Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin mal varlıklarına tedbir talebi!
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin mal varlıklarına tedbir talebi!
İçeriği Görüntüle

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan ve İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, il başkanlığında düzenlenen basın toplantısında, ekonomik gelişmeler, fonlara ilişkin iddialar hakkında açıklamalarda bulundu. İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, fonlara ilişkin iddialara yönelik, “17 ila 20 milyar doları, yani yaklaşık 800 milyar lirayı bulan devasa hacmiyle 2001 krizinden sonraki en büyük, en organize soygundur” ifadelerini kullanarak, süreçte kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun ve fonlardaki para hareketlerinin kapsamlı biçimde araştırılması çağrısında bulundu.

“2001’DEN SONRA EN ORGANİZE SOYGUN”

Milletvekili Kırkpınar, fonlara ilişkin iddiaların sıradan bir ekonomik kriz ya da münferit bir usulsüzlük olarak değerlendirilemeyeceğini, iddiaların, söz konusu yapıların ve para hareketlerinin kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi. Hüsmen Krıkpınar, "Karşımızdaki tablo, 17 ila 20 milyar doları, yani yaklaşık 800 milyar lirayı bulan devasa hacmiyle 2001 krizinden sonraki en büyük, en organize soygundur" diye konuştu.

“BDDK; KÖR, SAĞIR VE DİLSİZ!”

AKP hükümetlerinde bu ülkenin, "vurguncular ülkesi", bu iktidarın da "soyguncular hükümeti" olup çıktığını savunan Kırkpınar, "Üstelik bu kurgu göz göre göre geldi. Tam 1,5 yıl öncesinden savcılık dosyaları açılmış, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek aylar öncesinden ‘fonlarda manipülasyon var’ demiş. Madem biliyordunuz, bu zamana kadar bu soyguna müdahale edilmesini kim engelledi? Hangi güç, hangi ‘saray zırhı’ bu operasyonun önünde siper oldu? Uluslararası fon kuruluşu MSCI, ‘Türkiye'yi gelişmekte olan piyasalardan çıkarır, küme düşürürüz’ diye ültimatom vermeseydi; bu iktidar milletin soyulmasına daha ne kadar göz yumacaktı? Bakın, bu devasa vurgun yaşanırken devletin denetim mekanizmaları neredeydi? MASAK, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul ve BDDK bu süreçte tam anlamıyla kör, sağır ve dilsiz kesilmiştir. Vatandaşın cebindeki üç kuruşun peşine düşen, bankaların ve vatandaşın gırtlağını sıkan bu kurumlar; sıra bu imtiyazlı zümreye, bu soygun çarkına gelince aklını kaybetmiştir.

"YA BU SOYGUNA GÖZ YUMDUNUZ YA DA İŞBİRLİKÇİSİNİZ"

Görevi piyasayı korumak, manipülasyonu önlemek ve yatırımcının hakkını gözetmek olan Borsa İstanbul yönetimi, SPK ve MASAK yetkilileri, bu rezalet gözler önündeyken neredeydi? Bu devasa para hareketlerini, kapalı fonlardaki anormal artışları görmediniz mi? Ya bu soyguna bilerek ve isteyerek göz yumdunuz ya da bu kirli düzenin bizzat işbirlikçisisiniz! Başka bir izahı olamaz. Daha da vahimi, geleneksel bankacılık sistemi vatandaşa, insanımıza nefes aldırmazken, ortada hiçbir güvence yokken Katılım Evim, Birevim gibi ‘evim’ adı altındaki şirketlerin ve Pusula Portföy ile Tera Yatırım gibi yapıların bu kadar başıboş bırakılması, denetimsizliğin en somut kanıtıdır. Diğer finansal aktörlerin elleri sıkı sıkıya bağlanırken, bu şirketlerin ve fonların denetimsiz birer serbestlik alanına çevrilmesi asla tesadüf değildir. Bu başıboşluk, bu vurguna bilerek yol vermektir. Bu soygun ne bugün başladı ne de sadece son birkaç yılla sınırlıdır. Bu işin kökeni, 2020 yılına kadar uzanan, 12 kişilik kapalı bir fon içerisinde devasa hisse artışlarıyla ve kara para aklama iddialarıyla örülen o karanlık döneme dayanmaktadır. O gün bu örtülü operasyonlara göz yumanlar, bugün bu devasa vurgunun önünü açmıştır. Soygun çarkının aktörleri, sistem çökmeden ve iflas tiyatrosu oynamadan hemen önce, milyarlarca lirayı ve milyonlarca doları İsviçre bankalarına ve yurt dışı hesaplarına aktardılar. Paraları yurt dışına kaçırdıktan sonra da çıkıp ‘sistem battı’ dediler. Bir tarafta onuru için canından vazgeçen polisimiz, pazar artığı toplayan emeklimiz, rızkı çalınan fakir fukaramız... Diğer tarafta yurt dışına para kaçıranlar, çöküş tüyosu alıp servetine servet katan AK Partili siyasiler ve sonradan görmeler var!

“KAPATMAYA KALKMAYIN, BEDELİ AĞIR OLUR!”

Şimdi açıkça uyarıyoruz: Öyle birkaç tutuklama, üç beş gözaltı ya da meseleyi geçiştirecek yüzeysel kararlarla bu işin üstünü kapatmaya kalkarsanız, unutmayın ki bunun bedeli çok ağır olur! Eğer bu skandal en derinine kadar inilerek ciddiyetle soruşturulmazsa, bu devasa fon krizinin faturası doğrudan Hazineye ve sırtındaki yük her geçen gün ağırlaşan milletimizin omuzuna yıkılacaktır. Bu yarayı daha fazla ertelemeden, hiçbir siyasi himayeye takılmadan, sonuna kadar ve samimiyetle deşmek zorundasınız. Aksi takdirde sorumluluğu da bu düzeni kuranlar üstlenecektir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA