İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 kişinin yargılandığı İBB davasında ikinci celsenin 35’inci günü başladı. Bugün 99. duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun daha önce yaptırılmayan savunmasının ikinci gününe başlandı.
Evrensel’in aktardığına göre; İBB davasında savunmasına saat 11.55’te başlayan Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da yaşanan sel felaketinin kentleşme ve nüfus planlaması sorunlarıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Ayazağa’da sel sularına kapılarak yaşamını yitiren kişi ile su birikintisinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden 14 yaşındaki çocuk için başsağlığı dileyen İmamoğlu, dere yatakları ve su havzalarındaki yapılaşmaya dikkat çekti.
İmamoğlu, İBB davasının İstanbul’daki imar politikaları ve yapılaşma sorunlarıyla yakından ilişkili olduğunu savunarak, kentteki rant odaklı uygulamalara tepki gösterdi. Sazlıdere Barajı çevresindeki yapılaşmayı örnek gösteren İmamoğlu, bölgeye yapılması planlanan konutların altyapısına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu öne sürdü. İmamoğlu, kendi temsil ettikleri belediyecilik anlayışının hedef alındığını iddia ederek Taş Yapı’nın inşaat projelerini de gündeme getirdi.
“SAZLIDERE BARAJI TEK BİR İMZAYLA YOK EDİLDİ”
İstanbul’da rant, imar artışı ve yağma tartışmalarının yıllardır sürdüğünü belirten İmamoğlu, Sazlıdere Barajı çevresindeki yapılaşmaya dikkat çekti. Yaklaşık 136 milyon metrekarelik alanın yapılaşmaya açıldığını ve bölgede 2 milyona yakın nüfusun yaşamasına yönelik hazırlık yapıldığını öne süren İmamoğlu, kanalizasyon altyapısına ilişkin belirsizlikler bulunduğunu savundu.
İmamoğlu, söz konusu müdahalelere karşı çıktıkları için kendilerinin hedef alındığını iddia ederek şu ifadeleri kullandı:
“Bu davayla çok ilgilidir. Çünkü İstanbul; rant, yağma, imar artışı gibi konularla hayatımızı ne yazık ki yıllardır meşgul ediyor. Dedim ya savunmamda buna özel, özenli bir şekilde özellikle konuları geldiğinde bahsedeceğim bazı kıyaslamalar ortaya koyarken. Fakat tek başına Sazlıdere Barajı'nın, neredeyse İstanbul'un görünmeyen ama en önemli su havzalarından birinin, yaklaşık 136 milyon metrekarenin, göz göre göre, sadece bir tek imzayla yok edilmesinin ve oraya 2 milyona yakın nüfusun hazırlık yapılmasının, bunun hiçbir teknik altyapısının olmamasının... Bakın şu anda orada kurulan şehirlerin kanalizasyonunun bile hangi arıtmaya gideceği belli değil. Böyle bir müdahalenin yapıldığı bir ortamda, bunu yapanlar tabii ki Ekrem İmamoğlu'nu İstanbul'da istemedi. Ekrem İmamoğlu'nu derken, temsil ettiğimiz belediyeciliği istemedi. Hani kulelere kızılıyordu. Bizim karşı çıktığımız kuleler bile Ankara'dan izin alarak işine devam etti. Niye Resul Emrah Şahan burada? Taş Yapı kulesine baktığınızda o beton yığınını gördüğünüzde bunun cevabını çok rahatlıkla bulabilirsiniz.”
“KILIÇDAROĞLU’NUN TANIK OLARAK DİNLENMESİNİ TALEP EDİYORUM”
İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkemede tanık olarak dinlenmesini talep ederek, “İddianamede CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın satın alınmasına ilişkin suçlama için dönemin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkemede tanık olarak dinlenmesini ve duruşmaya getirilmesini talep ediyorum. Kendisi o dönemdeki il başkanı ile konuştu. Ona her şey anlatıldı, ben de oradaydım. Tek bir sesi itirazı olmadı. Benim gözümün önünde dönemin genel başkanına anlatıldı. Kendisi her şeye laf yetiştiriyor. Bu konuda cevap vermiyor. Şu an her konuya yorum yapıyor ancak il binası suçlamasına iki kelam edecek edemiyor. Ayıptır ya. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konuyla ilgili tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.




