İzmir'de çocuklarınızla gidebileceğiniz ve hoş zaman geçirebileceğiniz ücretsiz müzeleri sizin için derledik. İşte İzmir'deki ücretsiz müzeler...

İzmir Kültür Sanat Fabrikası

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından titizlikle yürütülen restorasyon, renovasyon ve yeniden inşa çalışmalarının ardından tarihi Alsancak Tekel Fabrikası, İzmir’in yeni kültür sanat merkezine dönüştü. İzmir Kültür Sanat Fabrikası, kentin yeni cazibe merkezi olmaya hazır.

Geçmişi 19. yüzyılın sonlarına dek uzanan ve yaklaşık 140 yıllık tarihiyle kentin endüstri mirasının önemli öğelerinden biri olan fabrika, kentin ve bölgenin tarihi ile sanatsal belleğine ışık tutan müzeleri, zengin kaynak koleksiyonuyla bilginin kapılarını aralayan kütüphaneleri, kültür sanat atölyeleri ve açık hava etkinliklerine de uygun olan geniş peyzaj alanıyla, her yaştan kullanıcı için farklı kullanım olanaklarına sahip bir kültür sanat merkezine dönüştürüldü.

Çocuklardan gençlere, üniversite öğrencilerinden akademisyenlere, her yaştan ziyaretçi için bir buluşma noktası olacak İzmir Kültür Sanat Fabrikası, kentin kültür sanat yaşamına yön verecek nitelikte, yeni nesil bir mekan olarak tasarlandı.


Ziraat Bankası İzmir Sanat Müzesi

Cumhuriyetin hemen her aşamasına bizzat tanık olan Ziraat Bankası'nın köklü geçmişin​in sergilendiği Ziraat Bankası Müzesi Türkiye'nin ilk Bankacılık müzesidir.

Ziraat Bankası Müzesi, 1929 yılında İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafından yapılan ve Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi yapılarından biri olan Ankara'nın Ulus semtinde bulunan Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binası zemin kat Şeref Salonu'nda, 1981 yılında Bankanın birikimini ve deneyimini geleceğe aktarmak amacıyla açılmıştır. Başlangıcından bugüne Türkiye bankacılık sisteminin ticari, ekonomik, siyasi, kültürel, sanatsal, eğitsel değişimini ve geçmişten bugüne gelişimini gösterme özelliğine sahip olan Ziraat Bankası Müzesi, bu özellikleri içinde barındıran ve bankacılık sisteminde kullanılan pek çok antika objeyi, tarihi bir atmosfer içinde sergilemektedir.

Tarihi binada 2017 yılında başlayan restorasyon çalışmaları sonrasında, zemin kata bodrum katın da dahil edilmesiyle genişletilen Ziraat Bankası Müzesi, modern müzecilik anlayışı doğrultusunda dijital unsurlarla zenginleştirilerek yeni yüzüyle Kasım 2019'da tekrar ziyarete açılmıştır.


Atatürk Müzesi


Müze binası, 1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılmıştır. 9 Eylül 1922'de sahibi tarafından terk edilmiş ve hazinenin mülkiyetine geçirilmiştir. İzmir'e giren Türk ordusu burayı karargâh olarak kullanmıştır. 17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandığında Atatürk şahsi çalışmalarını burada yürütmüştür. Kongre bitiminde karargâh bu binadan taşınmış ve hazine binayı Naim Bey'e otel olarak kullanma küzere kiralamıştır. 13 Ekim 1926'da bina İzmir Belediyesi tarafından satın alınmış ve bazı yeni eşyalar da konularak Atatürk'e hediye edilmiştir. Atatürk1930-1934 yılları arasında İzmir'e her gelişinde bu evde kalmıştır. 10Kasım 1938'de Atatürk'ün vefatı üzerine, ev kız kardeşi Makbule Baysan'a veraset yoluyla intikal etmiştir. 25 Eylül 1940'ta İzmir Belediyesi binayı müze yapmak üzere istimlak etmiş ve 11 Eylül 1941 tarihinde halka açmıştır. 5 Ekim 1962 tarihinden itibaren müze "Atatürk İl Halk Kütüphanesi ve İzmir Şehri Atatürk Müzesi" adını almıştır. 28 Aralık 1972'de binanın mülkiyeti İzmir Arkeoloji Müzesi'ne verilmiştir. Restore ve tanzim edilerek 29 Ekim1978'de törenle "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. Müzedeki etnografik eserler 13 Mayıs 1988'de açılan yeni Etnografya Müzesi'ne taşındıktan sonra müzenin adı "Atatürk Müzesi"olmuştur. Bina, Osmanlı ve Levanten mimarisi karışımından meydana gelen Neoklasik tarzda bir yapıdır. Bodrum, zemin, 1. kat ve çatı katından oluşan müzede Atatürk’ün kullandığı eşyaları görmek mümkündür.


Etnografya Müzesi


Bina, 19. yüzyılda neoklasik tarzda, meyilli bir teras üzerine inşa edilmiştir. Bunun 1831 yılında ilkin hastane olarak (St. Roch Hastanesi) kullanıldığı; 1845 yılında Fransızlar tarafından onarılarak fakir Hristiyan aileleri için bir bakımevine dönüştürüldüğü bilinmektedir. Aynı bina daha sonra Hıfzıssıhha Müessesesi ve Sağlık Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmıştır. 2 Aralık 1984 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına etnografya müzesi olarak düzenlenmek üzere devredilmiştir.

İzmir'de etnografik eserler 29 Ekim 1978 tarihinden itibaren İzmir Atatürk ve Etnografya Müzesi'nin alt katında teşhir edilmekte idi. Daha sonra 1985-1987 yıllarında restore edilen eski Sağlık Müdürlüğü binası etnografya müzesi olarak hizmete sunulmuştur.
Müze binası zemin kat üzerine üç katlı olarak inşa edilmiştir. 1. ve 2. katları teşhir salonları 3. kat İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir..

Teşhirinde İzmir ve yöresinin 19. yüzyıldaki sosyal yaşamından kesitler verilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, endüstrileşme ile birlikte bugün artık yok olmaya yüz tutmuş, tenekecilik, nalıncılık, çömlekçilik, göz boncukçuluğu, tahta baskıcılık, halı dokumacılığı, urgancılık, keçecilik ve saraciye gibi el sanatlarımız sergilenerek tanıtılmaktadır.

İzmir Mask Müzesi


Konak Belediyesi'nin butik müzecilik anlayışının 2. örneği olan İzmir Mask Müzesi, levanten kültürüne uygun inşa edilen tarihi bina restore edilmiş ve Konak Belediyesi tarafından Türkiye’nin ilk Mask Müzesi olarak 10 Mayıs 2011 tarihinde Alsancak semtinde ziyaretçilere açılmıştır.

Müze, Ritüel Masklar, Tiyatro Maskları, Anadolu Maskları, Ölüm Maskları ve İz Bırakanlar olmak üzere beş farklı kategoride yer alan ve toplamda 300’ün üzerinde yer alan geniş bir koleksiyona sahiptir.


Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi

İzmir Kent Arşivi ve Müzesi, döneminin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Ahmet Piriştina’nın 1999 yılı seçimlerinden önce hazırladığı bildiride, yapmayı vaat ettiği projelerden biridir. Bildirinin giriş kısmında bu konu hakkında, ‘Tarihsel ve geleneksel değerleri titizlikle korumak ve değerlendirmek; kent arşivini çağdaş yöntemlerle bir belgelikte derlemek’ diyerek bu müzenin gerekliliğinden bahsetmiştir.

Bu bağlamda, yapılması planlanan kent arşivinin ve müzesinin, bilimsel şartlara uygun olarak yapılması projesi, 2000 yılında başlamış ve lokasyon olarak, 1932 yılında inşa edilmiş olan İzmir İtfaiyesi Merkez Binası’nda karar kılınmıştır.

Türkiye için bir ilk niteliğinde olan ve açıldığı andan beri oldukça büyük bir ilgi gören bu arşiv-müze, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmişini anlatan bir arşiv görevini de üstlenmektedir. Kent Arşivi ve Müzesi’nin bir plandan çıkarak gerçekleştirilmesinde büyük emeği ve desteği olan rahmetli belediye başkanı da düşünülerek, kurumun ismi Belediye meclisinin 06.07.2004 tarihli kararı sonucu Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) olarak yeniden düzenlenmiştir.

İzmir Resim ve Heykel Müzesi

İzmir Resim ve Heykel Müzesi ve Galerisi, İzmir'de bir sanat müzesidir. Devlet tarafından 9 Eylül 1952'de Kültürpark'ta galeri olarak açılan İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi, daha sonra Kültürpark'tan Konak iskelesinin yakınındaki Atatürk Bulvarı'ndaki hala bulunduğu yer olan şimdiki yerine taşınmıştır. İzmir Resim ve Heykel Müzesi, çoğunluğu Türk sanatçılara ait olmak üzere, 20. yüzyıl resim ve heykellerinin sergilendiği bir yerdir. İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi, plastik sanatlar alanında devletin İzmir'e ilk hizmetidir. 1973 yılı, İzmir Resim ve Heykel Galerisi için önemli değişikliklerin yaşandığı bir yıl olmuştur. Yönetmen olarak bilinen Turgut Pura'nın da çabalarıyla, İzmir Resim ve Heykel Galerisi bu dönemde müzeye dönüştürülerek Konak'taki yeni binasına taşınmıştır.

İzmir Resim ve Heykel Müzesi ve Galerisi’nde toplamda 546 eser bulunmaktadır. Bu eserlerin 435 adeti resim, 37 adeti heykel, 25 adeti seramik, 49 adeti ise baskı türündedir. Ancak sergilenen eser sayısı 168'dir. Sergilenen eserlerin 101 adeti resim, 34 adeti heykel, 23 adeti seramik, 10 adeti ise baskı türündedir. İzmir Resim ve Heykel Müzesi ve Galerisi koleksiyonu, Şeker Ahmet Paşa, Hoca Ali Rıza, Hikmet Onat ve İbrahim Çallı gibi büyük sanat ustalarının eserlerinin yanı sıra, çeşitli dönemlerden seçilmiş sanatçıların eserlerini ve gün geçtikçe zenginleşen koleksiyonu da içermektedir. İzmir Resim ve Heykel Müzesi’nin aynı zamanda özel bir kütüphanesi, iki galerisi ve birçok stajyerin eğitim gördüğü sanat atölyeleri ile oldukça aktif bir yapısı bulunmaktadır.

Bonvivant sergileri

Aynı zamanda sergileri gezmeyi seviyorsanız da Bonvivant'ı ziyaret edebilir. Pazar günleri hariç diğer günler yer alan sergileri ücretsiz bir şekilde gezebilirsiniz.