EVRİM DEMİR/ İZ GAZETE- İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU Genel Müdürlüğü’nün, kuraklığa karşı içme suyu güvenliğini sağlamak amacıyla Tire ve Bayındır’da 16, Ödemiş ve Kiraz’da ise 13 olmak üzere toplam 29 yeni sondaj kuyusu açma kararı tartışmaları da beraberinde getirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Ceyhun Özçelik, bu hamlenin özellikle Küçük Menderes Havzası'ndaki tarım ve hayvancılık dengesi üzerindeki olası yıkıcı etkilerine karşı önemli uyarılarda bulundu.

GDZ Elektrik İzmir kesinti programı: 1 Nisan 2026 günü kesinti yapılacak sokaklar
GDZ Elektrik İzmir kesinti programı: 1 Nisan 2026 günü kesinti yapılacak sokaklar
İçeriği Görüntüle

​İZMİR’İN SU İHTİYACI VE YERALTI SULARINDAKİ TEHLİKE

​İzmir’in 4.5 milyon kişi için yıllık yaklaşık 330 milyon m³ suya ihtiyacı olduğunu belirten Özçelik, kentin bu ihtiyacın %54’ünü Halkapınar, Menemen, Çavuşköy, Göksu Muradiye ve Saruhan Sarıkız gibi yeraltı kaynaklarından karşıladığını ifade etti.

Ancak son dönemdeki tablonun oldukça kritik olduğunu belirten Özçelik,

​“Son yıllarda yaşanan kuraklığın devam etmesi ve geçtiğimiz yıl baraj rezervuarlarımızın tamamen boşalmış olması nedeniyle İzmir içme suyu ihtiyacının yeraltı sularından karşılanan kısmının %80’lere ulaştığını biliyoruz” dedi.

​Özçelik, Manisa’dan sağlanan yaklaşık 110 milyon m³’lük suyun bu aşırı kullanımının risklerini şu sözlerle özetledi: “Bu miktarda bir su kullanımının yıl boyunca devam etmesi, Manisa ovasında her geçen gün zaten çekilen yeraltı sularını geri dönülemez bir biçimde kaybetmemiz anlamına gelecektir.”

​YAĞIŞLAR VE BARAJLARDAKİ GÜNCEL DURUM

​Neyse ki son aylardaki yağışlar barajlarda bir miktar rahatlama sağladı. Özçelik'in son durumu şu verilerle özetledi:

"​Tahtalı Barajı’nda doluluk %43, Gördes’te ise %33 seviyesine ulaşarak toplam 270 milyon m³’lük bir rezerve ulaşıldı. ​Hacimce daha küçük olan Balçova (%95), Ürkmez (%100) ve Alaçatı (%68) barajlarında ise toplam 26 milyon m³ su bulunuyor. ​Tüm barajlar beraber değerlendirildiğinde bu yıl için toplam 300 milyon m³’lük bir yüzeysel su depolaması söz konusu."

47F76D9E Af45 4337 B67C 452Ed6Dfe74C

(Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Ceyhun Özçelik)

“AŞIRI YERALTI SUYUNUN ÇEKİMİNİN ETKİLERİ UZUN SÜRECEK”

​Özçelik, “Etkin kullanılırsa, en azından 2026 boyunca İzmir içme suyu sıkıntısı yaşamayacaktır” diyerek barajların su temini güvenliği açısından önemini bir kez daha vurguladı ve şöyle devam etti:

“Maalesef benzer durum yeraltı sularımız için geçerli değil. Kısa süreli şiddetli yağışlar göllenmenin olmadığı havzalarda akışa dönüşerek denize erişiyor. Dolayısıyla yeraltı suyu beslenmesi de az oluyor. Manisa’daki gibi uzun yıllar boyu gerçekleşen aşırı yeraltı suyu çekiminin etkilerini doğanın ortadan kaldırması çok uzun zaman alacaktır veya kimi durumda mümkün olmayacaktır.”

​29 YENİ SU KUYUSU: TARIMSAL ÜRETİM VE SU BASKISI

​İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün kuraklığa karşı içme suyu güvenliğini sağlamak amacıyla 29 yeni sondaj kuyusu açmakta olduğunu Tire ve Bayındır’da 16 kuyunun açılmaya başlandığı, Ödemiş ve Kiraz ilçelerinde ise 13 yeni su kuyusu açılması için çalışmaların sürdürüldüğü belediye kaynaklarından duyuruldu.

Küçük Menderes Havzası, Türkiye’nin en yoğun tarım ve hayvancılık yapılan bölgelerinden biri. Ödemiş’in patates ve süs bitkilerinde, Tire’nin hayvancılık ve süt üretiminde, Bayındır’ın çiçekçilikte, Torbalı’nın ise endüstriyel bitkilerde lider olduğunu hatırlatan Özçelik, suyun bölge için hayati önemde olduğunu belirtti.

​Havzada halihazırda yıllık 9 milyon m³ su tutan Beydağ Barajı bulunsa da, yeraltı suları yoğun baskı altında. Özçelik, açılacak kuyuların yıllık 5-10 milyon m³ ilave çekim yapacağını öngörerek şu uyarıyı yaptı:

​“Kurak bir dönemde havzada yeraltı suyunun beslenmesi de azalacağı için, açılacak her yeni kuyu kuraklık etkilerini tarım ve hayvancılık aleyhine geliştirecektir. Geçtiğimiz aylarda yaşandığı üzere yeraltı suyu kullanımını iki kat arttırırsanız o suyu bir daha yeraltından çekme imkânınız olamayabilir”.

TARIM VE HAYVANCILIK ESAS ALINARAK PLANLAMA YAPILMALI

​Yeraltı sularının barajlar gibi kısa süreli yağışlarla hemen beslenemediğini, doğanın bu tahribatı onarmasının çok uzun zaman alacağını belirten Özçelik, çözüm için acil bir planlama çağrısı yaptı.

​Kuyuların aşırı çekime ve yeraltı suyu girişimine izin vermeyecek şekilde işletilmesi gerektiğini belirten Özçelik, “Yeraltı sularımızın kullanımı planlanırken, mevcut ve açılacak olan kuyuların konumları ve çekilecek su miktarları ile birlikte, bölgedeki tarım ve hayvancılık faaliyetleri de esas alınarak havza su dengesini bozmayacak ve yeraltı suyu tablasını aşağıya çekmeyecek bir planlama yapılmalıdır” dedi.

Özçelik, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bütün bu nedenlerle, su kaynakları yönetimimin sadece İzmir’in içme suyu temini açısından değil, tüm bölgedeki tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması ve havzanın ekolojik yapısının korunabilmesi göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmelidir."

Muhabir: EVRİM DEMİR