İzmir Körfezi’nin iki yakasını birbirine bağlayacak tüp geçit projesi, ulaşımın yanı sıra çevre, deprem güvenliği ve deniz trafiği açısından da kapsamlı bir değerlendirmeyi gündeme getirdi. CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı, mimar ve Yerel Yönetimler Uzmanı Erkut Tamay, kentin ulaşım sorunlarına çözüm üretme potansiyeli taşıyan projeye bilimsel koşullu destek verdiğini açıkladı. Tamay, yatırımın projelendirilmesinden önce bilim insanlarının, akademisyenlerin, meslek odalarının ve ilgili uzmanların aktif katılımının sağlanarak, uyarılarının dikkate alınması ve projenin bu doğrultuda yatırıma dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

CHP’li Tamay’dan ‘tüp geçit’e şartlı destek: Bilimden taviz verilmesin, Gediz Deltası korunsun!

“KARAYOLU VE RAYLI SİSTEM BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ”

Bilimsel ilkeler ve bilim insanlarının, meslek odalarının değerli katkılarıyla yapılacak bir tüp geçidin Alsancak ve kent merkezindeki ulaşım yükünü azaltabileceğini, körfezin iki yakası arasında daha hızlı bağlantı sağlayarak şehir içi trafiğine katkıda bulunabileceğini belirten Tamay, projenin yalnızca karayolu odaklı ele alınmaması gerektiğine dikkat çekti. Tamay, karayolu tüp geçidi ile raylı sistem tüp geçidi seçeneklerinin birlikte değerlendirilmesini istedi. Her iki alternatifin yolculuk talebi, taşıma kapasitesi, yatırım ve işletme maliyetleri, çevresel etkileri ve mevcut ulaşım ağlarıyla entegrasyonu bakımından karşılaştırılması gerektiğini belirten Tamay, İzmir için en uygun seçeneğin bilimsel veriler ışığında belirlenmesi çağrısında bulundu.

“DEPREM RİSKİ VE ZEMİN KOŞULLARI BELİRLEYİCİ OLACAK”

İzmir Körfezi’nin sıradan bir su geçişi olmadığını vurgulayan Tamay, deniz tabanındaki yumuşak zeminlerin, deprem tehlikesinin, liman yaklaşım kanallarının ve büyük kruvaziyer ile yük gemilerinin manevra alanlarının güzergâh ve yapım yöntemi belirlenirken temel ölçütler arasında yer alması gerektiğini ifade etti. Tamay’a göre güzergâh belirlenmeden önce deniz tabanının çok ışınlı batimetri yöntemiyle ayrıntılı biçimde haritalanması gerekiyor. Sismik yansıma ve jeofizik araştırmaların yanı sıra deniz sondajları, CPTu deneyleri ve laboratuvar zemin testlerinin yapılması da önem taşıyor.

“AKTİF FAYLAR İNCELENMELİ”

Aktif fayların, sıvılaşma riskinin, zemin oturmalarının, deniz tabanı heyelanlarının ve yeraltı suyu basıncının ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirten Tamay, tünelin korozyon ve sızdırmazlık koşullarının da değerlendirilmesini istedi. Tünel girişlerinin bulunduğu kıyılardaki yapıların, altyapıların ve temel sistemlerinin güvenliğinin ayrıca araştırılması gerektiğine dikkat çekti.

“GEDİZ DELTASI KORUNMALI”

Projenin çevresel etkilerinin daha tasarım aşamasında ortaya konulması gerektiğini belirten Tamay, deniz tabanındaki kazı ve tarama çalışmalarının su bulanıklığına, sediment yayılımına ve dip canlılarına olası etkilerinin bilimsel yöntemlerle incelenmesini istedi. Körfezin su sirkülasyonunda meydana gelebilecek değişiklikler, kirlenmiş tarama malzemelerinin nasıl yönetileceği ve hassas kıyı habitatlarının nasıl korunacağı da araştırılması gereken başlıklar arasında yer alıyor. Tamay, özellikle Gediz Deltası başta olmak üzere korunan doğal alanlar üzerindeki olası etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Deniz tabanında açık kazıyı, büyük dolguları ve yapay ada ihtiyacını mümkün olduğunca azaltan; Gediz Deltası’ndan ve hassas kıyı habitatlarından uzak güzergâhların öncelikle araştırılmasını önerdi.

“DENİZ CANLILARI TEMEL ÖNCELİK”

Deniz canlılarının yaşam alanlarının korunmasının projenin temel öncelikleri arasında yer alması gerektiğini vurgulayan Tamay, tüp geçidin giriş ve çıkış noktalarının da doğaya ve canlı yaşamına zarar vermeyecek şekilde planlanması gerektiğine dikkat çekti. Bu bölgelerde yapılacak kazı, dolgu, kıyı düzenlemesi ve diğer inşaat faaliyetlerinin deniz canlılarının beslenme, barınma ve üreme alanları üzerindeki olası etkilerinin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini belirten Tamay, canlıların yaşam alanlarını ortadan kaldıran veya ekosistemin doğal dengesini bozan uygulamalardan kaçınılmasını istedi.

“DERİN TÜNEL SEÇENEĞİ DE VAR”

Tamay, projenin yalnızca ulaşım ihtiyacını karşılamaya odaklanmaması, aynı zamanda deniz ekosisteminin devamlılığını gözetmesi gerektiğini ifade ederek, tüp geçidin hem giriş hem de çıkış noktalarında çevresel etkileri en aza indiren, doğal yaşam alanlarını koruyan ve doğaya zarar vermeyen tasarım alternatiflerinin geliştirilmesi çağrısında bulundu. İnşaat ve işletme sürecinde deniz suyu kalitesi, su altı gürültüsü, sediment hareketleri ve canlı popülasyonları üzerindeki etkilerin düzenli olarak izlenmesinin de önem taşıdığını vurguladı. Derin tünel seçeneğinin de alternatifler arasında bilimsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tamay, bu yöntemin zemin koşulları, deprem güvenliği ve tünel üzerinde yeterli deniz tabanı örtüsünün bulunması bakımından ayrıntılı analizlere tabi tutulması gerektiğini ifade etti.

LİMAN VE GEMİ TRAFİĞİ DE HESABA KATILMALI

İzmir’in uluslararası deniz taşımacılığı açısından önemine işaret eden Tamay, liman yaklaşım kanallarının ve gelecekte gündeme gelebilecek derinleştirme çalışmalarının proje planlamasına dahil edilmesini istedi. Büyük kruvaziyer gemileri ve yük gemilerinin seyir ve manevra güvenliğinin hem inşaat hem de işletme dönemlerinde korunması gerektiğini belirten Tamay, tüp geçit projesinin deniz ulaşımını aksatmayacak ve liman faaliyetlerini riske atmayacak şekilde tasarlanmasının önemini vurguladı.

2018’DEKİ ÇED İPTALİ HATIRLATMASI

Tamay, 2018 yılında eski İzmir Körfez Geçişi projesine ilişkin ÇED kararının mahkeme tarafından iptal edilmiş olmasının yeni projeler açısından önemli dersler içerdiğini belirtti. Korunan alanların durumu, jeolojik ve zemin araştırmalarının yeterliliği, deprem güvenliği ve tarama malzemelerinin yönetimi gibi başlıkların yeni değerlendirme süreçlerinde titizlikle ele alınması gerektiğini ifade eden Tamay, çevresel ve teknik risklerin proje ilerledikten sonra değil, en başından ortaya konulması gerektiğine dikkat çekti.

CHP’li Demirsoy, gençlik ve kadın örgütleriyle buluştu: Yeni filizler yükseliyor!
CHP’li Demirsoy, gençlik ve kadın örgütleriyle buluştu: Yeni filizler yükseliyor!
İçeriği Görüntüle

“İZMİR’İN GELECEĞİ GÜVENCE ALTINA ALINMALI”

İzmir’in ulaşım sorunlarına çözüm üretecek yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirten Erkut Tamay, projenin bilimsel uyarıları dışlayan bir anlayışla değil; çevreyi, kent yaşamını, deniz ulaşımını ve kamu kaynaklarını koruyan bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Tamay, tüp geçit projesine desteğinin sürdüğünü belirterek, tüm ulaşım alternatiflerinin karşılaştırılmasını, bilimsel araştırmaların tamamlanmasını ve karar sürecinin şeffaf biçimde yürütülmesini istedi. Tamay, İzmir için en güvenli, çevresel etkileri en düşük ve kamu yararı en yüksek seçeneğin belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “İzmir’in ihtiyacı, bilimsel uyarıları dışlayan bir yaklaşım değil; çevreyi, kent yaşamını, deniz ulaşımını ve kamu kaynaklarını koruyan, şeffaf ve ortak akılla geliştirilen bir projedir” mesajını verdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ