Tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden T24'ten Cansu Çamlıbel'e verdiği röportajda cumhurbaşkanı adaylığının kesin bir biçimde sürdüğünün altını çizdi.
İktidarın anayasal dönem sınırlamasını nasıl aşmayı planladığını sorguladığını belirten İmamoğlu, sandıktan kaçılmaması gerektiğini söyledi.Cumhurbaşkanlığı adaylığına dair kritik açıklamalarda bulunan İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
"Adaylık meselesine gelince, ben kendi irademle değil, 15,5 milyon vatandaşımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayı oldum. Yetkiyi millet verir, millet alır. Diploma davası henüz sonuçlanmamıştır. Adaylığım kesin bir biçimde devam etmektedir. Ancak sonuç ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi, milletin iktidarını kurmak için milletimize karşı üzerine düşen vazifeyi yapacaktır.
Onlarla yol arkadaşlığı yapmaktan onur duyduğum Sayın Genel Başkanım Özgür Özel ve Sayın Başkan’ım Mansur Yavaş, Türkiye’nin önemli değerleri. Cumhuriyet Halk Partisi, birçok Cumhurbaşkanı adayı çıkarabilecek kalitede ve kalibrede bir partidir.
İnanın bizim kim aday olacak gibi bir endişemiz yok! Fakat iktidardakilerin Anayasa'mızdaki dönem şartını nasıl aşacağını çok merak ediyorum. Eğer adaylıkta ısrar ediyorsa; 15,5 milyon insanımızın iradesine halel getirmeyecekti, sandıkta karşıma çıkmaktan korkmayacaktı.
"MİLLETİN ÖNÜNE REFERANDUM SANDIĞI KONULACAĞI GÜNÜ HEYECANLA BEKLİYORUZ"
400 milletvekili hülyasına kapılırlarsa, çok beklerler. Milletin önüne referandum sandığının koyulacağı günü heyecanla ve hevesle beklediğimizi bilsinler. Ekrem İmamoğlu’nun katılamadığı, özgür bir şekilde yarışamadığı bir seçim, Cumhurbaşkanı’nın meşruiyetinin bittiği bir seçim olur. On milyonların, Ekrem İmamoğlu yerine adaylaştığı bir seçime dönüşür."
İmamoğlu, olası bir seçim senaryosunda izleyeceği yol haritasına ilişkin soruları yanıtlarken, 2023 seçimlerinin ardından kapsamlı bir hazırlık sürecine girdiklerini belirtti.
Türkiye’nin temel sorunlarına dair yüzlerce uzmanla çalışıldığının altını çizen İmamoğlu, iktidara gelinmesi halinde adalet, ekonomi ve eğitimi öncelikli üç alan olarak ele alacaklarını belirtti.
İmamoğlu, yargı bağımsızlığının ilk günden tesis edileceğini, yoksullukla mücadele için vatandaşlık geliri programının hayata geçirileceğini ve parasız, nitelikli eğitimin ülke genelinde sağlanacağını söyleyerek “Türkiye’yi yönetmeye hazırız, sadece seçimleri bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
"2023 seçimlerinde alınan sonuç üzerine, partimden ve yakın çalışma ekibimden arkadaşlarımla beraber işlerin eskisi gibi yürümesine seyirci kalmamaya ve hızla bir sonraki seçimler için kapsamlı bir hazırlık yapmaya karar verdik. Bu çerçevede, bir yandan partimizi 2028 seçimlerine hazırlamak için adımlar attık, bir yandan da Türkiye’nin bütün temel sorunlarının röntgenini çekip, bu sorunları çözüme kavuşturmak için politika önerileri geliştirmeye başladık.
Partide attığımız adımların sonucunu biliyorsunuz: Yönetim değişikliğinin ardından 2024 yerel seçimlerinde açık ara birinci parti olduk ve güvenilir bütün kamuoyu yoklamalarına göre birinci parti olmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin çalışmamızsa 2023 seçimlerinden hemen sonra başladı. Yüzlerce uzman ve akademisyenle bir araya gelerek Türkiye’nin sorunlarına kalıcı çözümler getirecek öneri ve projeler geliştirdik. Çalışmalarımız Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi çatısı altında devam ediyor. Demek istediğim, 2023’ten beri çalışıyoruz. Türkiye’nin sorunlarını, nasıl yönetilmesi gerektiğini biliyoruz. Türkiye’yi yönetmeye hazırız. Sadece seçimleri bekliyoruz."
"ÜLKEMİZİN EN DERİN PROBLEMİ YOKSULLUKTUR"
İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
"İktidara geldiğimiz ilk günden itibaren tabii ki iktidarın en çok mağdur ettiklerini, özellikle dar gelirlileri, emeklileri, gençleri ve kadınları biraz olsun rahatlatacak adımları atacağız. Ancak herkesin şundan emin olmasını isterim; Türkiye’nin zamanını, sorunlarımıza yalnızca pansuman yapmak için değil, kalıcı biçimde çözmek için harcayacağız. Sorunuza bu açıdan cevap verecek olursam, acilen ele almamız gereken, köklü reformlar yaparak kalıcı çözümler geliştirmemiz gereken alanların ilk üçüne adaleti, ekonomiyi ve eğitimi koyarım.
Bu çerçevede, iktidara geldiğimiz ilk günden, hatta ilk saatten itibaren, bu ülkede adaleti yeniden tesis etmek, yargımızı yeniden bağımsız ve tarafsız kılmak için harekete geçeceğiz. İktidara geldiğimiz ilk gün, yapacağım ilk konuşmada, hâkim ve savcılarımıza seslenip, şunları söyleyeceğim: “Hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne sahip çıkıyoruz. Kararlarınızı alırken, kanunlardan ve vicdanınızdan başka bir referansınız olmasın!” Konuşmakla kalmayacağız elbette. Yargıyı bağımsız, adaleti erişilebilir kılmak için HSK’nın yapısını değiştirecek, davalar devam ederken hâkim ve savcıların görev yerlerinin değiştirilmesine son vereceğiz.
Ülkemizin en derin problemi yoksulluktur. Milletimizin hiçbir ferdi açlık sınırı altında yaşamayı hak etmiyor. Yine iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren, emeklilerimizin, asgari ücretlilerimizin ve hiçbir ailenin açlık sınırı altında kalmayacağı bir vatandaşlık geliri programını oluşturmak için çalışmaya başlayacağız.
Yine iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren sanayiyi yeniden refahın, istihdamın ve kalkınmanın omurgası yapmak, üretim ekonomisini canlandırmak için çalışacağız. Üretimi sadece canlandırmak için değil, yenilikçi kılmak için de gayret edeceğiz. Başta sanayi olmak üzere ekonominin bütün sektörlerini yenilikçi, verimli ve sürdürülebilir kılmak için Bilim, Teknoloji ve Yenilik Başkanlığı’nı, Türkiye Ulusal Kalkınma Fonu’nu ve Türkiye Atılım Ofisi’ni kuracağız.
Bugün herkes şunu kabul ediyor; dünyanın mevcut durumunda bilgi olmadan, bilim olmadan ülkeler, devletler güçlü ve dayanıklı olamıyor. Buradan hareketle iktidara gelir gelmez el atacağımız alanların ilk sırasında eğitim olacak. Eğitimde vaadimiz şu: Türkiye’nin her yerinde nitelikli eğitimi parasız, parasız eğitimi nitelikli yapacak, çocuklarımıza kaliteli, parasız ve bilginin yanında beceri kazandıran bir eğitim vereceğiz. Eğitimi ideolojik kavga sahası olarak görmeyeceğiz. Devlet okullarını yeniden ülkenin en iyi okulları yapacağız."





