‘Cinayetleri önlemek için kaç kadın ölmeli?’

İzmir Barosu üyesi kadın avukatlar 25 Kasım Kadına Şiddetle Uluslar arası Mücadele Günü nedeniyle yaptığı basın açıklamasında “Kanunları uygulamayanların peşini hiçbir zaman bırakmayacağız” dedi

KADIN 26.11.2019, 10:56
‘Cinayetleri önlemek için kaç kadın ölmeli?’

ASYA YAŞARİKİZ / İZ GAZETE- İzmir Barosu kadın avukatları dün saat 12:00’de İzmir Barosu önünde buluştu. Yağmur altında Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde yürüyüş gerçekleştiren kadın avukatlar ellerinde cinayetle öldürülen kadınların dövizlerini taşıdı. “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganı atan avukatlar Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Baro adına basın açıklamasını okuyan avukat Perihan Çağrışım Kayadelen, kadın cinayeti haberlerinin gündemden düşmediğine dikkat çekti. “Kadına yönelik erkek şiddeti hız kesmiyor” diyen Kayadelen, kadın cinayetlerini ‘cins kırma’ olarak niteledi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

“Kadın cinayetlerini engellemek için kaç kadının ölmesi gerekiyor?” diyen Kayadelen şöyle konuştu; “İstanbul Sözleşmesi, tam da bu nedenlerle, şiddeti önleme yükümlülüğünü yerine getiremeyen Türkiye’nin tazminat ödemesine hükmeden AİHM kararı sonrası imzalanmıştır. İstanbul Sözleşmesine bağlı 6284 sayılı yasa da 8 Mart 2012’de kadınlara 8 Mart hediyesi olarak açıklanmıştı. Kadına yönelik şiddeti önleme görevini yerine getireceği ve bu yönde tüm tedbir ve uygulamaları öncelikle hayata geçireceğine dair sözleşmeyi imzalayan hükümet, o günden bu güne hiçbir şey yapmadı. Sığınak sayısı hala yetersiz, hala ücretsiz 7/24 şiddet telefon hattı ve cinsel saldırı kriz merkezleri oluşturulmadı, sözleşme konusunda hiçbir eğitim, tanıtım çalışması yok, üstüne üstlük, son dönemde kamuoyu önünde yürütülen nafakanın sınırlandırılması ve 6284 sayılı Yasaya dair tartışmalar, tecavüz (cinsel saldırı) sonrasında yapılan evliliklere ilişkin af gündemi ile, adeta ayrımcı söylem, resmi söylem haline getirildi.”

MEDYANIN DİLİ

Hükümetin kadın kazanımlarını ve  cinsiyet ayrımcılığını görmezden geldiğini söyleyen Kayadelen, basının kadın cinayeti haberlerini ‘çılgın aşık’, ‘kıskanç sevgili’ şeklinde sunmalarına da tepki gösterdi.

Şikayetleri dikkate almayan emniyet mensuplarına da tepki gösteren avukat, ayrıca koruma tedbirlerini layıkıyla uygulamayan yargı mensuplarını da eleştirdi. “Kadınlara karşı ayrımcılık var, erkek şiddeti var” diyen Kayadelen, tüm bu eşitsizliğe karşı isyanda olduklarına dikkat çekti. “Kazanımlarımızın geriye götürülmesine izin vermeyeceğiz, yasaları uygulatacak, daha iyilerini yapacağız. Hem mesleğimiz gereği hak savunucusu, hem de bu ayrımcılığa uğrayan kadınlar olarak, sokakta, adliyelerde, karakollarda, yükümlülüklerinizi, yasaları hatırlatacak, kadınların hayatı, hayatlarımız, hakları, haklarımız için mücadeleyi bırakmayacağız!” şeklinde konuşan Kayadelen şiddete karşı acil eylem planı uygulanmasını talep etti.

Kayadelen basın açıklamasının sonunda erkeklerin en az ceza alacakları yönteme yöneldiklerine dikkat çekerek faillerin ve kanunları uygulamayanların peşlerini bırakmayacaklarını söyledi.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
açık
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?