CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. İstanbul’da dün etkili olan kuvvetli yağış ve sele ilişkin konuşan Sarıbal, kapitalizmin, emperyalizmin, bozuk düzenin dünyayı artık bir kâr ve sömürü aracı hâline getirdiğini ifade ederek, yanlış kentleşmenin, yanlış sanayileşmenin, yanlış gelişme ve büyüme ekonomisinin, küresel ısınmanın sonuçlarının felaket olabileceğini hatırlattı.

“BİLİM İNSANLARI YILLARDIR UYARIYOR”

Bilim insanlarının yıllarca bütüncül kalkınma, bölgeye göre yatırımlar konusunda uyarılarda bulunduğunu belirten Sarıbal, "Büyük kentlerdeki yerleşim modeli; ticaret, sanayi, konut; bütün bunlar yağan yağmurların felakete, yağan doluların felakete dönüşmesine neden oldu. Kendi stoklarına bakın. Birkaç gün önce Maltepe'de çöken binayı düşünün. Yağmur mu vardı? Hayır. Sel mi vardı? Hayır. Dolu mu vardı? Hayır. Deprem mi vardı? Hayır. Neydi? Denetimsiz, bilimden uzak aşırı bina, aşırı kat ve sonuçta ölüm... Bedel halka ödetiliyor" diye konuştu.

"ÖNCE İNSANINIZIN YAŞAM HAKKINI SAĞLAMAK ZORUNDASINIZ"

İktidarın, sanayiye yapılan yatırımlardan, İHA üretimlerinden bahsettiğini anlatan Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapılsın, itirazımız yok. Ama siz eğer insanınızı yaşatamıyorsanız, insanınızın yaşam güvencesi yoksa olmaz. O yaşam güvencesini sağlayamıyorsanız uzaya mı gidiyorsunuz, nereye gidiyorsanız gidin; uçakla mı gidiyorsunuz, paramotorla mı gidiyorsunuz, neyle giderseniz gidin... Önce insanınızın yaşam hakkını sağlamak zorundasınız. Bunu sağlayamıyorsanız, insanlar sel baskınından, yağmurdan kaynaklanan sudan ölüyorsa, yanlış politikalara söyleyecek sözünüz olmaz. Bütün kurumlardan bahsediyorum; ayırmaksızın, koordinasyon içerisinde olması gereken bütün kurumlardan bahsediyorum; AFAD, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, elbette yerel yönetimler... Ama öz yanlış politikalardır. Siyasetçilerin, iktidarların ortaya koyduğu yanlış politikalardır. En yüksek sesle bunu söyleyeceğiz.

“SORUNUMUZ İKTİDARDIR”

'Deprem' diyoruz, deprem. Eğer siz faize 3 trilyon yatırıyorsanız, bütçe açığınız 3 trilyonsa ve kalkıp televizyonlarda kahramanlıklar üzerinden hareket ediyorsanız olmaz. O yüzden ne yağmurdur sorunumuz, ne buluttur sorunumuz, ne doludur sorunumuz, ne depremdir sorunumuz... Sorunumuz yanlış ekonomik ve sosyal politikalardır. Sorunumuz iktidarlardır. Sorunumuz, 25 yıllık iktidarın 1999 Büyük Marmara Depremi'nden hemen sonra gelip aradan 20 yıldan fazla zaman bütünüyle geçmiş olmasına rağmen bu ülkeye depreme dayanıklı, güvenli ve dirençli kentler oluşturamamasıdır. Küresel ısınmayı, iklim değişikliğini görmeyip hâlâ kentleri sadece betona dönüştüren anlayıştır. Hâlâ maden ve enerji gerekçesiyle ormanı, dereleri, meraları yok eden bir anlayışsa, sorunu başka yerde aramayacağız. Sorun iktidardır. O iktidar değişmeden, bu kafa, bu anlayış değişmeden ne yağmurun seline, ne depremin sarsıntısına, ne dolunun, ne rüzgârın yarattığı fırtınaya çare bulabiliriz. Şikâyet iktidardır. Şikâyet uygulanan temel politikalardır.”

MSB'den ‘Suudi Arabistan’ açıklaması: Süreç yasal mevzuata göre ilerleyecek!
MSB'den ‘Suudi Arabistan’ açıklaması: Süreç yasal mevzuata göre ilerleyecek!
İçeriği Görüntüle

Kaynak: ANKA