CEMRE YUVARLAK/İZ GAZETE- DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Muhammet Yılmaz, son zamanların gündemi fon vurgununa ilişkin açıklamalarda bulundu.
Fon sisteminin mantığına ve nasıl bu noktaya geldiğinden bahseden Yılmaz, “Şöyle oluyor. Fon sistemi açılıyor. İnsanlardan paraları alıp, insanların paraları ile borsadan kağıtlarını alıyorlar. Aslında bu borsadaki süreçleri yönetiyorlar. Aracı bir kuruluş yani. Banka örneğin yüzde 5 faiz veriyorsa ben yüzde 10 vereceğim diyor. Garanti de veriyor. Finans kuruluşu olduğundan ve SPK’nın denetlediğini de referans olarak gösteriyorlar” diyerek sürecin işleyişinden bahsetti.
“KELEBEK ETKİSİ ZİNCİRLEME ŞEKLİNDE DEVAM EDİYOR”
“Denetimlerden de geçiyorlar. Onayı aldıktan sonra borsaya giriyorlar” diyerek sözlerine devam eden Yılmaz, “Örneğin 5 TL ile başlıyor. Para yatıranlarla birlikte yükseliyor. Bu kazananlardan kâğıt aldığını gördükçe kişiler işlem hacminin arttığını ve değerinin büyüdüğünü görünce herkes yatırmaya başlıyor. Bu bu şekilde kelebek etkisi ile zincirleme devam ediyor. Paralar yığılıyor. Belirli bir limite gelince, bir kâğıt daha açarak bunu yüksek bir limitten açıyorlar. Büyük yatırımcı geliyor. Böylelikle daha büyük borsa oynuyorlar. Örneğin 10 milyarlık x hissesi alıyor, 20 milyarlık Y hissesi alıyor. Ama sen ne aldığını göremiyorsun. Sen sadece değerini görebiliyorsun” dedi.
“900 MİLYAR PARA VAR PİYASADA…”
O paranın sistemde göründüğünü ancak ortada öyle bir paranın olmadığını söyleyen Yılmaz, “Ardından bir anda değeri düşürüyorlar. Daha fazla gelecek ümidiyle… Sonra yüksek miktarlı yatırımcılardan paraları çektirip, değeri düşürüyorlar. Ancak değer düştükçe alım da oluyor. Böyle 50 milyon koyan 100 milyon çekiyor, 100 milyon koyan 600 milyon çekiyor. Böyle 900 milyar lira para var piyasada” ifadelerini kullandı.
“AVRUPADAKİ BAĞIMSIZ KURULUŞLAR TAKİP EDİYOR”
Yılmaz, “Para koyuluyor çekiliyor, sürekli değer kazanıyor. 10 koyup 100 çekenler tekrar alıp tekrar çekiyor. Böylelikle değer artıyor. İşlem hacmi artıyor. Herkes bir koyup bir çekiyor. Bunu Avrupa’daki bağımsız kuruluşlar takip ediyor. Biz onların işletim sistemini kullanıyoruz. Bu işletim sistemini Ali Babacan kurdu. Ali Babacan bu sistemi kurmuştu. O sistemden Avrupa’dan takip ediliyor. Bu kuruluşlar da Türkiye’deki kâğıt değerlerinde problem olduğunu söylüyor. Ama bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemişlerdi” dedi.
“DENETLEYEN VE DENETLENEN AYNI KİŞİLER”
Paraların fiziki olmadığını söyleyen Yılmaz, “Tabi insanlar biz dolandırılıyor muyuz acaba?” dedi yayıldı bu da. Kimse müdahale etmiyor. Denetleyen ve denetlenen aynı kişiler. İnsanlar bir anda yüklenince eyvah! çekmeye çalıştıkları an baktılar paranın karşılığı yok” diye konuştu.
“DEVLET BUNLARI BAŞINDAN BERİ BİLİYORDU”
Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:
“Rakamlar sizde var. Listeler de var. Çıkın açıklayın, devlet bunları başından beri biliyordu. Ali Babacan çözümü de sunuyor. 100 milyon koyup 1 milyar alanlar, 50 milyon koyup 3 milyar alanlar kaçtı gitti. Gitti para”
“FONZEDELER VE FONZADELER VAR”
“Bir fonzede var bir de fonzadeler var. Fonzadeler parayı alıp kaçtılar. Fonzedeler mağdur. Devlete güvenip buraya para yatırdım diyor insanlar. Ben yatırdığımın 1.5 katını aldım ben öyle çok almadım ki diyorlar. Bunlar mağdur”
“BURADAKİ SORUN DÜZENEK KURULMASI”
“Buradaki durum 100 milyon koyup 1 milyar alanlar. Bilinçli vaktinde bilenler. Bu tüm denetimlerden kendilerini geçirip finans kuruluşlarını kuran adamlar. Suçlu onlar vatandaş mağdur. Yasal bir şey bir de. İllegal bir şey yapmıyor. Buradaki sorun bunların bir düzenek kurması ve şike yapması. O parasını çekmese adam akıllı kâğıt değerinin doğru söylese bu sistem devam edecek. Ali Babacan dedi: “Sistem güzel, yasalar mükemmel ama uygulayan yok. Denetleyenle denetlenen aynı kişi”





