Türkiye İstatistik Kurumu’nun milyonları ilgilendiren verileri manipüle ettiğini belirten CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, kurumun başta emekliler ve asgari ücretliler olmak üzere halkın aleyhine hareket ettiğini söyledi. Emekçinin alın terinin ölçülmesine, maaşının belirlenmesine etki eden TÜİK’in halkı yoksulluğa mahkûm ettiğini kaydeden Yücel, “TÜİK verileri manipüle edilerek, halkın aleyhine hareket eden bir kurum haline getiriliyor. Bu da aklımıza Ronald Harry Coase’un ‘Veriye yeterince işkence ederseniz sonunda size istediğinizi söyler’ sözünü getiriyor. Bir devlet kurumu olmasına rağmen halkın aleyhine çalışan bu kurum milyonların vebalini taşıyor, 86 milyonun sofrasından eksiltiyor, vatandaşın cebinden, geleceğinden çalıyor” diye konuştu.
ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERDİ
TÜİK istatistiklerinin kuruluş kanunundaki doğruluk, güvenilirlik, tarafsızlık ve şeffaflık ilkelerine uygun olup olmadığının araştırılması ve TÜİK’in siyasal otoritenin baskısı olmaksızın bağımsız şekilde çalışmalarını yürütebilmesi amacıyla TBMM’ye araştırma önergesi veren Yücel, metninde TÜİK istatistiklerinin ekonomik ve sosyal politikalar açısından büyük önem taşıdığına, ücret ve zamların belirlenmesinde TÜİK istatistikleri temel veri olarak alındığına dikkat çekti.
“ŞEFFAF VE GÜVENİLİR DEĞİL”
CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Yücel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizde uzunca bir zamandır TÜİK’in açıkladığı veriler, kurumunun tarafsız ve bağımsızlığına gölge düşürecek niteliktedir. İktidar tarafından yapılan atamalarla birlikte, açıkladığı istatistiklerde değişiklik olan TÜİK’i bugün, doğru verileri tarafsız ve bağımsız şekilde açıklayan, güvenilir bir kurum olarak nitelemek mümkün değildir. TÜİK’in özellikle enflasyon oranına ilişkin verileri son derece dikkat çekicidir. Kurum 'fiyatlar yanlış yorumlanıyor' gibi bahaneler öne sürerek, 2022 yılı mayıs ayından bu yana enflasyon oranına esas teşkil eden enflasyon sepetinde hangi ürünlerin yer aldığını mahkeme kararına rağmen açıklamamaktadır. Sadece bu durum bile TÜİK’in şeffaflığının ve güvenilirliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Nitekim bağımsız araştırma kuruluşlarının açıkladığı enflasyon oranları ile TÜİK’in açıkladığı veriler arasında adeta bir uçurum vardır.
“HAYAT PAHALILIĞINA YOL AÇIYOR!”
Maaşlardaki zam oranına esas teşkil eden ve yıllık enflasyon oranının netleştiği aralık ayı enflasyon oranları ile bir sonraki yılın ocak ayı enflasyon oranlarındaki fark dikkat çekicidir. 2025 yılı aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89 olarak açıklayan TÜİK, 2026 Ocak ayı enflasyonunu yüzde 4,89 olarak açıklamıştır. 2024,2023 ve 2022 yıllarında da benzer durum yaşanmıştır.
• 2024 yılı Aralık ayı enflasyonu yüzde 1,03, 2025 yılı Ocak ayında yüzde 5,03
• 2023 yılı Aralık ayı enflasyonu yüzde 2,93, 2024 yılı Ocak ayında yüzde 6,70,
• 2022 yılı Aralık ayı enflasyonu yüzde 1,18, 2023 yılı Ocak ayında yüzde 6,65 olarak açıklanmıştır.
Son 4 yıla ait bu veriler TÜİK’in, toplumun bizzat yaşadığı enflasyon gerçeğini yansıtan, hayat pahalılığını ortaya koyan gerçek veriler üzerinden değil iktidarın baskısı ile kendisine dayatılan veriler üzerinden hareket ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
AVRUPA BİRLİĞİ TESCİLLEDİ
Avrupa Birliği 2025 Türkiye Raporunda TÜİK’in verilerine dair güvensizlik şu şekilde yer almıştır: ‘TÜİK’in güvenilirliğine ve kamuoyunun önemli makroekonomik istatistiklere olan güveninin azalmasına yönelik endişeler devam etmektedir. Kurumda, TÜİK başkanının atanmasına ilişkin profesyonel kriterler de dâhil olmak üzere şeffaf atama ve görevden ihraç prosedürleri hâlâ mevcut değildir.’”


