YENİ Parti’den istifa eden Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın AKP’ye katılıp katılmayacağına ilişkin tartışmalar sürüyor. AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’ın, “Görüşmemiz yok diyemeyiz. Partimizin kapısının, partimizin değerleri doğrultusunda herkese açık olduğunu ifade ettik. Çok seçici davranıyoruz” açıklamasının ardından CHP Karaburun İlçe Başkanı Bülent Çumçum da konuya ilişkin İz Gazete’ye değerlendirmelerde bulundu.
“KARABURUN’UN AKP’YE GEÇMESİNDEN ENDİŞE DUYUYORUM”
Çumçum, açıklamasında siyasi tercihleri nedeniyle kimseyi hedef almadığını belirterek asıl kaygısının Karaburun’da seçmenin ortaya koyduğu iradenin korunması olduğunu ifade etti.
Çumçum’un açıklaması şöyle:
“Bizim siyaset anlayışımızın temelinde kırmak değil birleştirmek, ayrıştırmak değil kucaklamak, kişisel hesaplar değil halkımızın çıkarları vardır. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birlikte yol yürüdüğümüz, emek veren, mücadele eden, Karaburun için sorumluluk üstlenen arkadaşlarımızın farklı bir siyasi yol tercih etmiş olmalarını bir kırgınlık ve düşmanlık konusu olarak görmüyorum. Her birinin emeğine, düşüncesine ve kişisel kararına saygı duyuyorum. Çünkü biliyorum ki siyaset gelip geçicidir; dostluklarımız, insanlığımız ve Karaburun’a olan sorumluluğumuz kalıcıdır. Ancak bugün hepimizin üzerinde düşünmesi gereken önemli bir mesele var: Karaburun’un geleceği, halkımızın iradesi ve ilçemizin siyasi yönetimi.
“SANDIKTA VERİLEN MESAJ KORUNMALI”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla seçilen belediye başkanımızın partimizden ayrılarak başka bir siyasi partiye katılması ve ardından oradan da istifa ederek bağımsız kalması, ilçemizin geleceği açısından yeni bir durum ortaya çıkarmıştır. Benim kaygım kimsenin şahsı, makamı ya da siyasi tercihi değildir. Benim kaygım, Karaburun’un yıllardır ortaya koyduğu siyasi iradenin ve halkımızın sandıkta verdiği mesajın korunmasıdır. Karaburun’un AKP yönetimine geçmesi ihtimali karşısında duyduğum endişeyi açıkça ifade etmek istiyorum. Bunu bir kişiye karşı olmak için değil, halkımızın iradesine duyduğum saygı ve ilçemize karşı hissettiğim sorumluluk nedeniyle söylüyorum.”
“AKP’YE GEÇECEĞİNE İNANMAK İSTEMİYORUM”
İlkay Girgin Erdoğan’ın siyasi geçmişine ve CHP’den aldığı desteğe dikkat çeken Çumçum, belediye başkanının AKP’ye geçeceği yönündeki söylemlere inanmak istemediğini belirtti.
Çumçum, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Daha önce ilçe başkanlığım döneminde CHP Meclis üyesi olarak birlikte çalıştığım ve iki dönem CHP adayı olarak seçime girip Cumhuriyet Halk Partili vatandaşlarımızın oyları ile belediye başkanlığı makamına gelen Sayın İlkay Girgin Erdoğan’ın AKP’ye geçeceği söylemlerine inanmıyorum, inanmak da istemiyorum. Yerel yönetim seçimlerine kalan az süre içerisinde Karaburun ilçemizin belediye yönetiminin halkımızın iradesi doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi’nde devam etmesi adına elimden gelen siyasi duruşu göstermek halkımıza olan sorumluluğumdur.
“KAPIMIZ KİMSEYE KAPALI DEĞİLDİR”
Bizim kapımız kimseye kapalı değildir. Dün birlikte mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızı bugün de yarın da saygıyla karşılamaya, ortak bir zeminde buluşmak için samimiyetle çalışmaya hazırız. Hiç kimseyi geçmiş tercihleri üzerinden yargılamak, kimseyi ötekileştirmek niyetinde değilim. Çünkü mesele kişilerden çok daha büyüktür. Mesele Karaburun’dur. Mesele halkımızın beklentileridir. Mesele, farklı düşünsek bile aynı ilçede huzurla, dayanışmayla ve kardeşçe yaşayabilmemizdir.”
“KİMSEYLE KAVGA ETMEK İSTEMİYORUZ”
CHP Karaburun İlçe Başkanı olarak sorumluluğunun yalnızca parti üyeleriyle sınırlı olmadığını belirten Çumçum, ilçede yaşayan bütün yurttaşların beklentilerini gözetmek zorunda olduğunu ifade etti.
Çumçum, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Cumhuriyet Halk Partisi Karaburun İlçe Başkanı olarak benim sorumluluğum yalnızca partililerimize değil, Karaburun’da yaşayan bütün hemşerilerimizedir. Bu sorumluluk bana; sağduyulu olmayı, diyalog kapılarını açık tutmayı ve ilçemizin geleceği için üzerime düşeni yapmayı gerektiriyor. Kimseyle kavga etmek istemiyoruz. Kimseyi kaybetmek istemiyoruz. Ama Karaburun’un geleceğine ilişkin kaygılarımızı da sessiz kalarak geçiştiremeyiz. Gelin, kırgınlıkları büyütmek yerine gönülleri birleştirelim. Kişisel ayrılıkların Karaburun’un ortak geleceğinin önüne geçmesine izin vermeyelim. Hep birlikte, halkımızın iradesine saygı duyan, ilçemizin huzurunu ve geleceğini önceleyen bir anlayışla hareket edelim. Ben inanıyorum ki Karaburun’un ihtiyacı daha fazla ayrışma değil, daha fazla dayanışmadır. Bizim çağrımız kavga değil uzlaşıya, ayrılık değil birliğe, geçmişin hesapları değil Karaburun’un ortak geleceğinedir.”



