Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet giderek artıyor. İstanbul Çekmeköy’de 2 Mart 2026’da bir lisede gerçekleşen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralanmış; biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Eyüpsultan’da 7 Mayıs 2024’te özel bir lisenin 74 yaşındaki müdürü İbrahim Oktugan, 17 yaşındaki öğrencisi tarafından silahla vurularak öldürüldü.

Konya’da 12 Haziran 2025’te Fetihkent İmam Hatip Ortaokulu rehberlik öğretmeni Muhammed Öz, okul içerisinde tüfekli saldırı sonucu hayatını kaybetti. Mersin Anamur’da da 22 Aralık 2025’te bir ortaokulda 12 yaşındaki bir öğrenci, okul müdürü Ender Kara’yı tüfekle yaraladı.

Konya Ereğli’de 22 Şubat 2025’te sınıf öğretmeni Cihan Güçlü, bir öğrencisinin yakını tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucu ağır yaralandı.

Olaylar kamuoyunda infial yaratırken Eğitim Sen İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Bülent Karakaş, eğitim emekçilerine yönelik saldırılara ilişkin basın metni yayımladı.

"YALNIZCA İDARİ BİR EKSİKLİK DEĞİL CİDDİ BİR SORUMLULUK İHLALİDİR"

Olayların münferit olmadığını, eğitim alanında giderek derinleşen şiddet ikliminin ve ihmaller zincirinin doğrudan sonucu olduğunu vurgulayan Karakaş, “Eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumak, başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere devletin anayasal ve hukuki yükümlülüğüdür. Ancak bugüne kadar yapılan uyarılar dikkate alınmamış, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirilmemiştir. Okullarda ateşli silahlarla ve kesici aletlerle saldırıların gerçekleşebilmesi, güvenlik önlemlerinin yetersizliğini ve kamusal denetimin zafiyetini açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, yalnızca idari bir eksiklik değil, aynı zamanda ciddi bir sorumluluk ihlalidir” ifadelerini kullandı.

“Şiddetin kaynağı yalnızca bireysel öfke değildir” diyen Karakaş, toplumda giderek yaygınlaşan şiddet vakalarının kutuplaştırıcı, hedef gösterici ve itibarsızlaştırıcı dilin eğitim emekçilerini doğrudan hedef haline getirdiğine dikkat çekti:

“Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları artık istisnai değil, sistematik bir sorunun açık göstergesidir. Eğitim emekçilerine yönelik saldırılar, kamusal sorumluluğun yerine getirilmemesi ve gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle giderek artmaktadır.

Öğretmenlik mesleğinin sistematik biçimde değersizleştirilmesi, kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve yalnızlaştırılması bu saldırıların zeminini güçlendirmektedir.

Öte yandan; derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk, gençlerin geleceksizlik duygusu ve sosyal destek mekanizmalarının zayıflığı da şiddeti besleyen önemli toplumsal etkenlerdir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği, risk altındaki çocuk ve gençlerin zamanında desteklenmesini engellemektedir.”

"GÜVENLİ BİR ÇALIŞMA ORTAMI İSTİYORUZ"

Yetkililere çağrıda bulunan Eğitim Sen taleplerini şöyle sıraladı:

  • Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve bağlayıcı politikalar derhal hayata geçirilmelidir.
  • Tüm okullarda, öğrenci sayısına bakılmaksızın, en az bir rehberlik ve psikolojik danışmanlık personeli görevlendirilmeli; ihtiyaç doğrultusunda bu sayı artırılarak yeterli düzeye ulaştırılmalıdır.
  • Risk altındaki öğrenciler için erken uyarı ve müdahale mekanizmaları kurulmalıdır.
  • Okullarda şiddeti önlemeye yönelik ulusal ve bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.
  • Eğitim emekçilerinin hedef haline getirilmesini engelleyecek açık ve kararlı bir kamu dili benimsenmelidir.
  • Güvenli bir çalışma ortamı istiyoruz.
  • Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkıdır. Unutulmamalıdır ki; şiddetin olduğu yerde eğitim olmaz. Güvenliğin olmadığı yerde gelecek kurulamaz. Bizler okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir ortamda bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Şiddet sonucu yaşamını yitiren tüm meslektaşlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Artık ölmek istemiyoruz!

Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz!

Dev borsa operasyonu: 65 kişi hakkında gözaltı kararı!
Dev borsa operasyonu: 65 kişi hakkında gözaltı kararı!
İçeriği Görüntüle

Benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.

Kaynak: BÜLTEN