İzmir Barosu, LGBTİ+ dernekleri, site ve sosyal medya hesapları ile aktivistlere yönelik düzenlenen "Ailem güvende" operasyonlarıyla ilgili açıklama yayımladı. Baro, İzmir'de de yürütülen operasyonun "Yasal ve meşru hak savunuculuğu faaliyetlerine" yönelik olduğunu söyleyerek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.

"SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ"

Baro, "LGBTİ+ varoluşu ve hak savunuculuğu suç değildir" başlıklı açıklamasında şunları aktardı:

12 Eylül 2026 tarihinde, çok sayıda LGBTİ+ örgütü, yayın organı, öğrenci topluluğu ve hak savunucusuna ait internet sitesi ile sosyal medya hesapları hakkında erişim engeli kararları verildi. Bu dijital müdahalenin hemen ardından, 13 Eylül’ün ilk saatlerinden itibaren İzmir dâhil birçok ilde LGBTİ+ derneklerine ve hak savunucularına yönelik eş zamanlı operasyonlar başlatıldı.

Bakan Gürlek açıkladı... İzmir'de 'Ailem Güvende' operasyonu!
Bakan Gürlek açıkladı... İzmir'de 'Ailem Güvende' operasyonu!
İçeriği Görüntüle

Derneklerin yönetim ve denetim organlarında görev alan kişilerin eş zamanlı olarak gözaltına alınması, sivil toplum örgütlerinin ofislerine yönelik aramalar ve kurumsal işleyişi doğrudan etkileyen el koyma tedbirleri, örgütlenme özgürlüğü, ayrımcılık yasağı ve hukuk devleti ilkesi bakımından ciddi kaygılar doğurmaktadır.

Bunun yanı sıra, soruşturmalarda kısıtlılık kararı verilmesi ve menfaat çatışması gerekçe gösterilerek şüphelilerin kendi seçtikleri müdafilerin hukuki yardımından yararlanmalarını güçleştiren uygulamalar, savunma hakkının etkin kullanımını da zedelemektedir. Savunma hakkını sınırlayan ve etkisizleştiren uygulamalar kabul edilemez.

Daha da vahim olanı, LGBTİ+ hak savunuculuğunun “müstehcenlik” ve “fuhuş” gibi kavramlarla kriminalize edilmesi ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” gibi son derece ağır bir suç isnadının gündeme getirilmesidir. Ceza hukukunun, soyut ve genelleyici değerlendirmelerle, temel hakların kullanımı kapsamında kalan örgütlenme, dayanışma ve savunuculuk faaliyetlerini kriminalize edecek şekilde kullanılması kabul edilemez. Yasal ve meşru hak savunuculuğu faaliyetleri, salt faaliyetlerin konusu veya savunulan haklar nedeniyle suç şüphesi altında bırakılamaz.

İzmir Barosu olarak, insan hakları savunucularının ve sivil toplum örgütlerinin yasal ve meşru faaliyetlerinin cezalandırılmasına, damgalanmalarına veya etkisizleştirilmelerine yol açacak her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu ve süreci yakından takip edeceğimizi kamuoyuna bildiririz."

Kaynak: HABER MERKEZİ