DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşan Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, son dönemde gündemden düşmeyen fon skandalına dair iktidara soru işaretleriyle yüklendi. Muhalefet partilerinin konunun aydınlatılması için verdiği araştırma önergelerinin reddedilmesini eleştiren Bakırhan, "Öyle bir vurgun ki açıklayamıyorsunuz. İlk günden bu yana başta bizim arkadaşlarımız olmak üzere tüm partiler Meclis araştırsın diye önerge veriyor. Neden kabul etmiyorsunuz? Neyi kimden saklıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Felaket üzerinden sözü belediyelere yapılan operasyonlara getiren Bakırhan "İki yıldır İstanbul’un belediyeleriyle uğraşıyorsunuz. Bu konuda da çok mahirler, üzerlerine yok. Fakat 14 Ekim’de İstanbul size dedi ki: 'Biraz da benim gerçeklerimle uğraşın.' Belediyeleri nasıl transfer edeceğinizi her gün konuşacağınıza su basınca o suyu nereye transfer edeceğinizi de bir konuşsanız? Bakın, İstanbul’da değiştirilmesi gereken belediye başkanları değil; dereyi arsaya, yeşili betona, kenti ranta çeviren anlayıştır" diye konuştu.
'SÜREÇ' ÇAĞRISI: ÖCALAN 24 SAAT MESAİDE OLMALI
Bakırhan, iktidarla devam ettirdikleri "süreç" konusunda "Fesih yapıldı. Silahlar yakıldı. Çekilme kararı açıklandı. Kamplar boşaltılıyor. Toplum bu sürece umutla bağlandı. Bu kadar açık bir tablo karşısında beklemenin bir gerekçesi kalmadı. Biz de bu toplumun sesiyle açık yüreklilikle soruyoruz: Artık neyi bekliyorsunuz? Bu soruya sessizlikle cevap verilemez. İktidar artık niyet anlatmayı bırakıp karar alma aşamasına geçmelidir" çağrısı yaptı.
Bakırhan, insanların "Sayın Öcalan ne zaman özgür iletişim ve yaşam koşullarına sahip olacak? Ne zaman doğrudan kamuoyuna seslenebilecek? Cezaevleri ne zaman boşalacak, sürgündekiler ne zaman dönebilecek, dağdakiler ne zaman demokratik siyasete dönebilecek? Kayyımlar ne zaman kalkacak? Ahmet Türk ne zaman görevine dönecek? Siirt belediye eş başkanlarımız ne zaman görevlerine dönecek? Seçilmiş eş başkanlarımız ne zaman görevlerine dönecek? Demokratik siyasetin önündeki engeller ne zaman kaldırılacak? Bu sürecin hukuki güvenceleri ne zaman kurulacak?" diye sorduğunu belirtip şööyle devam etti:
"Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde Barış ve Siyasallaşma Kurulu artık gecikmeden kurulmalı ve çalışmalarına başlamalıdır. Silahsızlanma bir irade beyanıyla tamamlanamaz; onu sonuca götürecek bir mekanizma gerekir. O mekanizma bu kuruldur. Bu kurula verilecek isimler, Sayın Öcalan ile gerekirse yedi gün yirmi dört saat barış mesaisinde olmalıdır. Sürecin baş müzakerecisiyle haftalar süren aralıklarla görüşülerek bu iş yürümez. Her geçen gün, barış için kaybedilmiş bir gündür. Bu kurul beklemeye alınamaz. Hemen kurulmalı, hemen çalışmaya başlamalıdır.”
BASINA BASKILAR: BUNUN ADI KORKU SİYASETİ
Bakırhan, son dönemde basına dönük artan baskı ve engellemelere ilişkin tepkisini ise "Eğer barış siyasetin konuşması ise neden konuşan herkes bir şekilde cezalandırılıyor, sansüre uğruyor? Bir elinizle “barış” deyip öteki elinizle toplumu ve basını susturamazsınız. Halk TV’ye kayyım atıyorsunuz. Bir şirket sahibine yönelik iddiaları yüzlerce gazetecinin emeğine, milyonlarca insanın haber alma hakkına müdahalenin gerekçesi yapıyorsunuz. Ama fon ile ilgili konuşan gazetecileri gözaltına alıyorsunuz. Dipnot Yayınları’nın Mahir Çayan kitabını toplatıyor, yayıncısını yargılıyorsunuz. Mezopotamya Ajansı’na, JINNEWS’e, Yeni Yaşam’a dönük sansür ve erişim engelleri durmadan sürüyor. 21'inci yüzyıldayız. Hâlâ hangi kitabın okunacağına, hangi haberin görüleceğine, hangi belediyeyi kimin yöneteceğine iktidar mı karar verecek? Bunun adı korku siyasetidir" ifadeleriyle gösterdi.
'FON' VURGUNU: NEYİ KİMDEN SAKLIYORSUNUZ?
DEM Parti Eş Genel Başkanı, 'fon' vurgunuyla ilgili olarak da "Bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda fon vurgunuyla ilgili yasa görüşülecek. Bu yasa, insanları dolandıranları cezalandırmak yerine “Çaldığın parayı getir, helalleşelim” diyen bir yasa. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. AKP iktidarı sorunu çözmek değil, yönetmek istiyor. Biz ise vurgunda mağdur olanlar adına, 86 milyon insan adına diyoruz ki: Bu sorunu çözmek zorundasınız. Aç karnını doyurmak için baklava çalan çocuğa 9 yıl ceza veren bu sistem, eski parayla halkın katrilyonlarını çalanları korumaya devam ediyor. Böyle adalet olur mu? Öyle bir vurgun ki açıklayamıyorsunuz. İlk günden bu yana başta bizim arkadaşlarımız olmak üzere tüm partiler Meclis araştırsın diye önerge veriyor. Neden kabul etmiyorsunuz? Neyi kimden saklıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.



