CHP Hukuk Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek hakkında açıklamalarda bulundu.

CHP’li Gökçen, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'in dün İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesiyle ilgili açıklamalarda bulunduğunu belirterek, "Ayrıca adalet hattı kurulmasına ve infaz düzenlemelerine dair bazı çalışmaların olduğunu söyledi. Akın Gürlek, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tanımadığını daha net ifade edemezdi. Yasal düzenlemeler Adalet Bakanı'nın değil, TBMM'nin yetkisindedir. Bir savcı kimin kimi şikayet ettiği hakkında yalan bilgilere başvurarak açıklamalar yapıyorsa, bu kişi gelip de Adalet Bakanı olarak atanıyorsa burada adalet yoktur" ifadelerini kullandı.

“İMAMOĞLU KAZANACAK KİŞİ OLMASAYDI…”

Bakan Gürlek'in "Alo Adalet" hattından bahsettiğini anımsatan Gökçen, "Avukatların müvekkilleriyle görüşme hakkının kısıtlanmasından bahsediyor. Akın Gürlek şunu söylüyor aslında; Ekrem İmamoğlu'nun sesini yasakladık, görüntüsünü yasakladık, afişini yasakladık, sosyal medyasını yasakladık ama Ekrem İmamoğlu'nun halkla olan bağını koparamadık diyor Akın Gürlek. O zaman tüm tutukluların avukatla görüşme hakkını elinden almak pahasına Ekrem İmamoğlu'nu bir de buradan engelleyelim" dedi.

Gökçen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir iddia makamı şimdi hüküm verecek olanların amiri pozisyonuna geliyorsa, açıklayamadığı mal varlıklarını inceleyecek olan Kurul'un başkanı oluyorsa, şimdi kalkıp devam eden bir siyasi dava hakkında yorum yapıyorsa, HTS kayıtlarından bahsedip Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız Hakan Bahçetepe'nin HTS kaydı olarak gösterilen sözde delillerin aksini kanıtlandığını söyleyemiyorsa, şu çok daha net ve açık bir gerçektir; Ekrem İmamoğlu bugün seçim olsa kazanacak kişi olmasaydı, CHP son seçimlerin ve gelecek ilk seçimlerin birinci partisi olmayacak olsaydı, bugün hiçbirimiz bunları konuşmuyorduk.

Her şeyi denediler. Hatırlayalım, '560 milyar yolsuzluk' dediler, şimdi bu iddia ortada bile yok. 'Kasalarda paralar' dediler, stok görüntü kullanıldığı ortaya çıktı. 'Bavullarda paralar' dediler, jammer kullandıkları ortaya çıktı. 'Parkelerin altında 2 milyon dolar' dediler, 'İnsan ara sıra ağzından yalan kaçırabilir' dediler. 'Rüşvetin ses kaydı var, dosyaya girecek' dediler, dosyada herhangi bir ses kaydı yok."

“HAKARETLERİN KINANAMADIĞINI GÖRDÜK"

Gökçen, "Dilek İmamoğlu hakkında sosyal medyada hakaretler, linçler, son derece cinsiyetçi sözler gördük. Ve Meclis'te Dilek İmamoğlu'na edilen hakaretlerin kınanamadığını gördük maalesef iktidar mensupları tarafından. Dilek İmamoğlu'nun ağabeyi tutuklandı. Oğlu ifadeye çağırıldı. Koruması gözaltına alındı. Kardeşi, önce gözaltına alındı, neden, uyuşturucu iddiasıyla, iftirasıyla. Dedi ki, 'Test yapın. Saçından örnek alın. Kanından örnek alın. Test yapın. Sonucuna göre karar verin' dedi. Test bile yapmadan tutukladılar. Fatih Keleş hakkında günlerce ‘itirafçı olacak’ diye haberler yaptılar, iftiralar attılar. Olmayınca kardeşini, oğlunu, yeğenini tutukladılar" ifadelerini kullandı.

Kültür-sanat projelerine yeni düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandı
Kültür-sanat projelerine yeni düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandı
İçeriği Görüntüle

Gökçen, Pınar Türker hakkında, "Çocuğunu göremezsin, 10 yıl göremezsin çocuğunu" dediklerini ve tutukladıklarını dile getirerek, "Murat Ongun'un eşine ev hapsi verdiler. Aile ile uğraşacak kadar kötüleştiler, çirkinleştiler. Hep söyledik. Derdiniz kimin neyse onunla halkın karşısına çıkar yarışırsınız. Siyasette rekabet edemeyen yargının arkasına sığınır, gerektiğinde kullandığı araçların yerini değiştirir" diye konuştu. Gökçen, şönları kaydetti:

“MECLİS’TE YAŞANANLARI ÇARPITTILAR”

"Hep söyledik. Her şeyi iddia ettiler, her türlü iftirayı attılar ama iki gerçeği inkar edemediler. Birincisi CHP'nin birinci parti olduğunu ve ilk seçimlerde de birinci parti olacağını, ikincisi Ekrem İmamoğlu'nun Erdoğan'ı yendiğini ve ilk seçimlerde de kazanacağını, bir tane bile AKP'li siyasetçi bugüne kadar bu iki gerçeği inkar edemedi. Meclis’te yaşananlar hakkında çarpıtma dolu açıklamalar yapmaları için tüm AKP'li siyasetçilere talimat gitti. Doğrusu şudur: CHP Grubu görevinden ayrılmamış bir başsavcının Bakan olarak atanmasının anayasaya aykırı olduğunu savunmuştur, usul tartışması istemiştir. Çünkü anayasada görevin otomatik sona ermesi madde 106'da sadece milletvekilleri için düzenlenmiştir. Ancak AKP'liler sıraya dizilmiş yine üste çıkmaya çalışıyorlar.

“KİMSEYİ KANDIRAMAZSINIZ"

Anayasa'ya aykırı bir atama olduğu hatırlatılırken usul tartışmasına izin vermeyeceksin, 'protesto olur' korkusuyla sıkıyönetimi ilan edeceksin. 'Protesto edilebilir' diye düşünerek milletvekillerini yaralayacaksın. Koruma ordusu olmadan yemin bile edemeyecek hale düşeceksin. Sonra 'CHP demokrasi karşıtı’' Rakiplerinle yarışmak için halkın önüne çıkmaktan korkacaksın. Sadece rakibinle bile değil, eşiyle, oğluyla, babasıyla, kayın biraderleriyle, korumasıyla, özel kalemiyle, şoförüyle, eşinin korumasıyla uğraşacaksın. Sosyal medyadaki trollerin kadınlara ağza alınmayacak cinsiyetçi sözler sarf edecek. Arkasına sığındığın yargı dedikoduyla tutuklama yapıp milleti çocuğuyla tehdit edecek. Kanser hastası belediye başkanlarını cezaevinde rehin tutacaksın. Mehmet Murat Çalık'ın Silivri'ye nakil talebini bile reddedeceksin. Hem de bunu 'İzmir'de tedavisi devam ediyor' gerekçesiyle reddedeceksin. Sonra 'CHP demokrasi karşıtı.' Bunlarla kimseyi kandıramazsınız."

“ATAMA SONRASI İLK İCRAAT…”

Adalet Bakanlığı'na yapılan atama sonrası ilk iki icraatın CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın'a hapis cezası verilmesi CHP Adalar Gençlik Kolları Başkanı Ramazan Yıldız'ın tutuklanması olduğunu kaydeden Gökçen, "Rejimin gençleri düşman olarak gördüğünü, en ufak bir eleştiriye bile cevap verme kabiliyetini yitirdiğini, halka hesap verme niyetini tamamen terk ettiğini, artık yargının siyasi ve şahsi düşmanlıklarla hareket etmek üzere kurgulandığını, biz anlatsak bu kadar net anlatamazdık. Cem Aydın'ın ve Ramazan Yıldız'ın sonuna kadar yanındayız" şeklinde konuştu.

Kaynak: ANKA