumsal cinsiyet eşitliği için verdiğiniz mücadeleyle, insan hakları savunucusu olmanızla, adalet ve demokrasiye olan bağlılığınızla tanıyorsunuz. Tüm bu konularda mücadeleye ne zaman ve nasıl başladınız? Bu miras, sizi ve hayatınızı nasıl etkiledi, nasıl yönlendirdi?

Ben doğduğumda politika zaten oradaydı, hiç dışında olmadım. Politikadan hiç uzakta olmadım. Çevrem hep; politikacılar, kahramanlar ve trajedilerle dolu oldu. Kendi ülkemdeki demokrasi ve adalet için de mücadele ettim. Farklı bir durumda hayatım nasıl olurdu? Bunu düşünmek gerçekten çok zor, hatta imkansız. Sizi siz yapan etrafınızdaki durum, çevresel faktörlerdir. Ben bu mirastan çok gururluyum.

‘KADIN MÜCADELESİ YÜKSELİYOR’

Anneniz ve kız kardeşleri, diktatörlüğe karşı mücadele verdi, bir örgütlenme söz konusuydu. Günümüzde de kadınlar örgütleniyor ancak sizce yeterince örgütlenebiliyor mu? Bu konudaki gözlemleriniz neler? Kadınların örgütlenmesi neleri değiştirebilir?

Kadın mücadelesi hiç kuşkusuz yükseliyor. Bu harekete katılan çok fazla genç kadın görüyorum ama aynı zamanda dünyada aşırı sağcılığın yükselişi de var. Bu da beni endişelendiriyor. Bu durdurulmalı. Bu sadece halk tarafından durdurulabilir. İnsanlığın sağladığı tüm ilerlemeler, halkın mücadelesiyle olmuştur, özellikle de kadınların mücadelesi… Hala haklarımızın verilmemesi söz konusu, hala eşitsizliklerden muzdaribiz.

‘AYNI ŞEYLERDEN MUZDARİBİZ’

Kadınlar, en çok da yaşamak ve eşitlik için mücadele ediyor. Bu bağlamda; Dominik ve Türkiye’deki kadın mücadelesini karşılaştırırsak neler söylersiniz?

Aslında farklılıklar çok yüzeysel… Her yerde aynı şeylerden muzdabiriz ve aynı şeyler için mücadele veriyoruz; eşitlik ve adalet için mücadele ediyoruz.

‘KARARLI LİDERLER GEREKLİ’

Kadın cinayetleri ve şiddeti her geçen gün artıyor. Bu noktada çözüm sadece hukuktan mı geçiyor? Bugüne kadar üretilen politikalar yeterli mi? Evrensel olarak nasıl bir politika izlenmeli?

Yasalar ilk adım ve çok önemli bir adım ama o yasaları uygulamaya kararlı liderler ya da kurumlar yoksa bu sadece kağıt üzerinde kalıyor. Uluslararası sözleşmeler için de aynısı geçerli… Tüm devletler bu sözleşmelere üye olmak durumunda, bu sözleşmeleri uygulamak için uluslararası hafif bir baskı oluyor, ulusal günlerde de bu mücadelenin devam ettiği gündeme geliyor, bunlar önemli ama yeterli değil. Sadece bunlarla olmaz. Bu şey gibi; birinin gidip Twitter’da adaletsizlik konusunda bir tweet atması ve sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünmesi gibi…

‘BU İYİ BİR SİNYAL DEĞİL’

Türkiye, kadına yönelik şiddetle mücadelede büyük bir öneme sahip İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı. Bu tavrı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu iyi bir sinyal değil. Bu, endişe edilmesi gereken bir durum. Türkiye’deki kadınların ve erkeklerin bu konuda mücadele etmesi gerekiyor. Bu, mücadele edilmesi gereken bir konu…

‘BİREYSELCİLİĞİ ÖNE ÇIKARIYOR’

Birçok kadın belki de korku ve baskıdan dolayı hakları ve yaşamı için mücadele etmekten çekiniyor. Bazıları siyasetten geri duruyor, bazıları karar mekanizmalarında veya iş hayatında yer alamıyor. Bu noktada kadınlara ilham olması için kendi öykünüzden yola çıkarak neler söylersiniz?

Bunun sadece korku ve baskıdan dolayı olduğunu düşünmüyorum, bu aynı zamanda bu bir bilinç… Okulda nasıl bir eğitim alıyoruz, evde bu konuda nasıl konuşuyoruz, dinin nasıl bir etkisi var? Bunların da etkisi olduğunu düşünüyorum. İdeolojinin günah olduğu söyleniyor, bu genel bir sistem ve bireyselciliği ön plana çıkarıyor. Bu, değişimi imkansız kılıyor. Çünkü sadece kolektif bir şekilde değişim mümkün. ‘İdeoloji kötü ya da günah’ gibi sözleri duyarak büyüyoruz, bunun aslında kendisi bir ideoloji… Bunu yaparak aslında bunları kendi ideolojileri için söylediklerini gizliyorlar.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner240
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner237
banner241
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 16 28
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Ö.K Yeni Malatya 16 12
17. Altınordu 15 12
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?