İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde modüler tuvaletlerde çalışan taşeron işçileri, yaşadıkları sorunlara ve güvencesiz çalışma koşullarına tepki göstermek amacıyla başlattıkları eylemi sürdürüyor. Bugün itibarıyla 12 gündür eylemde olan işçiler, kendilerine verilen sözlerin tutulmasını ve daha önce elde ettikleri hakların geri alınmamasını istiyor. İşçiler tarafından yapılan açıklamada, İzmir'in sokaklarında, parklarında, fuar alanlarında, toplu ulaşım güzergahlarında ve modüler tuvaletlerde çalıştıkları belirtilerek, her gün binlerce kişinin kullandığı alanların temizliğini ve düzenini sağladıkları ifade edildi.
“BİZ KİMİN İŞÇİSİYİZ?”
Taşeron olarak çalıştırılmalarına tepki gösteren işçiler, açıklamalarında çalışma koşullarını şu sözlerle anlattı: “Biz İzmir’in sokaklarında, parklarında, fuar alanlarında, toplu ulaşım güzergahlarında, modüler tuvaletlerde çalışan temizlik işçileriyiz. Sabahın köründe işe çıkıyor, gecenin geç saatlerine kadar çalışıyoruz. Her gün binlerce insanın kullandığı alanların temizliğini ve düzenini sağlıyor, insanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşaması için emeğimizi ortaya koyuyoruz. Ama soruyoruz: Biz kimin işçisiyiz?”
“DİĞER İŞÇİLERLE AYNI SORUMLULUĞU TAŞIYORUZ”
İşçiler, resmi kayıtlarda “taşeron firmanın işçisi” olarak görünmelerine rağmen belediyenin asli hizmetlerinden birini yerine getirdiklerini belirterek, yıllardır aynı işi yaptıklarını ve belediye bünyesinde çalışan diğer işçilerle aynı sorumluluğu taşıdıklarını ifade etti.
“İHALE BİTİNCE İŞİMİZ BİTİYOR”
Taşeron sisteminin kendilerini sürekli belirsizlik içerisinde bıraktığını belirten işçiler, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Yıllardır aynı işi yapıyoruz, belediyenin bünyesinde çalışan arkadaşlarımız ile aynı üniformayı giyiyoruz, aynı sorumluluğu taşıyoruz ama ‘geçici’ sayılıyoruz. İhale bitince işimiz bitiyor. Sözleşme yenilenince kaderimiz yeniden yazılıyor. Güvencesiz ve geleceksiz bırakılıyoruz.” İşçiler, yaşadıkları sorunun yalnızca çalışma koşullarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda yaptıkları işin ve emeklerinin nasıl tanımlandığıyla ilgili olduğunu savundu.
“BİZ KİMSENİN MALİYETİ DEĞİLİZ”
Taşeron sisteminin işçiyi güvencesizliğe mahkûm ettiğini belirten işçiler, açıklamalarında taleplerini şöyle dile getirdi: “Oysa biz bu şehrin işçileriyiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetini üreten, bu şehrin temizliğini, düzenini ayakta tutanlarız. Ama ‘taşeron’ denilerek hem emeğimiz hem kimliğimiz gasp ediliyor.” Açıklamada, taşeron sisteminin işçileri bir “maliyet kalemi” olarak gördüğü savunularak, “Biz kimsenin maliyeti değiliz. Biz bu şehrin, bu halkın işçileriyiz” denildi.
“TAŞERON ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ”
İşçiler, güvenceli ve insan onuruna yaraşır çalışma koşulları istediklerini belirterek, taşeron sistemine karşı olduklarını vurguladı. Açıklamanın sonunda ise mücadelelerinin devam edeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Biz güvenceli ve insan onuruna yaraşır çalışmak istiyoruz. Taşeron çalışmak istemiyoruz. Çünkü taşeron sistem, patronu ihya ederken işçiyi güvencesizliğe mahkûm ediyor. Taşeron yasaklanana, kadro hakkımız verilene, emeğimiz güvence altına alınana kadar mücadelemiz sürecek.” 12 gündür eylemlerini sürdüren işçiler, kamuoyundan, basın emekçilerinden ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminden destek beklediklerini belirtiyor.


