İzmir Barosu, kentin merkezinde yıllardır tartışma konusu olan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen alanla ilgili yaşanan son gelişmelere karşı basın açıklaması yaptı. Alsancak’taki İzmir Barosu Av. Nevzat Erdemir Konferans Salonu’nda yapılan açıklamaya; Kültürpark Platformu, İzmir Yaşam Alanları ile DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın da katıldı. Basın açıklamasını İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz yaptı.
Açıklamada, Kültürpark’a bitişik ve kentin tarihsel, sosyal ve kamusal bütünlüğü açısından kritik önemde olan alanın bir “rant projesi”ne dönüştürülmesine karşı hukuki ve kamusal itirazlar dile getirildi.
“BU ALAN İZMİR HALKININ ORTAK MÜLKİYETİDİR”
Av. Sefa Yılmaz, Basmane Çukuru’nun yalnızca atıl bırakılmış bir alan olmadığını vurgulayarak, “Bu alan kentin merkezinde, Kültürpark’a bitişik, tarihsel ve kamusal niteliği son derece yüksek bir kent alanıdır. Kültürpark ile mekânsal ve tarihsel bir bütünlük içindedir ve İzmir halkının ortak mülkiyetidir” dedi.
Bu nedenle alanla ilgili her tasarrufun basit bir idari işlem olmadığını belirten Yılmaz, alınan kararların kent hakkını, kamu yararını ve hukuk devletini doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.
“ŞEFFAFLIKTAN UZAK SÜREÇLER KABUL EDİLEMEZ”
Son dönemde gündeme gelen protokollerin kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını dile getiren Yılmaz, “Kentin en değerli kamusal alanlarından birine ilişkin süreçlerin şeffaflıktan uzak, yargı denetimini işlevsiz kılabilecek ve kamu yararını geri plana iten bir anlayışla yürütülmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinin, halkın olanı belirli kişi ya da grupların tasarrufuna bırakacak şekilde kullanılamayacağını vurgulayan Yılmaz, sürecin geçmişine dair çarpıcı ayrıntıları da paylaştı.
YÜZDE 11 KAMUYA, YÜZDE 89 SERMAYEYE
Yılmaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile EGS ve Güçbirliği grubu arasında imzalanan kat karşılığı sözleşmeye dikkat çekerek, “Bu sözleşmeyle kamuya ait mülkün yalnızca yüzde 11’i belediyede kalmış, yüzde 89’u ise 1999 yerel seçimlerinden hemen önce ihaleyi alan sermaye grubuna devredilmiştir. Üstelik tapu devirlerinin dayanağı olan tarihte yürürlükte bir uygulama imar planı dahi bulunmamaktadır” dedi.
2000’li yıllarda yaşanan kriz sonrası şirket hisselerine TMSF’nin el koyduğunu ve yeni bir hukuki sürecin başladığını belirten Yılmaz, belediyenin tapuların geri alınmasına ilişkin devam eden davalardan kesinlikle feragat etmemesi gerektiğini vurguladı.
“4–5 MİLYON DOLARA, 80 MİLYON DOLARLIK ALAN GERİ ALINABİLİR”
Açıklamada, açılan davalar ve bilirkişi raporlarına da yer verildi. Yılmaz, “Bilirkişi raporlarında, EGS ve Güçbirliği A.Ş.’ye verilen taşınmazların tapularının iptaliyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne iadesi yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora göre, 4–5 milyon dolar civarında bir tazminat ödenmesi karşılığında yaklaşık 80 milyon dolar değerindeki taşınmazların geri alınması mümkündür” dedi.
Buna rağmen, hukuki süreç İzmir halkı lehine ilerlerken bugün arsanın yüzde 70’inin TMSF’ye devredilerek ranta açılmasının kabul edilmesinin sorgulanması gerektiğini söyleyen Yılmaz, bu yaklaşımın kamusal alanın parçalanarak ticari kullanıma açılması anlamına geldiğini ifade etti.
“İMAR DÜZENLEMELERİ NİYET PROTOKOLÜNÜN KONUSU OLAMAZ”
Öngörülen yoğun yapılaşmanın Basmane ve çevresindeki altyapı ve ulaşım yükünü daha da ağırlaştıracağına dikkat çeken Yılmaz, “Bu bölge zaten İzmir’in en yoğun nüfus ve trafik baskısı altında olan alanlarından biridir. Kent planlaması arsa üzerinden değil, yaşamın sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmelidir. İmar düzenlemeleri niyet protokollerinin konusu edilemez” dedi.
Açıklama, “Halkın olan, halka ait kalmalıdır” vurgusuyla son buldu.
İZİN VERMEYECEĞİZ
Basın açıklamasında söz alan Kültürpark Platformu üyesi Yasemin Sağlam da sürece ilişkin tepkisini dile getirdi. Sağlam, on yıllık süreçte üç ayrı belediye yönetimi değiştiğini hatırlatarak, gelinen noktada yaşananlara şaşkınlıkla baktıklarını söyledi.
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde daha önce bu mücadelede yan yana durdukları isimlerin bulunduğunu ifade eden Sağlam, “Buna rağmen kamunun ve kentin aleyhine olan kararların oy birliğiyle geçmesi kabul edilemez” dedi.
Takas ve niyet protokollerinin gündeme getirilmesine tepki gösteren Sağlam, “Bunlar bir belediye yönetimine, bir kent yönetimine yakışan yaklaşımlar değil. İzmir’in yeşil alana çok büyük ihtiyacı var. Burası Basmane’nin ortasında, Kültürpark’a bitişik, Kemeraltı’nın sona erdiği noktada bir yaşam alanıdır” diye konuştu.
220 bin metrekarelik bir inşaat alanı öngörüldüğünü hatırlatan Sağlam, “Trafik, su, elektrik, altyapı… Hiçbiri düşünülmedi, planlanmadı. Bu sürecin devam etmesine izin vermeyeceğiz. Basmane Çukuru da, Kültürpark da, bu kent de bizlerindir” ifadelerini kullandı.




