Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Eğitim-İş üyesi okul müdür yardımcısı, bir öğretmenin derste Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik hakaret içerikli ifadeler kullandığı iddiaları ve olay sonrası resmi işlem yapmıştı.

Eğitim-İş hedef gösterilen müdür yardımcısı için Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleriyle birlikte okul önünde açıklama yaptı.

Günel’e destek mesajları: Gerekirse söke söke alacağız!
Günel’e destek mesajları: Gerekirse söke söke alacağız!
İçeriği Görüntüle

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, "Cumhuriyetçi bir eğitim emekçisinin ismiyle, fotoğrafıyla, özel telefonuyla hedef hâline getirilmek isteyenlere, öğrenci ve velilerimiz üzerinde baskı kurmaya çalışan bu anlayışa karşı 'haddinizi bilin' demek için buradayız." dedi. Özbay, konu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

Mani̇sa 2-1

Özbay, "Arkadaşımızı bu linç düzenine teslim etmeyeceğimizi bir kez daha ilan etmeye, gerçeği çarpıtanların kurduğu sahte gündemi boşa düşürmek için buradayız." ifadelerini kullandı. Özbay, konuşmasına şöyle devam etti:

"Turgutlu'da bir Cumhuriyetçi öğretmen, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret edemezsiniz diye karşı durduğu için bugün bazı yapıların hedefi hâline gelmiş durumda. Olay şu anda yargıda. Öğretmenimiz diyor ki öğrenciler yanıma geldi ve bu öğretmenin, ben öğretmen derken gerçekten inanın rahatsız oluyorum. Çünkü o sözleri söylediyse öğretmen olamaz. Atatürk'e yönelik hakaretlerini onlarca çocuğun söylediğini söyledi. Öğretmenimiz diyor ki idarecimiz, ben sınıfa girdim, sınıfta din, kültürü ve ahlak bilgisi dersi vardı. O derste öğrenciye dedim ki tek tek böyle şikâyete geldiniz, gerçekten bu sözden atılıkla karşı karşıya kalındıysa buyurun dilekçenizi yazın, ona göre işlemleri yapalım dedi ve öğretmenimizden de şunu rica ettim: kimse kimseyle konuşmasın, kimse kimseye bakmadan herkes ne yaşadıysa onu anlatsın; öğretmenin derste olduğu, idarecimizin olmadığı bir yerde 11 öğrencinin aynı sözleri kullandığını somut şekilde belgelediği bir şikâyet dilekçesi müdür yardımcısına getiriliyor. Ne yapacak müdür yardımcısı? Ne yapmasını bekliyorsunuz yani? Cumhuriyet'in okulunda Atatürk'e hakaret edeceksiniz, susmasını mı bekliyorsunuz? Siz bu cüreti bulurken onun cesaret göstermemesini mi istiyorsunuz? Şikâyet mi sorun? Yoksa şikâyete konu olan esas mı sorun? Biz o nedenle bugün burada bu soruyu sormak için ve gerçekleri anlatmak için buradayız. Bizi buraya getiren asıl sebep bu olayın hemen ardından devreye sokulan organize bir şekilde hedef gösterme sürecidir. Günlerdir bir troll ordusu tarafından yürütülen bu linç kampanyası en sonunda hepinizin bildiği malum şahıs Fatih Tezcan eliyle açık bir hedef gösterme ve infaz girişimine dönüşmüştür."

Manisa3-4

ÖĞRENCİ VE VELİLERE BASKI İDDİASI

Özbay müdür yardımcısının hedef gösterilmesinin yanı sıra öğrenci ve velilere de baskı yapıldığını belirterek şöyle konuştu:

"Okul müdürü yardımcısı olan üyemiz, ismi açık, kimliği ve fotoğrafı kullanılarak yalan ve çarpıtılmış bilgilerle milyonların önüne atılmak istenmiştir. Yalnızca sosyal medya üzerinden öğretmenler hedef hâline getirilmekle kalmamış, şikâyetçi olan, durumu anlatan her bir öğrencimize ve velimize baskı kurulmak istenmiş. Burada asıl niyetin ne olduğunu çok çok iyi biliyoruz. Geçmişte Cumhuriyet değerlerine parantez olarak bakan, Lozan'ı hezimet sayan, hatta 'Yunan galip gelseydi' diyen zihniyetle kol kola girenlerin bugün kalkıp bir cumhuriyetçi eğitimciyi hedef göstermesi de tesadüf değildir. Cumhuriyet eşitlik, özgürlük, kardeşlik temelinde kurulmuştur. Biz kimin ne düşündüğüyle, kendi arasında ne konuştuğuyla umurumuzda değil. Biz bu ülkede hiç kimsenin düşüncesinden dolayı parmaklıklar arkasında olmasını istemeyiz. Ama şunun altını çizeriz: Bu kirli düşüncesini nerede, nasıl kullandığı konusunda da tavrımız nettir. Sen bu zihniyete sahipsen, senin sorunun artık tıbbi. Bu yaştan sonra bizim sana bir çözüm bulmamız mümkün değil. Sen tıbbi bir vakasın. Cumhuriyet'in imkânlarıyla öğretmen olup, Cumhuriyet'in okulunda öğretmenlik yapıp, 30 yıldan fazla bu ülkeden bunun karşılığında maaş alıp Atatürk'e hakaret ediyorsan sen artık tıbbi bir vakasın. Zihni bir sorunun var. Psikolojik bir sorunun var. Orası başka bir uzmanlık alanı. Ama okulda çocuklarımıza ne söylediğin bizi ilgilendirir. Biz şuradan şunu çok net söylüyoruz: içeride mi olur, ailesinin yanında mı olur hiç umurumuzda değil. Orası yargının konusu. Yargı kararını verir, ailesiyle de beraber oturabilir. Ama bu kişi bir kez daha okulların yanından geçmemeli. Çok net. Bu kişi bu ülkede öğretmenlik yapamaz, yapmamalı. Yalnızca derste söylemekle kalmamış, öğrenciye ayrıca Cumhuriyet'e ve Atatürk'e hakaret içeren mesajlar atmış. Bunları bu ülkenin savcısı görmedi mi?"

Kaynak: ANKA