Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Şakran Cezaevi’nde tutuklu bulunan yaşam savunucusu Esra Işık’ı ziyaretinin ardından İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde açıklamalarda bulundu. Açıklamaya İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi de katıldı. Sağkan, süreci “bireysel değil, toplumsal bir gözdağı” olarak değerlendirdi.
SAĞKAN: “BU SÜREÇ SADECE BİREYSEL DEĞİL, BİR GÖZDAĞI”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Esra Işık’ın tutuklanmasına ilişkin değerlendirmesinde sürecin yalnızca bireysel bir dosya olarak görülemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Öncelikle Şakran’da cezaevinde yirmi günü aşkın süredir tutuklu bulunan ve uzun zamandır çevre mücadelesi verdiğini bildiğimiz Esra Işık’ı ziyaret ettik. Esra Işık aynı zamanda 2025 yılında Türkiye Barolar Birliği’nin geleneksel olarak yaptığı Noyan Özkan çevre ödüllerinde onur ödülü almaya layık görülen bir çevreci mücadeleci. Biz kendisini özellikle uzun zamandır Akbelen’de toprakların, havanın, suyunun zehirlenmemesi için verdiği mücadeleyle tanıyoruz. Bu mücadelesini de her zaman barışçıl eylemlerle yürüttüğünü gözlemledik.
Bu süreç sadece bireysel bir hak ihlali olarak görülmemeli. Bu süreç aslında Akbelen’de köylülerin yürüttüğü direnişe gözdağı verilmesi amacı olarak da okunmak durumunda.”
“SUÇUN UNSURLARI YOK AMA TUTUKLAMA VAR”
Sağkan, isnat edilen suçun hukuki karşılığı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesi kapsamında ‘görevi yaptırmamak için direnmek’ suçlamasıyla gözaltına alındı. Sadece ‘size cehennemi yaşatacağım’ cümlesi üzerinden tutuklandı. Ancak dosyada bu sözlerin mahkeme heyetine söylendiğine dair hiçbir somut veri yok.
Kaldı ki bu sözlerin mahkeme heyetine söylendiğini varsaysak bile, bu ifadelerin hiçbir tehdit unsuru yoktur. 26 yaşında bir kadının böyle bir söyleminin bir mahkeme heyetinde korku yaratması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Bu nedenle suçun ne maddi ne manevi unsuru oluşmuştur. Buna rağmen tutuklama kararı verilmesi açıkça hukuka aykırıdır.”
“İLK KEZ BÖYLE BİR GEREKÇE GÖRÜYORUZ”
Tutuklama gerekçesine dikkat çeken Sağkan, şunları söyledi:
“Mahkeme ne kaçma şüphesinden bahsediyor ne delil karartmadan. Ama ilk defa gördüğümüz bir gerekçe ortaya koyuyor. ‘İleride yapılacak keşiflerde bilirkişilere baskı yapabilir’ diyerek tutuklama kararı veriliyor.
Yani varsayımla, ileride gerçekleşebilecek bir ihtimali gerekçe göstererek bir kişi hapsediliyor. Bu aslında açıkça bir gözdağıdır.”
“HSK NEDEN HAREKETE GEÇMİYOR?”
Sağkan, Hakimler ve Savcılar Kurulu’na da çağrıda bulundu:
“Biz bu hukuksuzluğu görüyoruz ama HSK görmüyor mu? Bu kadar açık bir şekilde kişi özgürlüğü ihlal edilirken ilgili mekanizmaların harekete geçmesi gerekir.”
“ESRA IŞIK DURUŞMAYA FİZİKEN KATILMAK İSTİYOR”
Sağkan, Esra Işık’ın mesajını da kamuoyuyla paylaştı:
“27 Nisan’daki duruşmasına fiziken katılmak istiyor. SEG-BİS ile değil, hâkimlerin gözünün içine bakarak savunma yapmak istediğini özellikle iletti.”
“ANAYASA MAHKEMESİ TARİHİ BİR SORUMLULUKLA KARŞI KARŞIYA”
Akbelen sürecine ilişkin değerlendirmesinde Sağkan, şunları söyledi:
“Zeytinlikleri ranta açan düzenlemeye ilişkin başvuru şu anda Anayasa Mahkemesi’nin önünde. Bu karar gecikirse telafisi imkansız zararlar doğacak. Anayasa Mahkemesi’nin bu dosyayı ivedilikle ele alması gerekiyor.”
“217/A İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNÜNDE ENGEL”
Sağkan, ifade özgürlüğüne yönelik düzenlemeleri de eleştirdi:
“Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi şu anda basın özgürlüğü önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Bu düzenlemenin yeniden Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekir.”
SEFA YILMAZ: “HUKUK SOPA HALİNE GETİRİLDİ”
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz ise konuşmasında süreci daha geniş bir çerçevede değerlendirerek şunları söyledi:
“Bu bugünün sorunu değil. 2010 ve 2017 anayasa değişiklikleriyle başlayan süreç, hukukun toplum üzerinde bir sopa olarak kullanıldığı bir noktaya geldi. Siyasiler, gazeteciler, hukukçular ve mücadele eden herkes hedef haline getirildi.
Esra Işık’ı 2022’den beri tanıyorum. Akbelen’de barışçıl bir çevre mücadelesi veren genç bir kadın. Ama bugün devlet ona ödül verdikten sonra tutukluyor.
Tutuklama tamamen varsayıma dayanıyor. Maddi hiçbir delil yok. Bu açık bir hukuksuzluktur.”
“TÜRKİYE ANAYASASI VAR AMA ANAYASAL DEVLET YOK”
Yılmaz, hukuki güvencelerin ortadan kalktığını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin yazılı bir anayasası var ama anayasal bir ülke değil. Çünkü anayasa uygulanmıyor. Hukuki güvenlik yok. Eğer iktidarla aynı düşünmüyorsanız hiçbir güvenceniz yok.”
“BU KARARLARIN SORUMLULUĞU VAR”
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sağkan, tutuklama kararlarının sonuçlarına dikkat çekti:
“Bu tutuklama tamamen hukuka aykırı. 27 Nisan’da büyük ihtimalle tahliye kararı verilecek. Ama zaten amaç bu süreçte gözdağı vermek. Bu kararları verenler sorumsuz değil. Bir kişiyi bir gün bile haksız yere tutuklamak ağır bir hukuki sorumluluktur. Bu konuda HSK’nın harekete geçmesi gerekir.”
“YARGI TARAFSIZLIĞI KONUSUNDA CİDDİ BİR SORUN VAR”
Siyasi davalara ilişkin soruya yanıt veren Sağkan, şunları söyledi:
“Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ciddi bir sorun var. Yurttaşlarda yargı eliyle siyasetin dizayn edildiğine dair güçlü bir kanaat oluşmuş durumda. Seçilmiş belediye başkanları tutuklanmadan da bu süreçler yürütülebilirdi. Ama bugün geldiğimiz noktada özellikle politik davalarda hukuku konuşmak dahi zor hale gelmiş durumda.”
SAĞKAN’DAN İZMİR TEMASLARI: BÜYÜKŞEHİR VE SOYER ZİYARETİ
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İzmir programı kapsamında yerel gündeme ilişkin temaslarda da bulunacaklarını açıkladı. Sağkan, Meslek Fabrikası süreciyle ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı ziyaret edeceklerini belirterek şunları söyledi:
“Bugün buradan ayrıldıktan sonra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızı ziyaret edeceğiz. Malumunuz son dönemde yaşanan Meslek Fabrikası ile ilgili süreç hakkında görüş alışverişinde bulunacağız.”
Sağkan ayrıca, önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i cezaevinde ziyaret edeceklerini de ifade etti:
“Oradan devamında önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer’i cezaevinde ziyaret edeceğiz.”
Sağkan, program kapsamında ayrıca Manisa Akhisar’a geçerek tutuklanan stajyer avukat Doğukan Akan ve Başaran Aksu’ya da ziyaret gerçekleştireceklerini belirtti.




