CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Aliağa Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’u ziyaret etti. Gökçen ziyaretin ardından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Biliyorsunuz, bundan yaklaşık bir ay önce kendisi tutuklandı. Tutuklanmasına sebep olarak gösterilecek herhangi bir somut iddia ile karşılaşmayı bekliyor. Ümit Başkan çıkıp diyor ki; 'bana soru sorun. Ben şahsi bir menfaat mi elde ettim? Başka birinin menfaat elde etmesine aracılık mı ettim? Bana bunlara dair soru sorarsanız hepsine cevap vereceğim.' Ama karşılığında ne somut bir soru buluyor ne de somut bir suçlama ile karşılaşıyor. Tam da bu yüzden biz, iddianamelerin bir an önce yazılması ve tutuksuz yargılama çağrımızı yineliyoruz.
"BU ARKADAŞLARIMIZIN TAMAMI İDDİANAME BEKİLİYOR”
Buradan bir kez daha ifade ediyoruz; tutuksuz yargılama, kanunlarımıza ve hukukumuza göre esastır. Başkanlarımızın, yol arkadaşlarımızın, partililerimizin yargılanmama gibi bir düşüncesi yok. Diyorlar ki; yargılanalım, tutuksuz yargılanalım. Bize sorular sorulsun, biz cevap vermeye hazırız. Dosyalar ortada, MASAK raporları ortada, banka hesapları ortada. Nakit alışverişine dair bir iddia bile ortaya konulmamış. O zaman ne yapıyoruz? İddianameyi bekliyoruz.
İddianamesiz tutukluluk ne demek? Birisinin sana 'suçlusun' demesi ve ardından aylarca suçlamanın ayrıntısına dair bir bilgi bile edinemeden suçsuz olduğunu kanıtlamaya çalışman anlamına geliyor. İddianamesiz tutuklamalar bugün sadece Ümit Erkol için geçerli değil. Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer ve önceki dönem İl Başkanımız Şenol Aslanoğlu için de geçerli. Bu arkadaşlarımızın tamamı iddianame bekliyor. Çünkü Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu’nun yargılandığı davada tahliye kararları çıkacağı için yedek tutuklama kararları verilmişti. Onun üstüne Ankara İl Başkanımızın da, açıkça söyleyelim, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Başkanı olduğu için tutuklandı. Şimdi hepsi için suçlamanın ne olduğunu öğrenmeyi bekliyoruz. Bu kadarını hak ediyoruz."




