Halkların Kuruluş Partisi (HKP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Tacettin Çolak, İz Gazete TV de Kayıt programına konuk oldu. İz Gazete editörü Cemre Yuvarlak ve İz Gazete yazarı Eren Öyküm Ihlamur’un sorularını yanıtlayan Çolak, İzmir’de kent gündeminden, siyasi gelişmelere ve belediyelere yapılan operasyonlara değinerek kritik açıklamalarda bulundu.


İZBB Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ederek bağımsız olmasına değinen Çolak, Cemil Tugay’ın ideolojik bir aidiyeti yok. Rüzgâr nerden eserse o yöne savruluyor. AKP’ye geçebilir” diye konuştu. Öte yandan Eski CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün İz Gazete’ye uyguladığı ambargoyu ise basitlik ve acizlik olarak nitelendirerek, “Basın sizin memurunuz değil çıkışında bulundu”


İZ GAZETE AMBARGOSUNA ÇOLAK’TAN TEPKİ: “BASİTLİK ACİZLİK”


Eski CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç tarafından İz Gazete ’ye yapılan ambargoyu değerlendiren Çolak, yapılan sansürü, acizlik, yetersizlik ve basitlik olarak nitelendirerek, “Basın senden icazet alarak yayın yapıyorsa hür bağımsızlık değildir. Erdoğan bunu yapıyor. Kendisine sorulacak sorular önceden geliyor ve printer’dan okuyor. Onlarda bunu istemedikleri için size karşı sansür geliştirmişler. Son derece yanlıştır. Kaldı ki o arkadaşı ben tanımıyorum muhatabım da değil” dedi.


ÇOLAK’TAN GÜÇ’E TEPKİ: “BASIN SİZİN MEMURUNUZ DEĞİL!”


Çolak, Çağatay Güç’te bir mücadele ile gelmedi belediye başkanı inisiyatifi ile belediyedeki koltuğunu bıraktırıp siyasete atıldı. Bunlar bile yanlış. İlla sizin haberinizi yapacak iye bir kural yok. Basın sizin memurunuz değil. Maalesef eleştirdiğim şeylerden biri de maddi karşılık alarak haber yapıldığı durumlar da oluyor. Bunlar doğru değil. Basında da siyasette de neyse o! Olayı olduğu gibi anlatmak önemli bunlar yeterli zaten” ifadelerini kullandı.


“TUGAY’IN İDEOLOJİK BİR AİDİYETİ YOK”


İZBB Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ederek bağımsız olarak kalmasını değerlendiren Çolak, “Şahsına münhasır bir vatandaş. Siyasette de yakından pişmiş biri değiş. Hasbelkader o koltuklara getirildi. Birilerinin şeyi ile geliyorlar. Baba ocağında bileğinin hakkı ile kimse o koltuğa gelmedi. Tugay’ın ideolojik bir aidiyeti olmayınca böyle istifa etti. Özgür özel buraya gelince de onun yanında yer almadı. Yeni partide yer alacam dedi. O ekip kim? Özgür özel o ekibi bir parti bir günde kurulmaz. İzmir’e geliyor yine yanına gitmiyor. Başka hesapları var Tugay’ın” dedi.


ÇOLAK: “TUGAY AKP’YE GEÇEBİLİR, RÜZGARA GÖRE YÖN DEĞİŞTİRİYOR”


Tugay’ın AKP’ye geçme iddiaları ile ilgili konuşan Çolak, “Biz özellikle İzmir’deki geçen yıl yaşanan grev sürecinde bir yazım var. Hatta bir tanesi “AKP’ye geçerse şaşırmayalım” diye bir yazı… Ben de o olasılığı mümkün görüyorum. Burjuva siyasetçileri ne derse onun tersini yaparlar. Bahçeli ve Erdoğan’ın ne hakaretleri var. İdeolojik bir aidiyeti yok adamın. Rüzgâra göre yön değiştirebilir. Bunlar yanlış yani” çıkışında bulundu.


“BİR UÇTAN BİR UCA SAVRULAN BİR SİYASETÇİ”


Grev döneminde Tugay’ı tavrını değerlendiren Çolak, “Özellikle grev dönemindeki duruşu ne işçi sınıfı ile ne halkla yakınlık kurmadığı ve aristokrat duruşu ve halka üstten bakışı olduğunu gösterdi. O zaman da çok ciddi eleştirilerim vardı. Grev hakkına saygı göstermiyorsun çöp toplayarak falan grev kırıcılığı da yaptı. Bazı CHP seçmenleri de destekledi. Halk grev nedeniyle etkilensin ki TİS’e yanaşsın değil mi? TİS’e imzalama koşullarını zorlamak ve şişkin kadroları kendileri yarattı. Bunları yapmak yerine grev kırıcılığına evrildi. Bir uçtan bir uca çok kolay savrulan bir siyasetçi. İzmir halkına yazık oluyor” ifadelerine yer verdi.


“İZMİR NASILSA AKP’YE GİTMEZ DEYİP HALKA ZULÜM EDİYORLAR”


“İzmir halkına hizmet bir Piriştina döneminde yapılıyordu” diyen Çolak, “Şimdi çok kötü durumda. Ulaşım özellikle çok büyük sorun. Burası sahil kenti gece yarılarına kadar devam eder burada hayat gece 23.30’da otobüsler bitiyor. Bunlar yanlış. İzmir’in laik bir yapısı var nasılsa AKP’ye gitmez diye düşünüp halka zulmediyorlar” diye konuştu.


“İŞÇİ VE EMEKLİNİN YAŞADIKLARINA KARŞI DUYARLIYIZ”


Çolak sözlerine şu şekilde devam etti: “Parti çalışmalarından bahsederek, yaptığımız eylemler, faaliyetler açtığımız davalar var. 600’ün üzerinde bu AKP iktidarının keyfilikleri, kanunsuzlukları karşısında usulsüzlüklerine dair davalar açtık. Genel başkanımız Nurullah Ankut ev hapsinde 14 yıl üzerinde cezası oldu. 50 yıla yakın ceza isteniyor. Emekli halkı ve işçi sınıfının yaşadıklarına karşı duyarlılık gösteriyoruz. Ancak sürekli hesaplarımız kapatılıyor. Mücadele ediyoruz.”


“MADIMAK KATLİAMI İÇİN YÜRÜYÜŞ YAPTIK”


Madımak Katliamına değinen Çolak, “2 Temmuz’da 93 yılında insanlık tarihinde görülmemiş bir katliam yaşandı. 33 tane aydınımızı diri diri katlettiler. Madımak Katliamının protestosu için halkla birlikte yürüyüş yaptık. Onun dışında her zaman işçi sınıfının yanında yer alıyoruz. Grev, direniş işçi örgütlenmesi bizim için çok doğal oldu” dedi.

Ticaret Bakanlığı düğmeye bastı: Market raflarında ve fırınlarda kurallar değişiyor
Ticaret Bakanlığı düğmeye bastı: Market raflarında ve fırınlarda kurallar değişiyor
İçeriği Görüntüle


“CHP’NİN KURUMSAL VARLIĞINA SALDIRIYA GEÇTİLER”


Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasından sonraki siyasi gelişmeleri ve operasyonları değerlendiren Çolak, “AKP iktidarında hukuk falan hikâye. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmadan önce de fiilen Cumhurbaşkanlığı yapıyordu. Kendilerini hiçbir hukuki kural ile bağlı görmüyorlar. İktidara kalmaya da mahkumlar. Devrildikleri anda yargılanacaklarını biliyorlar. Yerel seçimlerde AKP yenildi. Büyükşehir belediyelerini kaybettiler. Böyle bir durum olunca CHP’nin kurumsal varlığına da saldırıya geçtiler. Başta belediyelerden başladılar. Burjuva siyaseti rant ve çıkarlar ilişiklerine endeksli” ifadelerine yer verdi.


“YAPILAN ELEŞTİRİLERİ İSLAM İLE AÇIKLIYORLAR”


“İnsanlar ellerinde olan gücü özel ilişkileri ve gayrimeşru kazancı yönünde kullanıyor” diyen Çolak, “Merkezi iktidar bunu çok iyi yapıyor Hemen hemen her birimin devletin olanaklarından faydalandığı çok açık ve sabit. Biz devlete çöktük ve bunlardan yararlanıyoruz diyorlar. Rektör yakınlarını işe alıyormuş bu eleştiriliyor. Şöyle diyorlar: “Bunlar İslam’ı bilmez. İslam’da yöneticinin kendi yakınına faydası olması caizdir” deyip bunu yapıyorlar. Belediyelerde de bunu yapıyorlar. Rüşvet ve benzeri ilişkiler çıkıyor. Burada şu var. İstanbul belediyesindeki operasyonlarda ben önemli yerlere baktım. Somut bir veri yok. Hukukta soruşturma açmanın belli bir koşulu var. Kuvvetli suç şüphesi olması gerekiyor. Ama yok. İmamoğlu parti ve ideolojik olarak bize yakın bir isim değil. Ancak İmamoğlu bunları üç kez yendi” dedi.


“19 MART ERGENEKON OPERASYONLARININ BİR KARİKATÜRÜ”


19 Mart süreci ve devamını Ergenekon operasyonlarına benzettiğini ifade eden Çolak, “Seçimle belediyeleri ele geçiremediler ancak yargı sopası ile ele geçirmeye çalışıyorlar. Büyük büyük operasyonlar gerektiren durum yok. Kaldı ki hukukun genel ilkesidir. Suçlu mahkeme kararıyla kesinleşene kadar herkes masumdur. Ben bunları Ergenekon operasyonlarına benzetiyorum. Hepsinin boş olduğu ortaya çıktı. Biz de 6 sayfalık bir bildiri dağıttık. 19 Mart’ta yaşananlar Ergenekon operasyonlarının bir karikatürü” diye konuştu.


“SENDİKACILAR BELEDİYE KADROLARININ ŞİŞİRİLMESİNDE ROL OYNUYOR”


AKP’li de olsa CHP’li de olsa yanlış yapanın karşısında dururuz diyen Çolak, “Biz Tugay’a çok sert eleştirilerimizi yaptık. “Başkanı eleştiriyorsanız neden geliyorsunuz” diyenler de oldu ama biz AKP’li de olsa CHP’li de olsa yanlış yapanın karşısında dururuz. Mobbingin inceltilmiş halidir bu. Burada en büyük suç sendikacıların. DİSK’e bağlı sendikacılar sarı sendikacılık yapıyorlar. Onlar da belediyedeki kadroların şişirilmesinde rol oynuyor. Bu kadro şişkinliklerini sendikacılar yaptı” dedi.


“HAVUZ SİSTEMİ İŞÇİ DÜŞMANI BİR UYGULAMADIR”


Belediyedeki havuz sistemini “işçi düşmanı” bir uygulama olarak değerlendiren Çolak, “Havuz sistemi aslında iş sözleşmesinin sonlandırılmasıdır. İşsiz kalmaktan korktukları için kapitalist ülkesinde olduğu gibi işsizlik ve pahalılık sistemi vardır. Bu dayatmaları mecbur kabul ediyorlar. İçinin zorunlu izne çıkarılması iş sözleşmesinin feshidir bu uygulamalar. Bunlar da işçiler haklarını almalıdır. Ama insanlar yapamıyor çekiniyor. İşçi düşmanı bir uygulamadır bu. Sendikacıları da eleştiriyorum. Gelsin onlar da tek tek tartışalım nasıl satış sözleşmesine imza attıklarını biliyoruz. Onların da bu koltuklara nasıl geldiğini biliyoruz” diye belirtti.

Muhabir: CEMRE YUVARLAK