İkinci çözüm süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri devam ediyor.
"CUMHURİYET DEMOKRASİ İLE TAÇLANACAK"
CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Mahir Polat, tarihi görüşmelerde kürsüden yaptığı konuşmada "CHP bu süreci cumhuriyetin demokrasiyle taçlandırılmasının bir parçası olarak görüyor" sözlerini kullandı.
“Bu yasa Kürt meslesini ortadan kaldıracak sihirli değnek değil, ama şiddete son verecek dev bir adımdır." diyen Polat "Bu yasa üzerinden ‘Memleket bölünüyor’ feveranı yapmak popülizmdir. Bu anlayış barış ve kardeşliğimize en büyük darbedir.” ifadelerini kullandı.
"SİLAH BIRAKMADAN RAHATSIZ OLANLARI ANLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORUM"
Polat, konuşmasına "Barış" alıntısı yaparak başladı:
Sürecin başından bu güne emek veren milletvekillerine kanunu önümüze getirdikleri için teşekkürler. Martin Luther King'in dediği gibi, 'Kuşlar gibi uçmasını balıklar gibi yüzmesini öğrendik ancak kardeş olma sanatını unuttuk.' İşte bu süreç kardeş olarak barış içinde yaşamaya başlamanın en temel altyapısını oluşturuyor. Benim açımdan da özeldir, Suriye sınırına 0 bir köyden geliyorum, babam 70 yaşından sonra Türkçe öğrendi, benim için anlamı budur. Ülkemizde çatışmaların son bulması, şehit cenazelerinin yoksul evlere gelmemesi mutluluk kaynağıdır. Örgütün feshedilmesinden silah bırakmadan rahatısz olan toplum kesimini anlamakta zorluk çekiyorum.
"BU SORUN İÇİN CESARET GÖSTERMELİYİZ"
Polat, teklifin “Hukuk devletini ileriye taşıyacak bir adım” olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
Milletimiz onlarca yıl onbinlerce insanını 8486 güvenlik görevlisini şehit verdi. Birer rakamdan ibaret değillerdi, evlattı, kardeşti, koca bir dünyaydı, bu dünyayı teröre heba ettik. Bir şehit kızı 'Bundan böyle hiçbir kız çocuğunun babasına benim gibi veda etmesini istemiyorum.' diyor, işte bu adım bunun için fırsattır.
Polat, sorunun çözümünde “cesaret gösterme” vurgusu yaparak şunları aktardı:
Merhum Turgut Özal ömrünün son yıllarını bu soruna adamış ve cesaret göstermiş bir devlet adamıydı, 90'lı yılların başında bu sorun bugünkü vizyonla ele alınsaydı bu memleket bu kadar acı çekmezdi. İktidarınızda da 1. çözüm sürecini getirdiniz, çözümün adresinin meclis yönteminin ise demokrasi şeffaflık ve çoğulculuk olduğunu söylüyorduk. Açık ve şeffaf yürütseydik 13 yıla yazık etmezdik. Siyasette çözüm işi cesaret işidir, bu yüce mecliste o cesaret vardır, TBMM tam odaktadır, önemli olan da budur.
"MÜREFFEH BİR ÜLKE İÇİN BU ADIM GEREKLİ"
Polat, Kürt sorununun çözümünün ülkenin kalkınması için gerekli olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Güzel ve müreffeh bir ülke için atılan ilk adımın heyecanı yaşanıyor. Yıllarca adını koymaktan korktuk, ‘şark meselesi’ dedik, ‘Kürt meselesi’ diyemedik. Orta yerde duran bir mesele var kimimizin canını kiminizin yurdunu aldı. Türkiye ekonomisinde koca bir kara deliğe 2.3 trilyon dolar olduğu söyleniyor. Genç iş gücünü, turizm, sanayi kaybını katmıyoruz bile. Kalkınma için birlikte barış içinde yaşamaya ve üretmeye mecburuz. Silahları ortadan kaldırdıktan sonra gönüllü ve mutlu bir yaşam mümkündür.




