AKP'ye geçiş iddialarını yalanlamayan Ümit Dikbayır, yaşadığı sürece illişkin yeni bir açıklama yaptı. İYİ Parti'den seçildikten sonra istifa eden ve bir süre bağımsız kalan Sakarya Milletvekili Dikbayır, Özgür Özel yönetiminde CHP’ye üye olmuş, YENİ Parti ayrılığı sonrası 23 Haziran’da ise istifa etmişti.
Dikbayır, istifası sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından davet edildiğini ve Külliye'de görüştüğünü açıkladı. Dikbayır, görüşmeden olumlu ayrıldığını ancak sonraki süreçte isim vermeden “Bir siyasi parti liderinin Erdoğan’ı arayarak itiraz ettiğini” öğrendiğini belirtti.

ERDOĞAN'IN TEKLİFİNİ ANLATTI
Sosyal medya hesabından seslendiği videosunda, istifası sonrası Erdoğan tarafından davet edildiğini aktaran Dikbayır, şöyle konuştu:
Sayın Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede kendisi AK Parti'ye katılmam yöndeki düşüncesini ve davetini ifade etti. Ben de kendisine açıkça şunu söyledim. 'Bu benim tek başıma ve bir anda verebileceğim bir karar değil Sayın Cumhurbaşkanım.' Ailemle konuşmam gerektiğini, yıllardır beraber yol yürüdüğüm yol arkadaşlarımla, ekibimle ve sorumluluğumu taşıdığım insanlarla istişare etmeden böyle bir karar veremeyeceğimi ifade ettim. Karşılıklı değerlendirmelerin olumlu sonuçlanması halinde 14 Ağustos tarihinde bir katılım olabileceğini de konuşuldu. Fakat burada önemli bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Ben o görüşmeden çıkarken hayırlısı olsun diyerek ayrıldık.
“BİR SİYASİ PARTİ BAŞKANI İTİRAZ ETTİ”
Dikbayır, Meral Akşener olduğu değerlendirilen "Bir başkanın" AKP’ye geçişine itiraz ettiğini, bu nedenle AKP'ye geçemediğini açıkladı:
Sonraki süreçte daha önce birlikte siyaset yaptığım bir siyasi partinin genel başkanının sayın Cumhurbaşkanı'yla görüşerek benim AK Parti'ye katılmama itiraz etti ve bu nedenle de sürecin sona erdiği yönünde bazı bilgiler bana da ulaştı. Bunun ne kadarını doğru olduğunu bilmiyorum. Açıkçası bu söylentilerle de ilgilenmiyorum. Ama burada bir hakkı da teslim etmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanı beni davet etti, külliye de kabul etti, düşüncelerimi dinledi ve görüşmemiz boyunca son derece nazik bir yaklaşım gösterdi. Bunu söylemek benim için siyasi görüş meselesi değil, nezaket meselesidir.




