İzmir MMO'da yeni dönem: 33. Genel Kurul seçimleri sonuçlandı
İzmir MMO'da yeni dönem: 33. Genel Kurul seçimleri sonuçlandı
İçeriği Görüntüle

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılmak istenen güneş enerji santralinin bilirkişi raporu çıktı.

Rapora göre, Karaburun DGES ve Elektrik Depolama Tesisi projesinin yer seçimi kararının planlama ilke ve esasları ile bağdaşmadığı, projenin uygulanması halinde bu bölgelerde giderilmesi mümkün olmayacak zararların ortaya çıkabileceği kanaatine varıldı.

Karaburun Küçükbahçe’de Nano Yenilenebilir Enerji Yatırımları A.Ş tarafından yapılmak istenen projeye karşı Belediye tarafından 11 Haziran 2025’te T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için dava açıldı.

İzmir 2. İdare Mahkemesi tarafından açılan dava kapsamında 21 Kasım 2025 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesi 30 Ocak 2026’da mahkemeye sunuldu.

Bilirkişi İnceleme Raporunda; “Sonuç olarak, bilirkişi kurulumuzca dava konusu edilen projenin yapılmasının çevreye olumsuz etkileri olacağı, ÇED dosyasının eksik ve yetersiz olarak hazırlandığı, alınacak önlem ve etkilerin tam olarak yansıtılmadığı bu nedenlerle de projenin belirtilen alanda yapılmasının uygun olmadığı konusunda ortak bir kanaate varılmış bulunulmaktadır” denildi.

Whatsapp Image 2026 02 09 At 12.57.09 (1)

“ÇED OLUMLU KARARININ İPTAL EDİLMESİNİ BEKLİYORUZ”

Bilirkişi incelemesine katılarak mahkeme heyetine Küçükbahçe Muhtarlığı adına bir rapor sunan aynı zamanda davaya müdahil olan Küçükbahçe Muhtarı Gizem Tezel Dağdelen tarafından yapılan açıklamada, GES, projesi, Karaburun – Ildırı Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) içindedir. Diğer yandan proje alanı ve çevresi mera ve tarım alanıdır. Proje alanının büyük bir kısmı (100 ve 101 parsel) Küçükbahçe köyü kullanımına tahsis edilen “mera alanı”dır. 102 parsel’in Mera tescili ise Mera Komisyonunda onay beklemekteyken iptal edilmiştir!.. Proje alanına en yakını 100 mt uzaklıkta yerleşim yerleri vardır. Küçükbahçe, İzmir kent-bölgesine gıda tedariği sağlayan önemli bir mahalledir. DGES projesinin gündelik yaşamımızı, tarım ve hayvancılığımızı olumsuz etkileyeceği ortadadır. DGES Projesi, Küçükbahçe’nin kadim kültürüne, merasına, tarım ve yaşam alanlarına zarar verecektir. Mahkemeden de ÇED Olumlu kararının iptal edilmesini bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

“BU YIKIM PROJESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Projeye ilişkin Karaburun Yerel Fok Komitesi ve Karaburun Sivil İnisiyatif’ten yapılan ortak açıklamada ise “2019 yılında ÖÇKB ilan edilen Karaburun Yarımadası’nda parçacı olarak önerilen ve izin verilen yatırımların ekosistem üzerindeki etkileri bütüncül bir biçimde değerlendirilmemektedir. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde rüzgar enerji santralleri için verilen enerji üretim lisans alanlarında ‘yardımcı kaynak’ GES önerileri artmıştır. Karaburun ÖÇKB ilanından sonra bu güneş enerji santralleri tarım ve meralar üzerinde büyük alanlarda önerilmektedir. DGES projesi Karaburun-Ildırı Özel Çevre Koruma Bölgesi kararı öncesi verilen yenilenebilir enerji lisans sahaları içerisinde değildir. Projeye ilişkin ön lisans kararı Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanından sonra verilmiştir” denildi.

Whatsapp Image 2026 02 09 At 12.57.10

Bilirkişi inceleme raporunda öne çıkanlar şöyle:

  • DGES Projesinin önemli bir doğa koruma alanı içerisinde yer alıyor olması, bölgede farklı koruma statülerinin bulunması, bölgeye ilişkin farklı plan kademeleri içerisinde “Mera” vasfında olduğu belirlenmiş alanlara yönelik geliştirilmiş plan hükümlerinin bu alanların kadimden beri devam eden amaçları doğrultusunda kullanımını öngörmesi, proje alanının yerleşme alanlarına çok yakın bir konumda olması hususları dikkate alındığında Karaburun Dges ve Elektrik Depolama Tesisi projesinin yer seçimi kararının planlama ilke ve esasları ile de bağdaşmadığı, projenin uygulanması halinde bu bölgelerde giderilmesi mümkün olmayacak zararların ortaya çıkabileceği kanaatine ulaşılmıştır.
  • DGES Projesi ÇED dosyasında projenin etkileri ve alınacak önlemler bölümünde herhangi bir araştırmaya dayalı açıklama, önlem, proje geliştirilmediği görülmektedir. Sadece kurum görüşlerine yer verilmiş ve yapılacaktır, edilecektir şeklinde genel taahütlerde bulunulmuştur. Bu nedenle projenin içinde bulunduğu alanın oldukça hassas ve kırılgan yapıda olmasına rağmen mera alanları, flora ve faunaya olan etkileri ve alınacak önlemler ÇED dosyasında detaylı olarak verilmemiştir.
  • Karaburun yarımadası özellikle RES kaynaklı antropojenik etki altında olması nedeniyle ekosistem bütünlüğünün bozulması ve biyoçeşitlilik değerinin kaybı gibi tehditlere maruz kalmaktadır. Projenin yarımadanın ekosistem bütünlüğüne ve faunasına zarar vereceği açıktır.
  • Proje, “Çayır-Mera ve Özel Çevre Koruma Bölgesi” içerisinde ve "Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak tescil edilen alanda yer almaktadır. GES panellerinin kurulumu sırasında doğal ot örtüsü sıyrılacak, kök sistemleri zarar görecek zaman içerisinde nitelikli mera florasında bitki tür çeşitliliği azalacaktır. Mera verimliliği için kritik endemik veya lokal türler geri dönüşsüz kayıplara uğrayacaktır. GES sahaları genellikle çitlerle kapatılarak hayvan girişine kapatılır. DGES projesi bölgede mera fonksiyonunun tamamen kaybolması, otlatma rejiminin bozulmasına neden olacaktır. Flora–fauna–insan dengesi kesintiye uğrayacaktır.
  • GES alanı, Kuzeyden Güneye doğru Ege Denizi kıyılarını takip eden bazı balıkçıllar ile kıyı kuşları kuş göçyolları üzerinde bulunmaktadır.
  • ÇED dosyasında DGES projesinin tarımda tozlaşmada-döllenmede önemli yer tutan arılara ve böceklere etkileri incelenmemiştir.
  • Proje kapsamında yapılacak kazı ve dolgulardan dolayı doğal bitki örtüsünün ortadan kaldırılması ile su erozyonu artacak ve kazı-dolgu ve tesviye işlemleri ile üst toprak tabakası sıkıştırılarak yüzey suyunun yeraltı suyunu beslemesi engellenecektir. Bu yönleri ile dava konusu proje, çevredeki daha alt kottaki tarım alanlarını dolaylı olarak olumsuz etkileyecektir.

Kaynak: BÜLTEN