CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, CHP PM Üyesi Ednan Arslan ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir’deki belediye başkanları ile belediyelerde örgütlü sendikaların temsilcileriyle görüştü. CHP İzmir İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından açıklamalarda bulunan Karasu, son dönemde yaşanan sorunların çözümsüz olmadığının altını çizerek, "Son süreçte İzmir’de yaşanan gelişmelerle ilgili hem işçi arkadaşlarımızı, sendikalarımızı hem de belediye başkanlarımızı dinledik.

Arada çözülemeyecek hiçbir sorun yok. Her sorun diyalogla çözülebilecek durumda. İzmir, yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi’nin amiral gemisi olmuş, Cumhuriyet Halk Partisi’ne destek vermiş bir şehir. İşçilerimiz de bu bilinçle hareket ediyor. Belediye başkanlarımız da belediyeleri daha iyi nasıl yönetebilirler, süreci daha sağlıklı nasıl götürebilirler, İzmir’e ve İzmir halkına nasıl daha iyi hizmet edebilirler noktasındalar. Yapmış olduğumuz görüşmelerin ardından hem Genel Başkanımıza bir rapor sunacağız hem de arkadaşlarımızla diyalog kanallarını açık tutarak, yaşanan bu süreçlerin bir daha yaşanmaması ve her şeyin diyalogla çözülmesi noktasında bir yol haritası belirleyeceğiz" dedi.

“İŞÇİYİ VE EMEKLİYİ YOK SAYAN İKTİDARIN BELEDİYELERİMİZ ÜZERİNDE SÖZÜ OLAMAZ”

İktidarın yıllardır İzmir üzerinde belli oyunlar oynamaya çalıştığını da söyleyen Karasu, sözlerine şöyle devam etti:

Darp edilerek yaşamını yitiren polis Keskin soruşturmasında 2 kişi tutuklandı
Darp edilerek yaşamını yitiren polis Keskin soruşturmasında 2 kişi tutuklandı
İçeriği Görüntüle

"Buna asla izin vermeyeceğiz. Asgari ücretliyi 22 bin liraya, emekliyi 16 bin liraya mahkûm etmiş bir iktidarın; İzmir üzerinde, bizim belediyelerimiz üzerinde ve işçilerimiz üzerinde konuşacak hiçbir sözü yoktur. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyelerinde çalışan tüm işçi kardeşlerimiz, AKP’nin uyguladığı bu ekonomik modele karşın; emeği yok sayan, işçiyi yok sayan, toplumun büyük kesimlerini yok sayan bu ekonomik modele karşın belediyelerimiz hâlâ işçilerimizin ve memurlarımızın maaşlarını, AKP’li belediyelerin çok daha üstünde, en azından insanların evine ekmek götürebilecek bir gelir seviyesinde ödemeye çalışıyorlar. Belediyelerimizin üzerinde oynanan tüm baskılara, uygulanan yıldırma politikalarına rağmen belediye başkanlarımız belediyeleri en iyi şekilde yönetmeye, yönettikleri ilde de hizmet üretmeye devam etmeye çalışıyorlar. O yüzden bugün Cumhurbaşkanı adayımız Silivri zindanlarında, belediye başkanlarımız Silivri zindanlarında. Çünkü 2019’dan itibaren başlayan süreçte belediye başkanlarımız ciddi projelere imza attılar. 2024’te, 31 Mart seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin birinci partisi olmuştur. Belediye başkanlarımızın yapmış olduğu çalışmalar sayesinde.

"86 MİLYONA HİZMET EDECEK KURUMLAR AKP'NİN ARKA BAHÇESİ GİBİ HAREKET EDİYOR"

Sonrasında 'silkeleyin' noktasında bir devlet, kendi kurumlarıyla, belediyeleriyle kavga etmez. Bugün belediyelerimizde yapılan kesintiler, uygulanan baskılar ve belediyelerimizin gelirlerine yönelik kesintiler sonrasında bu noktaya gelmiştir belediyelerimiz. Yoksa belediyelerimizin yönetilemeyecek bir süreci yoktur. AKP’nin bu politikalarına karşın belediye başkanlarımız çözüm yollarını bulacak. Vatandaşımıza hizmet etmeye devam edecekler. Çalışanlarımızın emeğinin karşılığını da ödemeye devam edecekler. Bugün SGK ve maliye borçları üzerinden aylık yüzde beşe yakın faiz işletilmektedir. Bu faiz politikası kimin ürünüdür? AKP iktidarının. Bugün bizim belediyelerimiz SGK ve Maliye borçlarına karşılık kurumlara araziler, arsalar, binalar vermeye çalışmakta. Bunlar kabul edilmezken; Adalet ve Kalkınma Partili belediyeler yolları, caddeleri, camileri SGK ve maliyeye vermekte onlar kabul edilmektedir.

Bu devlet AKP’nin devleti değildir. Kurumlar AKP’nin kurumu değildir. 86 milyona hizmet etmesi gereken kurumlar ne yazık ki AKP’nin arka bahçesi gibi hareket etmektedir. Yoksa bizim belediyelerimiz hem bakanlıklarla hem kurumlarla bu süreci yönetme, diyalogla çözme ve borçları bitirme noktasında her türlü özveride bulunmakta. Ne yazık ki onlar 'silkeleyin' noktasında hareket etmeye çalışmaktadır. Burada cezalandırılan vatandaştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye genelinde yönettiği, nüfusun yaklaşık yüzde 70'ini yönettiği belediyeleri, vatandaşı cezalandırılmaktır. Vatandaşımız bunu görüyor. Bunu gördüğü için zaten 31 Mart’tan önce de belediyelerimizi çalıştırmamaya dönük girişimleri biliyorsunuz. Şu anda da vatandaş her şeyin farkındadır. Ekonomideki bu çöküşün nedeninin AKP iktidarı olduğunu ve belediyelere yapılmak istenenin farkındadır."

"HAVUZ UYGULAMASI YENİ BİR UYGULAMA DEĞİL"

İZBB'de uygulanan "havuz uygulaması” ilişkin ise Karasu, "Havuz uygulaması yeni bir uygulama değil. Uzun yıllardır devam eden bir uygulama. Bu konuyla ilgili sendikalarımızla ve belediye başkanımızla görüştük. Oradaki süreci de en doğru şekilde yönetip, en kısa sürede çözüme kavuşturacağız" dedi.

Kaynak: ANKA