CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Buca programı kapsamında ilk olarak esnafla bir araya geldi. Forbes Caddesi’nde esnafı ziyaret eden Canpolat, hem esnafın hem de yurttaşların sorunlarını dinledi.
Canpolat’a ziyaretleri sırasında CHP Buca İlçe Başkanı Sinan Yeşilbaş, Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, meclis üyeleri, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları ile partililer eşlik etti.
Esnaf ziyaretinin ardından CHP Buca İlçe Başkanlığı’na geçen Canpolat, burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“VALLAHİ HER GÜN SOKAKTAYIZ”
Son dönemde CHP’nin ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “sokağa çıkamadığı” yönündeki eleştirilere değinen Canpolat, bu söylemin gerçeği yansıtmadığını savundu. Esnafla birlikte sokağa çıkmanın önemine dikkat çeken Canpolat, farklı kentlerde gerçekleştirdikleri çalışmaları anlattı.
Canpolat, şöyle konuştu:
“Özellikle genel başkanla ilgili, partimizle ilgili son günlerde bir kampanya var. ‘Bakarız işte, sokağa çıkamazlar mı?’ Vallahi her gün sokaktayız. Özellikle ben geldiğim günden beri her gün sokaktayız. Antalya’ya gittik, yüzlerce insanla yürüdük sokakta. Binlerce insanla büyük toplantılar yaptık. Geçen hafta Adana’ya gittik. Bir gün içerisinde ticaret odasıyla görüştük, sanayi odasıyla görüştük, organize sanayiyle görüştük. Sonra döndük, Adana örgütüyle beraber Adana’nın en kalabalık caddesinde yüzlerce kişiyle yürüdük.”
Canpolat, Adana’da parti örgütüyle yapılan çalışmalara da değinerek, yüksek sıcaklığa rağmen çok sayıda partilinin etkinliklere katıldığını söyledi.
“Sonra örgüte geldik. Bin kişinin üzerinde örgüt üyesi vardı. Bin kişinin üzerinde bugün Adana’da, o yaz sıcağında insanlar geldi. Adana’nın sıcağı buradan daha fazla. Kırk beş derece sıcak, rutubetiyle beraber yetmiş-seksen derece sıcak. İnsanlar geldi. Hem yürüyoruz hem esnafın sorunlarını dinliyoruz hem sokağın dilini konuşuyoruz hem sokakta olan tepkilerin bundan sonraki mücadelesini vermeye devam edeceğiz.”

“TOPLUMUN TEMEL SORUNLARI UNUTTURULDU”
Türkiye’nin gündeminin son yıllarda ekonomik sorunlardan uzaklaştırıldığını öne süren Canpolat, yolsuzluk, parti içi tartışmalar ve bölünme iddialarının öne çıkarıldığını savundu. Esnafın ve iş dünyasının yüksek faiz oranları nedeniyle zorlandığını belirten Canpolat, ekonomik tabloya ilişkin eleştirilerde bulundu.
Canpolat, şu ifadeleri kullandı:
“Toplumun temel sorunları unutturuldu. Son üç yıldır tartışılan konu yolsuzluklardır, rüşvettir, partinin bölünmesidir, parçalanmasıdır. Her gün medya, özellikle yandaş medya yeni bir gündem bularak Türkiye’nin temel sorunlarını unutturmaya çalışıyor. Türkiye yoksullaşıyor. Türkiye fakirleşiyor. Dışarıda müthiş bir borç sarmalının altına girdi Türkiye. Her gün esnaf kan ağlıyor. Kredilerin yüzde 55-60’la alınan krediyle esnaf artık kendi çarkını döndüremiyor. İş dünyası da döndüremiyor.”
Canpolat, ekonomik sorunların işletmeler üzerindeki etkisine ilişkin çeşitli örnekler de verdi. Çok sayıda şirketin kapandığını ve iflasların arttığını savunan Canpolat, bunun işsizliği de beraberinde getirdiğini söyledi.
“Her gün iflaslar, Cumhuriyet tarihinin en çok iflaslarının olduğu dönem yaşıyoruz. En çok konkordatonun olduğu dönem yaşıyoruz. En çok şirketlerin kapandığı dönem yaşıyoruz. Mesela sadece bir sektörde iki bin tane işyerinin iki yüz tanesi ayakta durmuş, bin sekiz yüz tanesi iflas etmiş durumda. O iki yüz tanesinin de yüzü para kazanıyor, yüzü kendi öz sermayesine dönmeye başlıyor. Bunun yanında bu iki bin işyerinin kapanması demek 75-80 bin insanın işsiz kalması demektir. Yani kısaca yukarıdan aşağıya; ekonomi çökmüş, dış politika çökmüş, siyasette ahlak çökmüş.”
“TOPLUMSAL MUHALEFETİ ÖRGÜTLEYECEĞİZ”
CHP’nin kendi içerisindeki tartışmaların Türkiye’nin temel gündemlerinin önüne geçirilmemesi gerektiğini savunan Canpolat, parti olarak toplumsal muhalefetin örgütlenmesine odaklanacaklarını söyledi.
Canpolat, “Onlarca yolsuzluğun içerisinde olmasına rağmen iktidarın yolsuzluklarını tartışma bir tarafa bırakıldı. Bizim kendi iç tartışmamıza doğru sürüklendi ve bölme noktasına getirildi. Ayrıştırıldı, bölüp parçalayıp yönetmeye çalıştılar. Buna müsaade etmeyeceğiz. Döndürüp parçalayıp yönetmelerine müsaade etmeyeceğiz. Bu iktidarı, bu sisteme karşı toplumsal muhalefeti örgütleyeceğiz. Toplumun unutulan kesimleriyle birlikte örgütleneceğiz” diye konuştu.
Canpolat, mevcut iktidarın ülkeyi yönetemeyecek noktaya geldiğini öne sürerek, “İçeriden dışarıda her tarafı çürümüş olan bu iktidarı alaşağı etmek hepimizin görevidir. Birlikte mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“CHP’NİN KENDİ DEĞERLERİNE DÖNMESİNİ SAĞLAMAYA BAŞLADIK”
Konuşmasının önemli bölümünü CHP’nin geçmişi ve son dönemde yaşanan parti içi tartışmalara ayıran Canpolat, partinin kendi köklerine ve değerlerine dönmesi gerektiğini söyledi.
CHP’nin tarihsel kimliğine vurgu yapan Canpolat, parti içerisinde farklı görüşlerin bulunmasının doğal olduğunu ancak siyasi mücadelenin parti değerleri üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.
“Yeniden Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi değerlerine, kendi köklerine, tıpkı Cumhuriyet’in kurulduğu gün Kuvayı Milliye geleneğine, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, yedi düvele karşı savaşmış, tam bağımsızlığını kurmuş yeni Cumhuriyet kadrolarının, savaş meydanlarında partiyi kuran kadroların onurlu, hasretli kadrolarının yeniden etkili olmasını, yeniden siyasetin önünü açılmasını, yeniden siyasette etkili olmasını sağlamaya başladık. Hızlı bir şekilde sokağa da çıkıyoruz. Toplumun farklı kesimleriyle de gidiyoruz. Ve yine bu toplumsal muhalefeti örgütleyerek ayağa kalkıyoruz.”
“CHP KÖKLÜ BİR ÇINARDIR”
Canpolat, CHP’nin son dönemde tartışmaların odağına çekilmek istendiğini öne sürerek partinin tarihsel geçmişine dikkat çekti. CHP’nin farklı dönemlerde çeşitli eleştirilerle karşı karşıya kaldığını belirten Canpolat, partinin örgütsel yapısının korunması gerektiğini söyledi.
Canpolat, CHP’nin tarihsel kimliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet Halk Partisi köklü bir çınardır. Yüz üç yıllık, dünyada yaşayan üç büyük partiden bir tanesidir. En büyüğüdür Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi öyle ofislerde, bürolarda ısmarlamakla, on kişi bir araya gelerek adına 'yenilikçi, değişimci’ diyerek kurulan bir parti değildir. Ülkesi işgal edilmiş, dört bir tarafı işgal altında olan bir ülkenin kadroları bir tarafta; işgale karşı yedi düvele karşı savaşmış, emperyalizme karşı savaşmış, Cumhuriyet’i, demokrasiyi, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve onun devrimlerini kuran bir partinin kadrolarıdır.”

“SİZ SOKAĞA ÇIKAMAZSINIZ” ELEŞTİRİSİNE YANIT
Konuşmasının sonunda yeniden “sokağa çıkma” tartışmasına dönen Canpolat, CHP’nin işçiler ve emekçilerle bir araya gelmeye devam edeceğini belirtti.
“Bakınız, siz sokağa çıkamazsınız. Vallahi de sokağa çıkıyoruz. İşçilerle de bütünleşiyoruz. Emekle de bütünleşiyoruz. Ben soldan gelen, sosyalist dünyadan gelen bir arkadaşınızım. Hayatımın hiçbir döneminde sisteme boyun eğmeyen bir arkadaşınızım. Bu genel merkezin büyük bir kısmı da sistem karşıtı, 12 Eylül’de, 12 Mart’ta işkence tezgâhlarından geçmiş, bu düzene karşı mücadele veren kadrolar oluşmuştur.”
Canpolat, CHP’nin yeniden toplumsal muhalefetle buluşacağını belirterek, “Eksikler olabilir, yanlışlar olabilir. Bunu birlikte kapatacağız ve yeniden iktidara yürüyeceğiz. Yeniden ayağa kalkacağız” dedi.
Konuşmasında parti örgütlerine de çağrıda bulunan Canpolat, CHP’nin “aile” ve “baba evi” olarak nitelendirdiği yapısına sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
“Sizlerden ricam örgüte sahip çıkın. Partinize sahip çıkın. Çünkü bu parti, Adana’da söyledim, bir kez daha söylüyorum; çocuğu üniversiteyi kazandığında İzmir’e, Ege Üniversitesi’ni ya da Dokuz Eylül’ü kazandığında çocuğuna babasının öğüdüydü: ‘Oğlum, kızım, gittiğinizde il başkanına uğra. CHP’li olduğunu söyle. Onlar sana sahip çıkarlar. Yurt sorununu da çözerler, ev sorununu da çözerler.’ Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi ana evidir. Baba evidir. Ailemizdir.”
Canpolat, CHP’nin yeniden kendi değerleri ve tarihsel çizgisi doğrultusunda siyaset üretmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.



